825 hane ve 2 Bin 481 kişi mağdur mu olacak?

İlk olarak 1960’lı yılların sonlarında yapılması düşünülen ve 1974’de Kadastro tespiti ile sondajlama çalışmalarına başlanan fakat sonrasında vazgeçilen Laleli Barajı bu günlerde yeniden gündemde. Laleli barajının yapılması halinde sular altında kalacak 6 köy ve arazilerini kısmen kaybedecek 4 köy olmak üzere toplam 10 köyde belirsizlik hakim. Laleli Barajı’nın 2007 yılında ihalesi yapıldı. İhaleyi kazanan firma Türkiye genelinde enerji yatırımlarıyla tanınan AKFEN Holding.

825 hane ve 2 Bin 481 kişi mağdur mu olacak?

İlk olarak 1960’lı yılların sonlarında yapılması düşünülen ve 1974’de Kadastro tespiti ile sondajlama çalışmalarına başlanan fakat sonrasında vazgeçilen Laleli Barajı bu günlerde yeniden gündemde. Laleli barajının yapılması halinde sular altında kalacak 6 köy ve arazilerini kısmen kaybedecek 4 köy olmak üzere toplam 10 köyde belirsizlik hakim. Laleli Barajı’nın 2007 yılında ihalesi yapıldı. İhaleyi kazanan firma Türkiye genelinde enerji yatırımlarıyla tanınan AKFEN Holding.

Teknik Forum Derneği bölge halkının belirsizlik nedeniyle yaşadığı sıkıntılara son vermek üzere AKFEN temsilcileriyle görüşme sağlayarak, Bayburt’ta bu konuda bilgi kirliliğinin bulunduğunu ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini, böyle bir durumda aracı olabileceklerini söylediler. 

Görüşmeye olumlu cevap veren AKFEN Holding temsilcileri, Bayburt’a gelerek toplam 10 köy halkıyla buluştu. Laleli Barajı’nı temsilen AKFEN Holding Genel Müdürü Saffet Atıcı, Kamulaştırma Müdürü Hakan Bozkurt, Enerji Müdürü Nuray Kaya’nın katıldığı toplantılara Teknik Forum Derneği üyeleri ve basın mensupları katıldı.

Bayburt Postası olarak önceliğimiz başta bölge halkının sıkıntılarını dile getirmek ve Laleli Barajı’nın Bayburt’a yapacağı artı ve eksileri gün yüzüne çıkarmak.

Gözlemlediğimiz kadarıyla Laleli Barajı’nın sular altında koyacağı köylerimizde sıkıntılar hemen hemen aynı. Çoruh kıyılarında bulunan araziler, yani tarıma en uygun araziler sular altında kalıyor. Diğer araziler ise tarıma elverişsiz. Üstelik tarıma elverişsiz olan, yani baraj dışında kalan arazinin kamulaştırılması yapılmıyor.

İnsanların en az yarısı göçü düşünüyor. Tapu sıkıntısı bir hayli fazla. Yaklaşık 40 yıldır, baraj söz konusu olduğu için tapuda kanunen herhangi bir işlem yapılamıyor. Tüzel kişiliğe ait camii, köy odası gibi yerlerin durumu muallakta. Maneviyat, yaşanmışlıklar, dostluklar ve daha bir çok anı, en çok “üzerinde söz edilen” konular.

Bunca sıkıntı yaşanırken hiçbir devlet yetkilisinin bölgedeki insanlarla konuşmaması ise tuhaf! Kısacası Lale Barajı’nın sular altında koyacağı köylerde yangın var, sönmeyen ve bir türlü sönmek bilmeyen…

Konuk olduğumuz 7 farklı köy odasından dışarıya taşanlar ise şöyle:

 

 

 

 

 

 

 

 

“Bu bir devlet politikasıdır, biz yapmasak başka firma yapacak”

Saffet Atıcı / AKFEN Genel Müdürü

“Çoruh üzerinde yapımı kesinleşen Laleli Barajı hakkında sizleri bilgilendirmek, kafalarınızda oluşan sorulara cevap bulmak ve sıkıntılarınızı dinlemek için buradayız. Bu bir devlet politikasıdır. Bizler bu barajı, ihaleye girip yapımını üstlenen firmayız. Biz yapmasak başka bir firma gelip bunu yapacak. Yani devletin politikasıdır, kesinlikle yapılacak.

Biz bu aşamada ÇET raporumuzu hazırladık. Ekim ayında onayını alacağımızı düşünüyoruz. 2011 yılının ilk aylarında ise işe başlayabilmek için lisans alacağımızı düşünüyoruz. Kafamızdaki işe başlama tarihi ise 2012’inin yaz başlarıdır. Tabi burada lisansımızı almadığımız için kamulaştırma bedelleri hakkında konuşmamız söz konusu değil.”

“Kamulaştırma bedeli 50 Milyon Euro’dan aşağı düşmez”

“Bu proje 200 milyon Euro’luk bir proje ve 50 Milyon Euro’su kamulaştırma bedelleri tutuyor. Tabi bu tahmini fiyatlar. Kendi görüşüm bu rakamın üstüne çıkar ama altına inmez. Zaten bu bedel tamamen bizim dışımızda mahkeme tarafından belirlenen bilirkişiler tarafından tespit edilecek. Fiyata itiraz veya diğer konularda yargı yolu açık. Mahkemeye başvurabilirsiniz. ‘Kamulaştırma istemiyorum. Köyüm aynı şekilde kurulsun’ diyenleriniz olacaktır. Bunda da her türlü desteği vermeye hazırız. Burada insanlar nehir kenarında bir hayata alışmışlar. Bu baraj yapıldığında bir göl kenarında yaşam olacak. Göl kenarında nasıl bir hayat idame ettirilir. Bunları da araştırıp sizlere alternatifler olarak sunacağız. 1485 metre olan denize yüksekliği 1470 metreye düşürüp, 2 proje halinde yapmayı hedefledik. 3 köyümüzü bu projede zarara uğratmadan yapmayı düşündük. Bu bizim içinde avantajlı, kamulaştırma bedellerinden kurtulmuş olacaktık. Fakat devlet kesinlikle karşı çıkıyor. Çoruh üzerinde yapılan diğer 7 barajı da besleyecek olan en büyük baraj Laleli Barajı olduğu için Elektrik Etüd İdaresi buna kesinlikle karşı. Şu an ki mevzuat şekli bu. Ama devlet bize derse, biz projeden vazgeçtik diye biz seve seve diğer projeyi yaparız. Şu an içinde bu mümkün gözükmüyor.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Projenin köyümüzü mağdur etmeyeceğine inanıyoruz”

Adabaşı (İşbonnos) Köyü / Gıyasi Şentürk (Bayburt Group Sahibi) :

“Öncelikle köyümüzü terk etmek istemiyoruz. Biz diğer projenin, yani 3 köyü kurtaracak projenin yapılacağına inanıyoruz. Bize söylenen bu şekilde. Çünkü yılda 1 ay, su seviyesi köyümüze kadar gelebiliyor. Nisan - Mayıs ayları arasında. Bunun için buranın mağdur edileceğini düşünmüyoruz. Tabi şu anda barajın kapsadığı köylerde hiç kimse bu durumdan memnun değil. Bu durum farklı boyutlarıyla çok vahim olan bir durumdur.”

“Köyümüzün değerli arazileri gidiyor”

Çayırözü (Ağunsos) Köyü / Mustafa Akbaş (Muhtar) :

“Köyümüzün yaklaşık % 20’lik bir bölümü baraj altında kalıyor. Gönül ister ki hiç kalmasın, hiçbir arkadaşımız buna razı değil ama devletin menfaatleri her şeyden önemli. Arazilerimizden köyün ortak kullandığı otlak alanı gidiyor. Bir kısımda ev gidiyor. Onlarda köyün üst kısmında yeniden inşa edecekler evlerini. Kamulaştırma bedellerini merak edenler var aramızda. Bunların kesinleştiği tarihlerden sonra yeniden toplantılar yapılmasını bekliyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Terk etmeye niyetimiz yok, yargıya gideceğiz”

Ballıkaya (Pigeyi) Köyü / Durdu Karadeniz (Eğitim Müfettişler Başkanı)

“İstimlak bedelleri konusunda kimse mağdur edilmeyecek denildi. Ancak yüzyıllardır bir arada yaşamış aileleri buradan koparmak söz konusu. Aramızdaki akrabalık bağlarını her şeyi bırakıp gideceğiz. Burada amaç AKFEN’in barajlar ve Hes’lere, bir tane de büyük baraj eklemesi mi? Yeri geldi mi çevreye zarar vermekten bahsediyorsunuz ama bırakın çevreyi vatandaşın tamamına zarar veriyorsunuz. Köylerde müthiş bir bilgi kirliliği var. İşte şu zaman başlıyor diye herkes tedirginlik halinde. Ben şunu söylüyorum. Terk etmeye niyetimiz yok ve bunun yargı yoluyla da uğraşacağız. Kolay değil, vatanı, memleketi, toprağı terk etmek. Bayburt’a da büyük zarar. 825 hane, 2481 nüfus göç edecek. Bayburt Türkiye’nin nüfus olarak en küçük ili. Önerilerimizde oldu sizlere. Projeleriniz arasında nehir tipi projeleriniz var. Yüksekliği belli bir ölçüde yaptığınız zaman 5 tane köyümüz kurtarıyor. Devletinde, vatandaşında bunda kârı var. Şunu söyleyeyim bu topraktan kimse kolay kolay çıkıp gitmez. İstimlak ödüyoruz, çıkın gidin. O öyle kolay bir şey değil. Enerjinin sağlanacak bir çok yolu var. İnsanları mağdur ederek enerji sağlamak doğru değil.” 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“3500 dönüm arazi var, 3700 tapu kaydı var. Kişi başına bir dönüm bile düşmüyor”

Aslandede (Kân) Köyü / Selim Yıldırım (Muhtar)

“Biz bu köye kendi imkanlarımızla kanallar, yollar, yatırımlar yaptık. Vatanı ve toprağı terk etmek öyle kolay değil. Eğer bu proje yapılacaksa, mutlaka bu insanlara yeni yaşam yerleri hazırlandıktan sonra, proje yapılmalı. Mağdur olacak tüm köylerde tapu sıkıntısı var. 3500 dönüm arazi, 3700 tapu kaydı var. Senelerdir bu toprakları işleyen insanlar var, birde tapu sahipleri var.”

“Milletvekillerimiz, Valimiz nerede?”

Aslandede (Kân) Köyü / Bayram Öksüz (Eski Muhtar)

“Yüklenici firma olarak buradasınız. Çok güzel, itiraz eden de yok. Ben buradan sesleniyorum. Bizim hakkımızı savunacak milletvekillerimiz, Valimiz nerede? Gelsin cevap versinler bu köylüye, bakın insanlar mağdur, tedirginlik halinde herkes. Sesimizi duyan yok, sıkıntı dinleyen yok. Hiç kimse doğup büyüdüğü toprakları kolay kolay terk etmeye niyetli değil. Bana terk et diyorsun, dünyayı versen terk etmeyi istemem.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Yüzyıllık komşuluğumuz ortadan kalkacak”

Yazyurdu (Çakmas) Köyü / Abdurrahman Fettahoğlu (Muhtar)

“Benim kendi köyümün az bir arazisi su altında kalıyor. Ama Aslandede köyü bizim içli dışlı olduğumuz köylerden biri. Bir kültür var burada. Bu proje bunu ortadan kaldıracak. Asırlık dostluklar, alışverişler var bu yörede. Aslandede köyünün haritadan silinmesi bizi her yönüyle etkiliyor. İnsanların mağduriyetleri çözülecek gibi değil.”

“Buna ceberutluk denir. Çağımız bunu aşmalı”

Çamlıkoz (Ahbunus) Köyü / Hüsamettin Akdeniz (Emekli Öğretmen)

“Bizim gitmek, terk etmek gibi bir durumumuz söz konusu değil. Ben 55 senedir bu köydeyim. Bana bugüne kadar ne devletin mülkü amiri, ne Elektrik Etüd İdaresi bunları yaparken, biz bu köye su dolduracağız, sizi suyun altında bırakacağız, razı mısınız diye soran olmadı. Buna ceberutluk denir. Çağımız bunu aşmalı. Biz buna razı değiliz. Ama yasalarımız bizim önümüzü kesiyorsa, bizi bu suyun altında koymayacaklarına göre bize suyun üzerinde nasıl yaşayacağımızı öğretmeleri lazım.

Bana 3-5 kuruş verip, iş yapan arazimi alacaksın. Hukuk, insan hakları bu mu? Benim atam, dedem her şeyim burada. Ben onu nasıl bırakıp gideceğim. Ben bu köyün neresine gitsem bu vatanın bana ait olduğuna dair izler buluyorum. Bu suyun dışında kalan arazimin parasını da vermiyorsunuz. Devlet millete hizmet eder. Bu mülk milletindir. Bu insanların hakları hiç mi gözetilmeyecek. Bize haklarımızı verecek insanlar öncelikle buraya gelsin. Nerde milletvekillerimiz, nerde valimiz. Biz burada suyun altında boğulacağız. Ne Vali, ne de vekil var burada. Bu böyle gider mi?

Ben bakanın yüzünü görsem tanımam, ama adam beni suyun altında bırakıyor. Lisansın imzasını size o atacaksa, gelsin önce bir görüşelim. Buna çare bulunmadan günah değil mi bu insanlara? Biz bu kadar masum oldukça, bize reva mı görülecek bu durum. Kalıcı yaşam için ne düşünüyorsunuz diye soran yok. Siz yarın hafriyatınızı doldurup, sular geliyor diye haber vereceksiniz. Bizim haklarımızı kim verecek. Bizimde şartlarımız var. Bu köye ismini veren Ahbun’ları yani verimli toprakları, yeni yerleşim yerlerine taşımak istiyorum. Dünyada 9 tane ülke verimli topraklarını su altında bırakmıyor. Taşıma toprakla tarımını devam ettiriyor. Bunun garantisini istiyorum, gölet ile sulanmasını istiyorum. Biz buradan göç etmek istemiyoruz. Ahbunus’u bu şartlar altında yeni bir yerde kurmak istiyoruz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Maneviyata paha biçilmez”

Karşıgeçit (Mileyhi) Köyü / Mustafa Okumuş (Muhtar)

“Bu köyde hiç kimse kamulaştırma bedelini filan merak etmiyor. Köyümüze kimse değer biçemez, atamızın babamızın mezarlıklarına kimse paha biçemez. Burada bir yaşam söz konusu, manevi değerlerimiz bizim için her şeyden önemlidir. Bunun için bu sistemle yapılacak olan bir baraja da karşıyız. Bunun farklı yönleri olmalı. İnsanlar mağdur edilmeden bu tür yatırımlar yapılmalı. Devletimizin de insanlarımızı mağdur etmeden bunu yapacağına inanıyorum.”

“Devletimizin menfaatleri her şeyden önce gelir”

Karşıgeçit (Mileyhi Köyü) / Möhter Yıldız (Çiftçi)

“Siz bu durumu anlatırken bende inşaat yapıyorum. Köyümüzü, toprağımızı çok seviyoruz. Parayla terk edilecek yerler değil. Manevi boyutları çok önemli. Ama devletimizin menfaatleri de her şeyden önce gelir. Hakkımızdan hayırlısı, 53 yaşındayım, yarın suya gidecek derse devletimiz, gitsin ne yapalım. Biz devletimizi baba bilmişiz, o bizim hakkımızı korur.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Laleli Barajı hakkında bilinmeyenler!

Barajın yapılacağı yeri ve istimlak alanını özetleyecek olursak;

Yapılması planlanan Laleli Barajının yeri Bayburt il sınırlarının başladığı yerde olup, bu baraj istimlak alanı içerisinde Bayburt İline bağlı Bayraktar (Baksi), Çamlıkoz (Ahpunus), Çakırbağ (Abusta), Aslandede (Kan), Karşıgeçit (Milehi), Çayırözü (Ağunsos), Balıklaya (Pigeyi), Adabaşı (İşbonos) köyleri kalmaktadır. Ayrıca yerleşim yeri olarak baraj gölü altında kalmayan Yedigözeler (Dacırak) köyünün sulu arazisinin tamamı baraj alanı içerisinde kalacaktır.

Baraj istimlak alanı içerisinde kalacağı söylenilen ve yukarıda bahsedilen köylerin yerleşim, nüfus ve geçim kaynakları incelendiğinde;

Görülen nüfus bu köylerde devamlı ikamet edenleri göstermekte olup, yaz aylarında yaklaşık 5-6 ay bu nüfus iki katına kadar çıkmaktadır. Bahsedilen köylerin nüfusuna kayıtlı olup il dışında yaşayan aileler yaz aylarında köylerine dönmekte ve kışlık ihtiyaçlarının büyük bir kısmını kendi topraklarından elde etmektedirler.

Baraj gölü altında kalacağı söylenilen arazinin tamamı Bayburt ili sınırları içindedir. Arazinin tamamı sulanabilir, Bayburt ili içerisinde tarıma en elverişli, verimli ve ürün çeşitliliği çok olan bir alan olup, Çoruh nehri yatağında 25 Km uzunluğunda ortalama 3 Km genişliğinde bir alanı kaplamaktadır.

Sözü edilen köylerde ikamet eden ailelerin gelir kaynağı tarım ve hayvancılık olup tamamen ürettikleriyle geçinmektedirler. Başlıca ürünler; sebzenin hemen hemen her çeşidi (Özellikle son yıllarda seracılık), buğday, arpa, yonca vb. ot, meyvecilik (ağırlıklı olarak elma) vb. ürünler hem kendi ihtiyacının karşılanmasında hem de satılmak üzere yetiştirilmektedir. Ayrıca geniş meralarda hayvancılık yapılmaktadır.

Planlandığı söylenilen Laleli barajının bu şekliyle yapılması durumunda, bahsedilen köylerde yaşayan halkın büyük mağduriyetler yaşayacağı açıktır. İstimlak bedeli olarak ne verilirse verilsin, burada yaşayan ve kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdüren ailelerin köylerinde yaptıkları tarım ve hayvancılığın dışında bir iş yapamayacağı, zorunlu olarak büyük şehirlere göç edecekleri, yüz yıllarca birlikte yaşayan akraba ve ailelerin dağılacağı muhakkaktır.

Bu barajın olumsuz etkileri sadece burada yaşayan ailelerle kalmayıp, sözü edilen köy nüfusuna kayıtlı olup dışarıda yaşayan bir o kadar daha aileyi olumsuz yönde etkileyecek, maddi ve manevi yıkıma sebebiyet verecektir. Ayrıca, zaten süre gelen göç nedeniyle ülkemizin en küçük ili hüviyetinde olan Bayburt İlini olumsuz yönde çok fazla etkileyecektir.

Tüm bu açıklamalar dikkate alındığında yapılması planlanan barajın faydaları ve vereceği zararları yetkililer, ihaleye alacak şirket, ilin yöneticileri, bu köylerde yaşayan aileler tarafından çok iyi değerlendirilmelidir.

Olası mağduriyetlerin önlenmesi için; projenin tekrar gözden geçirilmesi, etkilenecek köylerin uzmanlarca iyi incelenmesi, konuya ilişkin çalışmaların Bayburt Valiliği muhatap alınarak yapılması gerekmektedir.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
oktayan 3 yıl önce

yıllardır yapılıyor yapılacak işin dogrusu ne olacaksa olsun insanlarda ününe baksın bence

Misafir Avatar
yapın artık 3 yıl önce

Yahu adamlara istimlak parasını verin bak nasıl razı geliyor y
Zaten bu baraj iklimlendirme ile demir özü. Aydintepe de verimi tavan yaptıracak sanki arazi yok isteyene aydintepe den yer verin birsürü arazi var

banner268