Fırat Kızıltuğ
Fırat Kızıltuğ
Yazarın Makaleleri
İhsan Özgen'e dair...
1960'lı yıllarda, Fatih'te, Kâmil Dürüst'ün evinda; Nihat Yalçınkaya, İbrahim Sevinç ile bir akşam oturmuş müzik yapıyorduk. Nihat kanun, ben ud çalıyordum. Eve kısa, gri paltolu bir genç geldi. İktisat Fakültesinde okuyormuş,...
KUYRUKLU PİYANO
Evlerde, daha çok konsol tipi piyanolar kullanılır. Saray veya büyük konakların salonlarını süsleyeyn Gavea veya Rishter yapımı piyanolara da rastlamıştım. Cihangir Çam Palas'ta rastladığım bu piyanonun hikâyesi tam O. Henri'likti....
Kazasker'in Neyi'nin Hikâyesi
Ney, koptuğu kamışlığa dönmek için feryat edermiş. Neyzenler, sazlarına mukaddes insan gibi muamele ederler. İnsan boğazı gibi dokuz boğumludur. Hemen kamışlıktan alındığı gibi saz açılmaz. Bir yıl kuruması gerek. İçi doludur. Kuruduktan...
SARI KIZ'IN HİKÂYESİ
Ankara'da şahane bir konser vermiştik. Dönüşümüz, Varan firmasının Bursa yapımı Mercedes otobüsleriyle oluyordu. Bu otobüslerin, koltuklarını gece yolculuklarında geriye yatırmak için, dip tarafına bir demir kol ilâve edilirdi. B.A....
TANBÛRUN HİKÂYESİ
Mustafa Amca, yeni bir Tanbûr yapmıştı. Bu sazda hiç benzerlerinde bulunmayan bir özellik vardı. Sapın içi boydan boya boşaltılmıştı. Usta, usanmadan yarı yuvarlak keski ile sapın içini oymuştu. Bunu yaparken bir taraftan da içinden konuşuyordu:...
Çello'nun Hikâyesi -2-
Zaven Çömlekçiyan, Kayseri'deki Karabetyan İdadîsi'nin ilk kısmını bitirmişti. Bir faytona binip, babasıyla Talas'ta yeni kurulan Amerikan Koleji'ne gidiyorlardı. Talas ağaçlık, serin, sulak bir ovanın ortasında idi. Zaten...
Çello'nun Hikâyesi
Kapalıçarşı'daki turistlerin, çığırtkanların kaynaştığı büyük caddede değil de, ara sıra arkada kamış, boynu bükük dükkânların olduğu dar sokaklara dalarım. Çünkü buralara akla gelmedik, satanların bile tanımadığı öyle...
ACABA ŞEN MİSİN?
Bimen Efendi, Gedikpaşa'daki kiliseden çıktı. Yokuşu tırmandı. Divanyolu'na ulaştı. Birkaç çocuk akşam gazetelerini dağıtıyordu. Bir Tasvir-i Efkâr da o aldı. Saraçhane derken kendini Direklerarası'nda buldu. Acemin kahvesinin...
Camlar şikest olmuş...
Talih Kuşu acaba yalnız insanlara mı vergi bir haslettir? Hiç sanmayız. Bahçıvanının eline düşmeyen gül ağacı, sevenin odasında şakıyamayan kanarya da talihsiz sayılır. Ya şâirler, ya bestekârlar? Bin bir kahrın, üzüntünün, kervan...
Aile ve Müzik
Bütün eğitim dallarında olduğu gibi müzik eğitiminin de ilk başladığı yer 'Çekirdek Aile”dir. Hemen bu hakikatin arkasından kendimize şu soruyu yöneltelim. Bizim ailenin ortak şarkısı nedir? Eğer cevap olumsuzsa düşünmeye ve tedbir...
Bayburtlu Celâlî Baba'nın Mustafa Efendi'ye söylediği iki şiir
Bayburtlu Celâlî Baba ile ilgili bütün kitaplarda ve derlemelerde iki şiir vardır. Bu şiirler, Baba tarafından, Cilâra (şimdiki adı Sakızlı) Köyümdeki cirit ustası Mustafa Efendi'ye hitaben söylenmiştir. Gerek Salim Haşlak'ın...
Bayburtlu Zihnî'nin “Bayburt Köprüsü Tarihi Şiiri”
2014 yılında BAKÜTAM tarafından yayınlanan, Erzurum Atatürk Üniversitesi Profesörlerinden Nazire Erbay'ın hazıırladığı ve günümüz alfabesiyle ilk defa çevrim yazısıyla değerlendirilen 'BAYBURTLU ZİHNÎ DİVANI,” nihayet elimize...
İFFET ABLAM
Ben onu hiç tanıyamadım. Tercan'dan bindiğimiz Posta treni, Hoğuk köyünden geçerken, büyük amcamın evinin arka kapısı açıldı ve içerinin karanlığı önünde, mavi-firuze elbiseli, dalbeden bir genç kız hayali belirdi.. Bize el sallayarak...
Zihnî'nin 1828 destanı
Büyük şairimiz, Bayburtlu Zihnî adıyla tanınan Hâce Mehmed Emin Efendi, Hart'taki Osman Paşa kuvvetlerine mağlûp olan, beyin hastası rus generali Paskeviç'in, takviye alarak, Bayburt ve mülhakatını yakıp yıkmasının acısını...
Bayburtlu Celâlî Baba'nın iki şiiri
Celâlî Baba köyü Tahsını'dan dedemin köyü Cilâra'ya gelir, bizim konakta misafir kalırmış. Dedem Mustafa Efendi, şairimizi çok sever ve ağırlarmış. Yayınlanan bütün Celâlî Baba Divanlarında iki şiir vardır. Bu şiirler...
Şair Zihni'ye bilinmeyen nazire
Profesör Doktor Mehmed Çavuşoğlu, daha 52 yaşında iken, 11 Temmuz 1987 yılında, Bodrum yolunda kendi kullandığı otomobille kaza yaptı ve hayata gözlerini yumdu. O zaman Türk Edebiyatı Dergisinde bir ağıt yayınlamıştım. O gün bu gündür...
Bizim Fotoğrafhane
Kırmızı zemin üzerine, iri mavi gölgeli beyaz harflerle 'Foto Bayburt Ahmet Kızıltuğ” yazılı levhası vardı bu dükkânın. Babamın fotoğraf atölyesi idi. Babam, 1322'de (1906) Trabzon'da Ortahisar'da doğmuş. Babası,...
Binali Selman
Olağanüstü bir müzik kabiliyeti ile dünyaya gelmiş bir sanatkârdı. 23 yaşında kabul edildiği İstanbul Radyosu'nda, bütün Türkiye'de meysazıyla tanındı. Daha sonra zurnasıyla, plâklar ve kasetler yaptı. CD'ler çıkardı....
Seçim Nutku
Yegâne Hanım, tamamen eve kapanıp kalmamak için, bir yardım kurumunda görev almıştı. Son bir kaç yıldır, başkanlık görevini üstleniyordu. Tabiî karşısında bir sürü de muârızı ve muhalifi vardı. İki yılda bir yapılan seçimlerde...
Kemani, Şef ve Bestekar: Emin Ongan
Emin Bey'i, radyo koridorlarında görürdüm. İyice emin olmak için, Hulki Aksoy'a sordum. O, tasdik edince Emin Bey'i iyice tanımış oldum. 1973 yılı, Cumhuriyetimizin 50. Kuruluş yılı olduğu için, Kaynak Kitaplar yayınevi, 1923-1973...
Bir Evlad-ı Fatihan, ses üstadı Ekrem Kongar
Ekrem Kongar ağabeyi, 1949 da orta dalga 426 metreden deneme yayınıyapan İstanbul Radyosu'ndaki solo programları ile tanıdım. Davûdî birsesi ve çok ciddî eserleri yorumlayan bir üslûbu vardı. Ekrem Ağabey,her zaman bir okul gibiydi. Onu...
Şu çok seslilik dedikleri!
Bu kavramı her yüz kişi, yüzbir şekilde anlamakta ve ifade etmektedir. Tartışmayı sürdürenler de mûsikîden hiç anlamayan, kulaktan dolma yarım bilgilerle kalen oynatan kişilerdir. Aklı başında olan bir müzisyen, eserlerin değerini tartışmaz....
Gün Kavuştu
Udî Nevres Bey, Darülelhân'da -deyim yerindeyse- doya doya çalışmıştı. Osman Pehlivan çalmış, söylemiş, o da, durmadan nota yazmış, sabahtan başlayan çalışma, ikindiye kadar sürmüştü. Yemeyi, içmeyiunutmuşlardı. Nevres Bey...
Devlerin Düşüşü
Dünyanın en ünlü piyanistlerinden Paderevski, birinci dünya savaşı yıllarında Polonya başbakanı olur. Paris'i ziyaret etmektedir. Fransa'nın başbakanı da, 'kaplan” lâkaplı Clemensau (Klemenso) dur. Biri piyanist, biri hukukçu...