Sinemaseverlerden Baksı belgeseline yoğun ilgi

Müzeye uzanan yolda Koçan’ın duygusal anlatımı ile başlayan belgesel, müzenin inşaatında çalışan işçilerden yaşanan zorluklara, Baksı köyü sakinlerinden müzenin serüvenine tanık olmuş kişilere kadar uzanıyor. Gösterimin ardından Prof. Hüsamettin Koçan ve Bahriye Kabadayı Dal ile Yayın Editörümüz Kürşat Okutmuş görüştü. İşte sıcağı sıcağına o ‘ilk’ notlar...

Sinemaseverlerden Baksı belgeseline yoğun ilgi
Bayburt Postası - Belgesel Sinemacılar Birliği ve Kadıköy Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği organizasyon ile İstanbul’da izleyici ile buluşan “Baksı; Ütopyadan Gerçeğe” isimli belgesele sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi. 

TRT 8. Belgesel Yarışması finalistlerinden olan belgeselin Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde ki gösterimini; Baksı Müzesi Kurucusu Prof. Hüsamettin Koçan, Baksı Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oya Koçan ve belgeselin yönetmeni Bahriye Kabadayı Dal sinemaseverler ile birlikte izledi. 

Müzeye uzanan yolda Koçan’ın duygusal anlatımı ile başlayan belgesel, müzenin inşaatında çalışan işçilerden yaşanan zorluklara, Baksı köyü sakinlerinden müzenin serüvenine tanık olmuş kişilere kadar uzanıyor. 

Gösterimin ardından Prof. Hüsamettin Koçan ve Bahriye Kabadayı Dal ile Yayın Editörümüz Kürşat Okutmuş görüştü. İşte sıcağı sıcağına o ‘ilk’ notlar:

“Dış bir gözün müzeyi ve etrafında yaşanan hayatı nasıl algıladığını ve keşfettiğini görmemiz açısından önemli bir belge… Bir dönemi kaydetmiş olmasından dolayı çok değerli.”

- Nasıl buldunuz belgeseli hocam?
- Dahil olmadığımız bir projede, dış bir gözün müzeyi ve etrafında yaşanan hayatı nasıl algıladığını ve keşfettiğini görmemiz açısından önemli bir belge. Filmin müzenin dışında köyü dolaşması önemli bir döküman olmuş. Müzenin sürecini bilen ama bugün hayatta olmayan büyüklerimizin düşüncelerinin belgeselde olması çok değerli. Öğretmenim var belgeselde, bunlar bizim açımızdan önemli birer belge. Müthiş bir değişim söz konusu. Geriye dönük bir dönemi kaydetmiş olmasından dolayı çok değerli.

“2 yıl içerisinde hem fiziki hem de çevre olarak bir hayli ilerleme kaydetmişiz, çok hızlı büyümüşüz, bunu da bu belgeselde çok net görmüş olduk.”

- Değişim demişken belgeseli izlerken müzenin çok hızlı geliştiğini gözlemledik… Katılıyor musunuz?
- Evet. 2014‘te çekildi bu belgesel. Aradan 2 yıl geçmiş ve bugün bakınca ‘nereden nereye’ gelmişiz, bunu da gösteriyor çalışma… 2 yıl içerisinde hem fiziki hem de çevre olarak bir hayli ilerleme kaydetmişiz, çok hızlı büyümüşüz, onu da çok net görmüş olduk. Bu açıdan bakıldığında bugünün Baksı Müzesi tam olarak bu belgeselde yok ama dediğim gibi değerli bir belge. Belki de sadece müzeyi ve çevresini çok iyi bilen, gelişimini gören bizler bunu fark ettik! Yani benim gözümden böyle. Ama müzeye daha önce gelmemiş izleyici, salonda gördüğüm kadarıyla belgeselden ve hikayeden etkilendi. 

“Kökeni Bayburt olan ama bugüne kadar Bayburt ile buluşmamış ciddi ve değerli bir kitle var!”

- Bilmediğimiz ve tanımadığımız, daha önce ilişki kurmadığımız bir topluluk vardı salonda…
- Çok değerli bir topluluk vardı. Salonun tamamına yakını neredeyse Baksı Müzesi’ni duymuş, merak etmiş ama gelmemiş izleyicilerden oluşuyordu. Daha da önemlisi, daha önce hiç görmediğim Bayburtlu hanımefendiler, beyefendiler vardı salonda. Gösterim sonrası bir kaçı ile tanışma, konuşma fırsatımız oldu. Bayburt ile ilişkileri kesilmiş Bayburtlular bunlar. Baksı Müzesi Bayburt kökenli olup memleketi ile ilişki kurmak isteyenler için bir buluşma noktası haline geliyor gibi hissettim. 

- İsterseniz bu konuyu biraz daha açalım…
- Kökeni Bayburt olan ama bugüne kadar Bayburt ile pek buluşmamış, diyalog kurmamış veya kuramamış ciddi bir kitle var diye düşünüyorum. Bu kitle Bayburt ile buluşmak için Baksı Müzesi’ni köprü olarak görüyor gibi hissediyorum. Bu da çok değerli bir kazanım. Eğer bu konuyu biraz daha derler toparlar isek Bayburt’a ciddi katkı ve kazanç sunacağını düşünüyorum. Bu akşam bu salonda, belli bir eğitim almış, mesleklerinde başarılı, Bayburt kökenli ama bugüne kadar Bayburt ile ilişki kurmamış ve kuramamış bir çok değerli konuk vardı. Bu durum son derece değerli ve ilginç… Bunun sanırım sosyolojik bir izahı olmalıdır. Bu kitleyi genişletebilirsek Bayburt için değerli olacağı kanaatindeyim. 

- Son olarak belgeselde kendi performansınızı nasıl buldunuz?
- İlk önce sesim çok yabancı geldi. Metin iyi ama filmde çok konuşuyormuşum gibi geldi bana. Onun dışında başta da söylediğim gibi bir dönemimizin fotoğrafı olması bakımından değerli bir belge. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. 




“İnsanlar köyüne dönünce ne yapar? Okul yapar, cami yapar. Ama ‘müze’ yapmak çok sıradışı!”
 
- Bir belgeselci olarak Baksı Müzesi Bahriye Kabadayı Dal’ın ne zaman dikkatini çekti?
- Sanata olan ilgimden dolayı Hüsamettin Koçan’ı yakından takip ediyordum. Bölgeden çıkmış bir sinemacı olarak bu topraklardan gelen her habere ayrıca dikkat ediyordum. İşte bu hassasiyet ve merakla Baksı Müzesi ile ilgilenmeye başladım. Doğrusu düşününce insanlar köyüne dönünce ne yapar? Okul yapar, cami yapar. Ama ‘müze’ yapmak çok sıradışı!

“Resim ne demek, müze ne demek, bilerek büyüyecekler. O nedenle o coğrafyadan çok başarılı çocuklar çıkacak diye düşünüyorum.”

- Çekimler boyunca Baksı’yı soludunuz ve kısa süre de olsa yaşadınız o coğrafyayı. Neler hissetiniz? Size ne sundu Baksı Müzesi?
- Müzenin ve Hüsamettin Koçan’ın hikayesini öğrendikçe, o coğrafyayı derinlemesine tanıdıkça, ‘keşke burada yaşasam veya bu müzenin çalışanlarından olsam’ diye geçirdim içimden. Çünkü, sinemadan önce güzel sanatlar okumak istemiştim ama yolculuğum sinemaya doğru gitti. O köyde, o bölgede yaşayan, büyüyen çocukların çok şanslı olduğunu düşündüm. Resmi, sanatı bilerek büyüyecekler. ‘Müze’ ne demek, onlar için kocaman bir soru olmayacak. O nedenle o coğrafyadan çok başarılı çocuklar çıkacak diye düşünüyorum. 

- Belgeselde muhtar var, kadınlar, yaşlılar var… Nasıl buldunuz performansları?
- Çekimler öncesinde kadınların çekingenliği aslında tedirgin etti. Zigana çocuğuyum, ehramı biliyorum ama bu kadar sıklıkla kullanıldığını bilmiyordum mesela. Köy hayatını bilmeme rağmen, karşılaştığım bu kapalı ve mutaassıp duruş doğrusu ilk önce şaşırttı. İlk günlerde hep kaçamak durumdaydık ama sonra sonra aileden biri olduk ve her şey daha da kolaylaştı. Çok güldük, çok eğlendik. Ortaya da bu belgesel çıktı. Umarım izleyenler beğenecektir. 

- Belgeseliniz çeşitli yarışmalara da katılıyor. En son TRT Belgesel Yarışması finalistleri arasına girdi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
- Belgesel Sinemacılar Birliği üyesiyim aynı zamanda. 1997 yılından bugüne belgesel sinema ile uğraşıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, prensip olarak yarışmaktan yana değiliz. Çünkü belgesel filmlerin ve sanat eserinin birbiri ile yarışmaya ihtiyacı olacağını düşünmüyoruz. Ama belgeselin tanınırlığı açısından veya bizlere olmasa bile, sanata ve özelinde Baksı Müzesi’nin tanınırlığına yardımcı olması bizleri mutlu edecektir. Bizlerin de böylelikle müzeye bir katkımız olur. 

- İstanbul’un dışında da gösterim olacak mı?
- Doğrusunu isterseniz bu gösterim bizim planımız dışında gelişti. Meslek Birliğimiz ve Kadıköy Belediyesi planladı. Ama tabi ki, diğer şehirlere de gitmek ve göstermek istiyoruz. 
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Hakan 3 hafta önce

Bayburtlu müzesine sahip çıkamıyor.Yarısından fazlası yerini bile bilmiyor.Bu güzide eserin başka bir ilde yapılması daha iyi olurdu.Sanat adına büyük bir talihsizlik olmuş Baksı müzesinin Baybur'ta yapılması.

Misafir Avatar
Ali Kemal Temuçin 3 hafta önce

Bayburt'un bu tür tanıtım etkinliklerine gereksinimi var. Üstelik, Bayburt'un tanıtım ve belgesel değeri taşıyan birçok özelliği var. Belgesel, bilinmeyeni bilinir; unutulmuşu anımsanır kılar; ele aldığını gelecek kuşaklara iletir. Bir bakıma ölümsüzleştirir. Bu çalışma da Baksı'yı, uluslararası onurumuzu kalıcı kılmış. Emeği geçen herkese ve kuruma şükranlarımı sunuyorum. Var olsunlar!

Misafir Avatar
Ahmet Çağıldak 3 hafta önce

Emeği geçenleri kutluyorum, geleceğe kalacak önemli bir belge.

banner272

banner277

banner268

banner241