Bayburt Postası - Her yıl tam da bu aylar bir koku sarar Zahit Mahallesi’ni. Sultan Fahriye kabrinin dibinden yeşeren asırlık İğde ağacının yaydığı o enfes koku... Sultan Fahriye; Anadolu’da kutsallığına inanılan bir çok yatırımız gibi hikayesi ile nesilden nesile anlatılagelen kadın erenlerimizden. Kabri, şimdilerde Müze Müdürlüğü olarak kulllanılan Kavalılar Konağı karşısında, kendi ismini taşıyan sokağın hemen başında. Kabrin asırlık bekçisi İğde Ağacı ise kimilerine göre 500 yılı çoktan devirdi.

Haber: Murat Okutmuş

Türbe de ağaç da bir hayli yorgun!

Kare şeklinde üstü açık bir yapı içerisinde yer alan kabir oldukça bakımsız. Kabri saran duvarların bakımsızlığı kadar asırlık ağacın da yer yer kurumuş dalları göze çarpıyor. Yorgun ağaç dallarını türbe duvarlarına yaslamış, duvar yıkılsa kırılıp düşecekmiş gibi duruyor. 

Kim bakacak, kim sahip çıkacak?

Vakıf eseri olmadığı için bir bakıcısı, onarıcısı da yok. Kabrin etrafını saran evlerde oturan mahalleli gönüllü türbedarlık yapıyor. İğde ağacının döktüğü yaprakları bu gönüllüler temizliyor. Türbe duvarları ise tıpkı diğer tarihi eserler gibi yazı tahtasını andırıyor. Aşk ilanları ile kirletilen duvarlar yağmanın farklı bir boyutunu da gözler önüne seriyor. 

Türbenin yakınında oturan Bayburt eski Vergi Dairesi Müdürü İbrahim Ergün mahallenin en köklü ailelerinden. 74 yaşında ve halen doğduğu evde yaşıyor. Kendisi babasından dinlemiş, babası da dedesinden Sultan Fahriye'nin menkıbesini. Türbe hakkındaki bakımsızlığa o da dikkat çekiyor.

"Çok ziyaretçisi var ama yetkililer bir düzene sokamadı. Bir şekilde buranın yeniden elden geçmesi lazım. Fahriye Sultan Alllah dostudur. Bize böyle öğretildi büyüklerimiz tarafından. Bunun için buna gereken önemin verilmesi lazım. Yeniden yapılması lazım türbe duvarlarının" diyerek şikayetlerini ve taleplerini iletiyor.

Kadir Gecesi'nde secde eden ağaçlar!

Ergün, Sultan Fahriye Hatun'un nesiller boyu anlatılagelen menkıbesini de hatırlatıyor. Bugün Bayburt'ta bir çok kişinin büyüklerinden dinlediği, aşina olduğu bir Kadir gecesinde yaşanan ve Sultan Fahriye'nin o gecenin sabahında dünyasını değiştirdiğine inanılan o menkıbeyi Ergün şöyle anlatıyor: 

"Sultan Fahriye, iki bacısı ile birlikte “Kadir Gecesi”ni ibadetle geçirirken tam gece yarısında Sultan Fahriye'nin “kalp gözü” açılarak, ağaçların secdeye gittiklerini görür. O sırada yanında bulunan ve kendisi gibi bekar olan iki bacısına durumu göstermek isterse de, her iki bacısının da kalp gözleri kapalı olduğu cihetle hiç birşey göremezler ve bacılarını da yalancılıkla itham ederler.

Bunun üzerine Sultan Fahriye Hatun, ağaçların secdeye eğildiğini bacılarına isbat için dışarıya çıkar, yerde secde halindeki ağaçlardan birinin en tepesine başındaki çitini (yazmasını) bağlar. Yaptığını da gelip kardeşlerine anlatır. Ve aynı sabah ezanı okunduğu sırada Sultan Fahriye ruhunu teslim eder. Bu hadise üzerine ağacın tepesinde görünen çitin Sultan Fahriye Hatun'un kerameti olduğuna inanmayanlar, mezkür ağacın kesilip, yazmanın da mevzuu ağacın en ince olan tepesindeki dalına kör düğümle düğümlendiğini görünce onun gerçekten Allah dostu olduğuna kani olurlar."