Bayburt İl Sağlık Müdürü Dr. K.Kadri Karaoğlu, Türkiye'de 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfusun önemli bir bölümünün, yetersiz ve dengesiz beslenmeden kaynaklanan hastalıkların etkisi altında yaşadığını ifade etti. Karaoğlu, yaşlılıkta beslenmenin önemine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 65 yaş üzerindeki kişilerde yoğun olarak görülen beyin kanamaları ve ölümlere yol açan yüksek tansiyondan korunmak için günlük tuz tüketiminin kısıtlanması gerektiğini bildirdi.
Türkiye'de 65 yaş ve üzerinde yaklaşık 4 milyon kişinin yaşadığını, yaşlı nüfusun oranı ve yaşlılarda hastalıkların görülme sıklığının giderek arttığını belirten Karaoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
"Bu yaş grubunda görülen şişmanlık, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, osteoporoz, felç, iskelet ve kas sistemi hastalıklarında bilinçsiz beslenme önemli bir risk faktörüdür. Her yaşta olduğu gibi bu yaş grubunda da yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması ve geliştirilmesi için çok önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenme, dört besin grubunda bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinler süt grubunda yer alan süt, peynir ve yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta ve kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhanadır."
“Az ve sık yemek yenilmelidir”
Karaoğlu, bu besinlerin önerilen tüketim miktarlarının kişiye özgü olarak değiştiğini, bireyin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumunun bu oranları etkilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Öğün sayısı artırılmalı, az ve sık yemek yenilmelidir. Sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalıdır. İdeal vücut ağırlığı korunmalı, besinler yoluyla alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki denge sağlanmalıdır. Yağlı besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kırmızı et yerine tavuk veya hindi eti tercih edilmelidir. Haftada en az 2-3 kez balık tüketilmelidir. Hayvansal kaynaklı yağ tüketimi azaltılmalı, bitkisel kaynaklı sıvı yağlar tercih edilmelidir. Az yağlı veya yağsız süt ve yoğurt tüketimine özen gösterilmelidir. Kan şekerini hemen yükselten şeker, şekerli ve hamurlu besinler yerine muhallebi ve sütlaç gibi sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Özel gün ve toplantılarda pasta, tatlı ve şekerleme tüketiminden olabildiğince kaçınılmalıdır."
Her gün imkanlar dahilinde 5-7 porsiyon sebze ve meyve ile haftada 2-3 kez kuru baklagil yemeği tüketilmesi gerektiğini anlatan Karaoğlu, kızartma ve kavurma yöntemleri yerine sağlık açısından daha uygun olan haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.
"Günlük tuz tüketimi kısıtlanmalı"
Karaoğlu, içinde et bulunan yemekleri pişirirken ilave yağ konulmaması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Mümkün olduğunca yaşa uygun olarak fiziksel aktivite artırılmalıdır. 65 yaş üzerindeki kişilerde yoğun olarak görülen, beyin kanamaları ve ölümlere yol açan yüksek tansiyondan korunmak için günlük tuz tüketimi kısıtlanmalıdır. Hazırlanmış yemeklere ilave tuz eklenilmemeli ve tuz içeriği yüksek geleneksel besinler olan turşu ve salamuralardan uzak durulmalıdır. 65 yaş üstü kişilerin sıvı kayıpları ile bu kayıpların yol açtığı sağlık sorunları diğer yaş grubundaki kişilere göre daha yüksektir. Bu nedenle yaşlı bireyler günlük sıvı tüketimini artırmalı ve günde 8-10 su bardağı sıvı tüketmelidirler."
Sigara, alkol, aşırı çay ve kahve tüketiminin herkes için özellikle de yaşlı kişiler için sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını ifade eden Karaoğlu, ıhlamur, taze sıkılmış meyve suyu, ayran ve çorbanın yaşlı bireyler için uygun içecekler olduğunu kaydetti.