Selim Gürbüzer
Selim Gürbüzer
Yazarın Makaleleri
RABITA-İ ŞERİFE 
Düşünmek iyi yönde de olabilir, menfi yönde de. Hani güzel bir atasözümüz var ya: ‘Dervişin fikri neyse zikri de odur' diye. Madem öyle, iyi olanı düşünmek varken, menfi yönde düşünmekte niye? Hem menfi düşünmekle, ta baştan...
AŞK-I BENDİ 
Kalpten kalbe ince bir yolun var olduğu şundan belli ki, sevda ateşiyle yanıp tutuşanın kalbi diğer kalbe aks edebiliyor. Bu yüzden sevgi için tutku gözlerle sevdiğine tutulmak denirken,  aşk içinde bu tutkunun kalbe sirayet etmesi denmekte....
BEN SANA BENDİM 
Bakın, abdallık geleneğinin son halkası Neşat Ertaş ne de güzel sazının bam teline dokunaraktan gönlün sesini; 'Dost elinden gel olmazsa varılmaz, rızasız bahçenin gülü derilmez, kalpten kalbe bir yol vardır görülmez, gönülden gönüle...
HİMMET
Tüm insanlığın birbirine muhtaç olarak yaratıldığı şundan besbelli ki zayıflar güçlülerin, fakirler zenginlerin, hastalar doktorların, ilmi olmayanlar da âlimlerin kapısını çalmakta habire. Tabii tüm bu örneklerden hareketle şunu rahatlıkla...
BİAT 
Mürşit, Allah yolunda kendisine tabi olanlara hem veli bir dost hem de öncü bir rehber olmak için vardır. Hani birlikten kuvvet doğar ya, aynen öyle de bir mürşidin rehberliğinde Allah için yola çıkan kafileyle birlikte seyr u sefer eylemekle...
MÜRŞİD BEYATI 
Adına ister inabe, ister mürşitten el alma, isterse mürşid beyatı denilsin, sonuçta ortada karşılıklı ahitleşmek denen bir manevi bağlılık söz konusudur. Ve bu ahitleşme erkeklerle birlikte icra edildiğinde birebir mürşid elinden tutarak...
ARAYAN BULUR 
Bu yolun ilk başında arayışa koyulmak vardır, ardından bulmak, en nihayetinde ise vuslata ermek vardır.  Bakınız Yunus arayınca kendini Tabduk Emre'de buldu. Mevlana'da arayınca Şems'i Tebrizî'de buldu kendini. Malumunuz...
Ne Mutlu Murad Mürşit Bulana
İnsanlar cins cinstir. Peygamberler, velilerde hakeza öyledir.  Nasıl ki beş parmağın beşi bir olmadığı gibi peygamberler, sahabeler, tabiinler, âlimler ve velilerde kendi aralarında eşit değillerdir. Yani kendi aralarında derece derecedirler....
Mürşid Odur ki İrşad Ede
İrşad insanlara doğru yolu göstermek adına hidayetlerine vesile olma hadisesidir. Dahası içi dışıyla dışı içiyle uyumlu aynı zamanda özü sözü bir fıtratıyla barışık insan yetiştirme çabasının adıdır irşad. İşte böylesi bir...
İRŞAD OLUNMADAN İRŞAD EDİLMEZ
Bakınız, Bilge âlimler aklı: ”Eşyanın hakikatini bilen akıl- İlmiyle amil kalp aklı-İdrak aklı" diye üç başlık altında ele almışlardır. İşte bu üç başlık altında ele alınan aklı her kim ki bir arada buluşturmayı başarırsa...
Mehdi
Hani aç tavuk, hayalinde kendini darı ambarında buğday sanır ya, aynen öyle de kendini Mehdi sanan, yetmedi kâinat imamı olarak gören FETÖ şarlatanı Pensilvanya'dan oturduğu yerden efsunladığı piyonlarına anlattığı rüyalarla, çeşitli...
HER ZAMANIN BİR GAVS’I VAR
Tasavvuf kitaplarında evliyaların hayatlarına baktığımızda, mesela ‘Zamanın Gavs'ı' gibi pek çok ifadeleri sıkça görebiliyoruz. Buradan şu anlam çıkar ki, her devirde ‘Gavs' hep var olacaktır. Hiç kuşkusuz Gavs'lar...
HİZMET NİMETTİR
Sırtını kökü dışarıda küresel güçlere dayayan ve CIA bağlantılı FETÖ ihanet şebekesi, her ne kadar hizmet kavramının içini boşaltmaya çalışsa da şunu iyi bilinsinler ki dünyada Horasani maya ile yoğrulmuş sırat-ı müstakim üzere...
MİNYE’DEN MENZİL’E
Hekimoğlu İsmal'i ‘Minyeli Abdullah' romanıyla tanıdık dersek yeridir. Hatta çocukluk çağlarda öğretmenlerimiz kitap okuma alışkanlığını elde etmemiz için habire çırpınıp dururlardı, bir türlü de sevdiremezlerdi. Bir gün...
SULTAN SEYYİD MUHAMMED RAŞİD HAZRETLERİ
Seyda Hz.lerinin anısına hazırlanan videoyu izlediğimizde, gerçekten duygulanmamak elde değil. Düşünsenize hayatta iken gül kokusuna doyamadığımız Seyda Hz.lerini şimdilerde videolarda izleyerekten hasret gidermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla...
Gavs-ı Bilvanisi Abdulhakim-El Hüseyni
Suriye'de yetişen son devrin evliyalarından Şeyh Ahmed el Haznevi Hazretlerinin halifelerinden olup ismi Abdulhakim'dir. Kendisi aynı zamanda ehlibeyt neslinden Peygamber torunu Hz. Hüseyin'in soyuna nisbetle Hüseyni olarak bilinecektir....
BEDİÜZZAMAN’IN SEYDA-İ NURŞİN TUTKUSU
Bir insan âlim de olsa hakikat yolunda sürekli arayış içerisinde olması ne güzel haslettir elbet. Zaten İsmail Çetin Hoca Efendi de bunun en güzide örneğini temsil eden bir zattır. Düşünsenize kendisi daha dört yaşında iken 'Ben neyim?...
GÜNDÜZ GAZETESİNİN AYDINLIK YÜZÜ: AZİZ BAL
Şöyle geçmişe dönüp Ülkü yolunun gazetelerine, dergilerine baktığımızda hep hafızamıza unutulmaz isimler olarak Osman Yüksel Serdengeçti, S. Ahmet Arvasi, Taha Akyol, Abdurrahim Karakoç, Erol Güngör, Ayhan Tuğcugil, Cemil Meriç, Necip...
ORTAK PAYDA İSLAM’DIR
Dile kolay, tam otuz beş yıl kendini öğretmenliğe adadı. Öğretmenlik aşkı bu ya, Almanya'daki gurbet çocuklarımız kimlik kaybına uğramasın diye Berlin'e atanır da. Zaten iyi bir eğitimci olduğu yazdığı eserlerden ve verdiği...
HAS BAHÇENİN GÜLLERİ
Nasıl ki her bir sanat eseri kendi sanatkârlarını gösteriyorsa, her bir gül bahçeside kendi bahçıvanlarını göstermektedir. Hatta o bahçıvanlar bu dünyadan göç etmiş olsalar da ardından bıraktıkları her bir Gül fidan sayesinde tasarrufatlarını...
Ne Mutlu Kıymet Bilene
Ulema ailenin bir evladıdır Sadık Albayrak. Kendisi İmam Hatip mezunu olması hasebiyle iyi bir hatip de. Karadeniz'in o coşkun havası mizacına yansıdığı şundan belli ki haksızlıklar karşısında kalemini de konuşturmayı ihmal etmez....
BİR ŞAFAK YÜRÜYÜŞÜ
Şerif Benekçi ortaya koyduğu romanlarıyla dikkat çekmiş bir yazar. Dahası romanlarını akıcı bir üslupla okurlarına ispatlamış bir duygu selidir o. Nitekim o duygu yürekli kalemini Seyda'ya olan derin aşkı muhabbetinde de görüyoruz....
GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANAMAZ
Gazetecilikte haber çok mühimdir elbet. Ancak verilen haber bir algı operasyonu cinstense o haberin hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacağı muhakkak. Malum algı operasyonu cinsten haberler kimi zaman bir saat kolçağı üzerinden, kimi zaman bir ayakkabı...
Ayet ve Slogan
Ruşen Çakır Milliyet Gazetesi yazarlarından bir kalem erbabıdır. Bilhassa ‘Ayet ve Slogan' adlı kitabında Seyda Hz.leri ile ilgili gözlemlerini aktarmasına aktarmış ama kendisinin bikere tasavvufun ‘kal değil hal olduğu' gerçeğinden...