Her seçimde basın yayın organlarında devlet görevlilerinin parti görevlisi gibi çalıştıkları yolunda şikâyet haberleri duyarız. Bu hususta en çok ta muhalefet partileri, devletin Vali, Kaymakam gibi mülki idarecilerinin iktidar partisi lehine çalıştıklarını dillendirerek şikâyette bulunurlar.

Günümüzde bu gibi şikâyetleri dile getiren özellikle ana muhalefet partisinin sicilinin bozuk olduğunu, yakın siyasi tarihimize göz atanlar rahatlıkla görebilirler. Bu husustaki bilgilere ulaşmak son derece kolaydır. Klavyenin birkaç tuşuna basıp "Molla Google" amcaya sorulduğunda her türlü bilgi önümüze serilmektedir.

Ben burada Osmanlı Devleti'nin son dönemi olan yıllardaki ilk seçimlere ait bu bilgilerden özetle bahsederek her zaman olduğu gibi bir arşiv belgesiyle bu bilgilere bir katkıda bulunmak istiyorum.

Bilindiği gibi 1909 yılında bir ihtilal sonucu II. Abdulhamit Han'ın tahttan indirilmesinden sonra iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki Partisi ülkeyi perde arkasından yönetmeye başlamıştı.

1911 yılının sonlarında İttihat ve Terakki karşıtı muhalefet güç birliğine giderek Hürriyet ve İtilaf Fırkası adıyla yeni bir parti kurarak mücadeleye girişti. Seçimler yapıldı. İttihat ve Terakki Partisi kazandı.

İttihat Terakki iktidarı elde etmişti ama muhalefetin güçlenmesini de engelleyemiyordu. Muhalefetin güçlenmesini engellemek isteyen İttihat ve Terakki Partisi bir anayasa maddesine dayanarak Padişah Sultan Mehmet Reşat'ın ilk seçilen Meclisi fesih etmesini sağladı. Üç ay sonra yapılan ve halkın ittihat ve terakki taraftarları tarafından birçok yerde sopalarla dövüldüğü için tarihe sopalı seçimler olarak geçen seçimlerde oluşan meclisin ömrü de kısa sürdü. İttihat ve Terakki Partisi'nin kazandığı bu seçimlerde oluşan mecliste Ağustos 1912'de yeniden feshedildi.

Bu süreçte İttihat ve Terakki Partisi güç kaybetse de siyaseten istediğini elde etmiş oldu. 1912 yılında yeniden yapılacak seçimler öncesi devlet kurumlarına hâkim durumda idi. Bu seçimlerde devlet görevlileri İttihat ve Terakki Partisi militanı gibi davranıp parti propagandası yapıyorlardı.

İşte 1912 yılında yapılan bu meclis mebusu seçimlerinde İttihat ve Terakki Partisi'nin önemli isimlerinden olan hem yurt dışına kaçtığı yıllarda ve hem döndükten sonra örgütçü bir militan gibi çalışan Tunalı Hilmi Bayburt'ta Kaymakam olarak görevli idi.

Bayburt Kaymakamı Tunalı Hilmi'nin adını Bayburt Müslüman Dilendirmez Cemiyeti kurucusu olarak ta görmekteyiz. Savaşlarda perişan ve fakr-u zarurete düşmüş olan Bayburt ahalisi için maddi gücü müsait olan esnaf, tüccar ve devlet görevlilerini bir araya getirerek bu cemiyeti kurması onun nasıl bir örgütçü yapısının olduğunu göstermektedir.

Ancak; 1912 yılında yapılan seçimlerde Bayburt Kaymakamlığı sırasında kendisi hakkında yapılan bir şikâyette onun esas kişiliği ile ilgili çok önemli ipuçları verilmektedir.

Bu özelliklerinin başında gelen parti propagandacısı, memleketin kalkınmasına katkısı olmayan, gece gündüz sarhoş gezen, kamuoyunu kışkırtan, anarşi ve nifak çıkaran, memur maaşlarını zamanında ödeyemeyen, seçimde cebir kullanan bir memur vasıfları son derece dikkat çekici ve ibret vericidir.

Rumî 8 Eylül 1328 Miladî 21 Eyül 1912 tarihinde Bayburt'tan Teftiş Heyeti adına Belediye Reisi, Bayburt Uleması ve Bayburt Eşrafından isimler tarafından Dâhiliye Nezaretine çekilmiş olan şikâyet telgrafının bu günkü dille anlaşılır hali şöyledir:
"DAHİLİYE NEZARET-İ CELÎLESİ'NE

Mebusların (Meclisin) feshiyle vicdanî hürriyet dairesinde seçimlerin icra edilmesini bütün samimiyetle alkışlar, kampanyamızın muvaffakiyetine dua eyleriz. 

Seçimlerin icrasına son derece yerinde ilgimiz(?) var ise de memuriyeti, bu gün İttihat Propagandacılığı, memleketin kalkınmasıhusûsunda zerre kadar eser göstermeyen, efkâr-ı umûmîyeyi (kamuoyunu) hükümet aleyhine çevirmek üzere her şeyden çekinmeyen şahsa âid fenalıklar sonsuz ve hakkında şikâyet konuları bitmeyen ve hususiyle gece gündüz hep sarhoş, memlekette anarşi nifakındangeri durmayan, memur baaşlarını zamanında ödeyemeyen, geçen seneki seçimlerin cebren seçici ikinci kişisi olan, şimdiye kadar hakkındaki şikâyetimiz işine uygun olaraksonuç vermeyenKaymakamımız Tunalı Hilmi Beybu günseçimler hakkında lâkayıddır(kayıtsız, ilgisizdir). Umûmîahâli ümitsizdir. Vatanın selameti ve seçimin tamamlanmasa içinsöz konusu Kaymakamın buradan görevden alınarak ardı arkası kesilmeyen şikâyetlereson verilmesini istirhâm eyleriz.

Heyʼet-i Teftişiye    Belediye Reisi    Ulemâdan          Ulemâdan      Eşrafdan
    Eşrafdan               Edhem       Hacı Mustafa        Mustafa         Ömer
    Hüseyin
   
    Eşrafdan            Eşrafdan          Eşrafdan          Eşrafdan         Eşrafdan
   Süleyman                Ali               Hamdi              Hüseyin          Osman"
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Beşiroğlu 6 yıl önce

çok manidar.. seçimlere iki üç kala ana muhalefet patisine yapılan atıf ile düvel-i osmaniye de varid olduğundan bahisle, bu güne zekâ (?!) ürünü bir yazı neşretmişsiniz.. eliniz bulaşmışken kendi ilçenizde daha dün yaşanan (belediye başkanlığı seçimleri) oy hırsızlığından da bir dem vursaydınız..?

tarih-i tahrifat teşrifatçılığı ile tarihçi farklı kavramlar galiba.. keşke 'şeyh eşref'te takındığınız tavrı sürdürebilseydiniz... yazık...

Avatar
ADEM ÖZTÜRK 7 yıl önce

dededen toruna deği̇şen bi̇r şey yok. cumhuri̇yeti̇n kurucusu ve sahi̇pli̇ği̇ni̇ ki̇mseye birakmayanlarin dedeleri̇ de torunlari da ayni kafadaymiş. eli̇ sopali, kafa yeri̇nde :)))

Avatar
Muhammet Alemdar 7 yıl önce

arşi̇v belgeleri̇ açiklandikça yalan söyleyen tari̇hi̇n gerçek yüzü ortaya çikiyor. bi̇ze çok değerli̇ şahsi̇yetlermi̇ş gi̇bi̇ sunulan şahislarin aslinda mi̇lleti̇n değerleri̇ne ne kadar uzak bati kafali olduğu ortaya çikiyor. tarihi gerçek belgelerle dile getirdiği için süleyman bey'e çok teşekkür ediyoruz.