banner164

“İl Oluşunun 20. Yılında Bayburt Sempozyumu”

Bayburt Postası  -  Uluslararası 15. Bayburt Dede Korkut Kültür ve Sanat Şöleninin, bir şölenden öteye geçmesini sağlayan sempozyum ve panellere dün bir yenisi daha ekledi. Bayburt Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde gerçekleşen “İl Oluşunun 20. Yılında Bayburt Sempozyumu” birbirinden değerli akademisyenleri bir araya topladı. Moderatörlüğünü Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu’nun yaptığı sempozyumda Prof. Dr. Vedat Bilgin, Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ve Bayburt Bilim Eğitim Derneği Başkanı Mete Emir konuşmacı olarak yer aldı.

“İl Oluşunun 20. Yılında Bayburt Sempozyumu”

İl Oluşunun 20. Yılında Bayburt SempozyumuBayburt Postası  -  Uluslararası 15. Bayburt Dede Korkut Kültür ve Sanat Şöleninin, bir şölenden öteye geçmesini sağlayan sempozyum ve panellere dün bir yenisi daha ekledi. Bayburt Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde gerçekleşen “İl Oluşunun 20. Yılında Bayburt Sempozyumu” birbirinden değerli akademisyenleri bir araya topladı. Moderatörlüğünü Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu’nun yaptığı sempozyumda Prof. Dr. Vedat Bilgin, Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ve Bayburt Bilim Eğitim Derneği Başkanı Mete Emir konuşmacı olarak yer aldı.

 

 

Şair Zihni Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sempozyumun açılış konuşmasını Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yumak yaptı. Yumak, özetle şunları söyledi: 

“Dünya’da ve Türkiye’de yaşanan kriz ortamı ülkemizin bir çok yerinde yapılan şölenleri ekonomik olarak zayıflatmıştır. Bu durum bizler gibi Sivil Toplum Örgütlerini, böylesi etkinliklere destek olmaya mecbur kılıyor. Ticaret ve Sanayi Odası olarak şehrimizin ekonomik durumunu masaya yatırmak için böyle bir etkinlik düzenledik. Yine diğer bir etkin kurumumuz BAYSİAD, bu anlamda çeşitli katkılarda bulunuyor. Bayburt Vakfı keza öyle.  Bizler hepimiz, birlikten kuvvet doğar felsefesinden hareket ediyoruz. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için diyoruz. Bayburt’umuzun kaynakları çok sınırlı. Bunları çok avantajlı kullanmamız gerekiyor. Özellikle, Erzurum- Erzincan-Bayburt Kalkınma ajansının kurulması ve çalışmalara başlaması ilimiz açısından çok önemlidir. Kalkınma ajansının bir parçası olmaktan iftihar ediyoruz. Memleketimiz açısından yapılacak güzel işlerde elimizi taşın altına koymaya hazırız ve bunu yapıyoruz. Özellikle müteşebbislere elimizden gelen tüm imkanları sağlıyoruz. Bu etkinlikte emeği geçen meclis üyelerimize, oda üyelerimize ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”

Bayburt Valisi Kerem Al ise “20 yılda Bayburt’umuz adına önemli gelişmeler olmuştur” dedi. Al, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu gelişmeyi küçümsememek gerekir. Eksiklerimiz tabi ki vardır. Bu farkları iyi analiz ederek yarınlar için daha mutlu sonuçlara ulaşacağız. Eleştirilere açık olacağız ancak eleştirilerimiz biraz sağlam olacak. Bilimsel verilere dayanacak. Gerçeklerle uyumlu olacak. Ekonomiyle ilgili alınan kararları iyi analiz edeceğiz ve vatandaşımızın yanında olacağız.”

Sempozyumun ilk konuşmasını ise Prof. Dr. Vedat Bilgin yaptı. Bilgin, Türkiye’deki toplumsal yapı ve bölgesel farklılıklar açısından Bayburt’un karşı karşıya kalacağı sorunlara dikkat çekti ve şöyle konuştu:

“Osmanlı’dan sonra gelişen olaylar bizleri çok etkiledi”

“Türkiye hepimizin bildiği gibi büyük değişim yaşamaktadır. Türk ekonomik ve toplumsal yapısını tanımlamak gerekirse; hızlı değişen, değişimin bütün dinamik faktörlerinin ortaya çıktığı bir toplumsal yapı olarak tanımlamak doğru olacaktır. Bizler biliyorsunuz büyük bir imparatorluk geleneğinden geliyoruz. Osmanlı İmparatorluğu, imparatorluklar içerisinde eşsiz bir imparatorluktur. Bir yabancı tarihçi Osmanlılar için “ufukların efendisi” diyor. Büyük bir imparatorluktan geri kalmış ülkeye bakıldığında Türkler büyük bir şaşkınlık yaşamıştır. Aşağı yukarı 500 yıl dünyanın neredeyse her yerine hakim olan ama daha sonra kendi topraklarında var olma mücadelesiyle karşı karşıya kalan Türklerde bu durum büyük bir etki yaratmıştır.

“O günleri hep acıyla anarız”

Türkiye 20. yüzyıla az gelişmiş bir ülke olarak girmiştir. 20. yüzyıl bizler için çok sıkıntılı geçmiştir. Dünya var olduğu sürece topraklarımızın konumu açısından sıkıntılarımız olacaktır. Türkiye’nin geri kalmışlık zincirlerini kırması, demokrasi tarihinin başlamasıyla mümkün olmuştur. Demokrasiyle toplumsal gelişme arasında çok yoğun ilişkiler var. Rahmetli Menderes ve arkadaşları yaklaşık on yılda Türkiye’yi en az 10 kat daha geliştirmiştir. Elimde 1950 yılında hazırlanmış ulaştırma raporu var. 1950 yılında uluslararası standartlar ölçüsünde 5 kilometre demiryolumuz var. Biliyorsunuz imparatorluk döneminde 16 bin kilometre demiryolu yapılmıştır. Topraklarımızı kaybettiğimiz için bu demiryolu ağını da kaybettik. Cumhuriyet içerisinde kalan demiryolu için Mustafa Kemal Paşa en kıt şartlarda bunu geliştirmiştir. Savaş dönemleri olduğu için o dönemlerde bütün demiryolu ağları askeri düzene göre yapılmıştır. Bugün demiryolu haritasını elinize aldığınızda bunu iyi görebilme imkanına sahip olursunuz. Onun için 1950 sonrası yapılanlar olağanüstüdür.

Tabi Türkiye’nin çeşitli talihsizlikleri olmuştur. Askeri müdahaleler ve Türkiye’deki istikrarsızlıklar, hâlâ geri kalmışlığımızı tartışmamızın en büyük sebepleridir. 1960 darbesi çok vahim bir sonuçtur. Türkiye’nin seçilmiş bir Başbakanı idam edilmiştir bu dönemde. Biz çok öldürürüz. Bu topraklarda 1000 yıllık geçmişimizde çok savaşlar yaşadık ve dolayısıyla da çok öldürdük. Ama 1000 yıllık tarihimizde seçilmiş bir başbakanı öldürmekte bize aittir. Bu yüzden hep o günleri acıyla anarız.

1980 sonrası Türkiye’ye Özal politikaları hakim olmuştur. Olumsuz yanlarının yanı sıra, çok olumlu gelişmeler yaşanmıştır bu dönemde. Ekonomik olarak Türkiye kabuğunu bu dönemde kırmaya başlamıştır.

“Toprağımızın sorduğu sorulara hazırlıklı olmalıyız”

2009 yılına gelindiğinde Türkiye dünyada 15. ekonomik güç olmuştur. Bu küçümsenecek bir şey değildir. Bunda bugüne kadar gelmiş tüm hükümetlerin katkısı vardır. 19. yüzyılda yükselen Sanayi çağını göremediğimiz için büyük bir imparatorluğu kaybettik.

21. yüzyılın başında dünyanın nereye gittiğini göremezsek, bu topraklarda yaşamak çok zor olur. Çünkü Anadolu coğrafyası çok zorlu bir coğrafyadır.

Bu toprakların beş metre altına gittiğinizde bir sürü çanak çömlek çıkıyor. Bu toprakların sorduğu soruya cevap veremeyenler, bu topraklarda yaşamakta zorlanacaktır. Onun için bu topraklarda yaşayanlar önlerini iyi görmeleri lazımdır.

Biliyorsunuz bende siyaset yapıyorum. MHP’de Merkez Yönetim Kurulu üyesiyim. Bunlar bizim siyaset üstü meselelerimizdir. Bizim milliyetçiliğimiz Türkiye’nin dünya ölçeğinde global güçler arasında önemli bir güç olmasıdır.

Türkiye bu anlamda azda olsa kalkınma gösteren ülkeler arasındadır. Tabi yanlışlıklarda vardır. Bunlar burada konuşulacak şeyler değildir.

“Bayburt, 20 yıl önce ki Bayburt değil”

Türkiye kalkınırken bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi lazımdır. İlimiz Bayburt’u konuşacak olursak 20 sene öncesiyle tabiî ki aynı Bayburt değildir. Tabiî ki olumsuz gelişmelerde vardır. 1990’da kişi başına düşen gelir 1000 dolar iken bugün 700 dolara düşmüştür. Bu coğrafya geçmişte dünya ticaret merkezidir. Bugüne gelindiğinde gelişen bir ülkede gelişme stratejileri uygulamamız lazımdır. Sermayenin artması lazımdır. Sermayenin arttığı yerde girişimcilik artar.

“Bayburt bir şekilde limanlara inmelidir”

Bunun olması içinde ulaştırma çok önemli bir meseledir. Yani Bayburt’un kalkınması için Bayburt’un çevresiyle limanlarla ilişkisini artıracak bir ulaşım ağına ihtiyaç vardır. Bunun için Çaykara yolunun bir an önce açılması lazımdır. Ben eski Demiryolları Genel Müdürü olduğum için demiryolundan bahsetmek istiyorum. Şimdi tabi demiryolu yatırımları maliyeti yüksek yatırımlardır. Öyle ki ülkemizin en büyük iki ili arasındaki Hızlı Tren ağı daha tamamlanmıştır. Bu konuda tabiî ki zamanla Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan ağlarında tamamlanması lazımdır. DLH’da birçok fizibilite çalışması vardır. Bunların zaman zaman yenilenmesi lazımdır. Şimdi de iki tane hat var. Biri içerisinde bulunduğumuz Erzincan – Of hattı, diğeri ise Tirebolu- Gümüşhane – Erzincan. Değerli hemşehrimiz Şeref Oruç, Bayburt’un içinde bulunduğu hat için bir çalışma yaptı. Tabi şu anda diğer hattın fizibilite çalışmaları için proje ihalesine gidilmiş. Fakat bu hattın yapılacağı anlamına gelmez. Çünkü çok sayıda fizibilite çalışması yapılır. Yarın bizim içinde bulunduğumuz hat projeye çıkabilir. Bu normaldir. Önemli olan maliyetlerin belirlenmesidir. Düşük maliyetli olan proje her zaman avantajlıdır. Ama biz Bayburtlular bu konuyu hassasiyetle takip etmemiz lazımdır.  Bayburt-Erzincan-Of çalışmasını gördüm. Tabi demiryolu için tüneller ve viyadükler çok önemlidir. Maliyeti artıran bunlardır. Diğer hatta göre Bayburt’un içerisinde bulunduğu hat yüzde 40-45 daha düşük tünel ve viyadüğe sahiptir. Buda demek oluyor ki, daha avantajlıdır. Maliyet olarak diğer hattan çok düşüktür.

Sonuç olarak bağlarsak Bayburt kalkınabilir, işte bu projede olduğu gibi bölgeyi ilgilendiren konularda geri kalmadığı sürece bölgede yapılacak tüm gelişmelerin içinde kendine yer bulduğu zaman Bayburt kalkınacaktır. Hep birlikte bunun için çaba sarfetmeliyiz.”

“İl Oluşunun 20. Yılında Bayburt Sempozyumu”nda daha sonra sırasıyla Belediye Başkanı H.Ali Polat, BEKDER Başkanı Mete Emir ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu söz aldı.

Başkan Polat, yerel yönetimler ve belediye hizmetleri hakkında bilgiler verdi. Geçmiş yıllarla günümüz arasındaki ekonomik farkları istatistik bilgilerle ortaya koyan Polat, geleceğe yönelik Bayburt için olmazsa olmaz projeleri sıraladı. BEKDER Başkanı Mete Emir ise, Sivil Toplum Örgütlerinin Cumhuriyet döneminden bugüne karşılaştığı zorluklara ve gelişimine değindi.

Son olarak konuşan Sempozyum Moderatörü Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, Bayburt Üniversitesi’nin yapılaşması hakkında bilgiler verdi. Şu an ki mevcut çekirdek kampüse yapılanlar ve yapılamayanlara değinen Mollamahmutoğlu, yarınlara yönelik tasarladığı kampus hakkında da katılımcılara bilgi verdi. Rektör Mollamahmutoğlu, yapılacak olanların sözde kalmamasını ve bir an önce icraat kısmına geçilmesinin gerekliliğinin altını çizdi.

Sempozyum sonunda katılımcılara birer plaket verildi.

YASAL UYARI; www.bayburtpostasi.com ve www.bayburtpostasi.com.tr adresinde yer alan resim ve haberlerin tüm hakları saklıdır. Yeniden basılması, dağıtılması, gerçek veya elektronik ortamda kullanılması izne bağlıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili sayfaya link verilmeden kullananlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.