CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, BGC’de açıklamalarda bulundu

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, bir dizi ziyarette bulunmak için geldiği Bayburt’ta Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. 

CHP İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, BGC’de açıklamalarda bulundu

Bayburt Postası - 27. Dönem Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan, 25. Dönem Bayburt Milletvekili Karabey Kadri Karaoğlu ile birlikte gerçekleştirdiği BGC ziyaretinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gökan Zeybek, 14 Mayıs seçim sonuçlarını değerlendirdi. Zeybek, 28 Mayıs 2023 günü gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimden zaferle çıkacağını söyledi.

AK Parti’nin bundan önceki seçimleri kazandığında ilk 5 gün içerisinde borsanın yaklaşık 40 oranında değer kazandığını ifade eden Gökan Zeybek, 14 Mayıs seçimlerinden 4 gün önce Muharrem İnce’nin adaylıktan çekilmesi ile birlikte borsada yukarı doğru hareket olduğunu, seçim sonrasında ise Cumhur İttifakı’nın parlamentoda 300’ün üzerinde vekil ile yer alacak olması ve seçimin ikinci tura kalmasıyla birlikte 5 gün üst üste bankacılık sektöründe çok ciddi kırılmalar meydana geldiğini söyledi. 

Türkiye’de seçim sürecinde ekonomik verilerin konuşulması gerekirken, algı oyunları sergilediğini ifade eden Milletvekili Zeybek, başta ekonomik veriler olmak üzere, terör konusu, göçmenler ve seçimlerde gördükleri usulsüzlükler hakkında açıklamalarda bulundu.  Zeybek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi.

Türkiye'nin kredi notu 

“Özellikle 10 Mayıs tarihinde uluslar arası borçlanmada Türkiye’nın kredi notunun 400 puandan 700 puana çıkması, ülkenin artık yurtdışında çok yükse puanlarla borçlanabilir bir ülke olması beraberinde başka sıkıntılar getirdi. Sadece seçim haftasında Merkez Bankası rezervlerinin gerek döviz cinsi, gerek altın cinsinden tam 9 milyar dolarlık bir eksilme yaşandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi denilen 2001 krizinin daha altında bir duruma geldi. Bu alarm zillerinin çaldığı, hastanın 41 derece ile hastanın yoğun bakımda entübe durumuna geçtiğinin göstergesidir.”

Dış Borç

“Türkiye’nin 3 aylık dönem içinde dış borcu 13 milyar dolar arttı. 2020 yılında 90 milyar olan dış borç şuan 161 milyar dolar. Nisan ayında hazine 132 milyar TL açık vermesi de gelir gider dengesinin tümüyle bozulduğunu gösteriyor. Millet vergi veremiyor, savurganlık, israf kat be kat artıyor. Önümüzdeki süreç çok ciddi bir hayat pahalılığı anormal bir şekilde yoksulluk tehdidini getiriyor.”

Kur Korumalı Mevduat

“Biz bu nedenle Türkiye’yi geziyor ve halkımıza bu gerçekleri anlatıyoruz. İktidar bu konuları konuşmuyor. Kur Korumalı Mevduatların sadece 2022 yılında 210 milyar TL’nin üzerinde yük oluşturdu. Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi 2022 yılında 690 milyar TL’nin üzerinde faiz ödedi. 2023 yılında uygulanan düşük faiz 8.5, banka faizi 50, enflasyon yüzde 100’ün üzerinde, ucube, ne olduğu belirsiz ekonomik politikayla bütün üretim faaliyetleri ciddi risk altında.  Türkiye büyüyemiyor, yatırım yapamıyor, Bayburt’taki üretici 50 metre ötedeki bankadan 10 bin lira krediye ulaşması mümkün değil. 14 Mayıs seçimin ilk turu yapıldı, 15 Mayıs’tan bugüne Türkiye’de bankacılık sektöründeki hisse senetlerinin kaybı yüzde 20’nin üzerine çıkmıştır. Türk Bankacılık sistemi varlıklarının 5’te birini Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanma ihtimali ortaya çıktığında kaybetmiştir. Bundan daha önemli bir şey yoktur. Bu ekonomik göstergeler ortaya çıktığında bütün ülkemizdeki yurttaşlarımızın barınma sorunu ortaya çıkacak, konuta erişme ev sahibi olma hayal ötesi bir duruma erişecektir. Artık Türkiye’de insanların otomobil sahibi olması bile hayal ötesi bir duruma sürüklenecektir.” 

Sınır politikaları ve göçmenler

“Türkiye sınır politikaları dolayısıyla da demografik manada Alsparslan’ın Anadolu’ya girdiği 1071 yılında bu yana en büyük risk altındadır. Sayısını bilmediğimiz kadar Türkiye’de kaçak var, sayısını bilmediğimiz kadar bir tek Türkçe kelime bilmeden vatandaşlığa geçmiş göçmen dalgası ile karşı karşıyayız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘benim milli meselemdir’ dediği Hatay yanlış politikalar yüzünden böyle giderse başta Reyhanlı olmak üzere bazı ilçelerindeki Suriyeli uyruklu insanların sayısı TC vatandaşı sayısını geçmiştir. Bugün Türkiye sadece güneyden gelen Suriyeliler için değil Asya ve Afrika’da yaşanacak olan kuraklık sebebiyle yaşanacak olan Avrupa’ya gidecek insanların da göçün büyük transfer merkezi haline dönüşmüştür. Bu transfer merkezi aynı zamanda bizim ülkemizi bütün dünyanın uyuşturucu ticaret merkezinin odak noktasına koymuştur. Türkiye’de cezaevlerindeki 400 bin kişiden 130 bine yakını uyuşturucu ticaretinden dolayı tutukludur. Bunlar içerisinde Suriye ve Afrikalıların sayısı hızla artmaktadır. Türk gençliğinin başına musallat olan madde bağımlılığı tehdidi karşısında iktidar hiçbir şey yapmadığı gibi açıkça uyuşturucuda Türkiye’yi üs haline getiren baronlarla da işbirliği içerisinde olduğunu açık açık söylüyorum.” 

Terör örgütü ve parti devleti

“Türkiye’nin gerçek meseleleri bunlar, bunlar konuşulmuyor, onun yerine algılar üzerinden bir konu gündemimize geliyor. CHP ve Millet İttifakı’nı oluşturan partiler, bu ülkede farklı dönemlerde iktidarlarda bulunmuş partilerdir. Bunlar içerisinde üyesi olmaktan gurur duyduğum CHP Atatürk’ün kurduğu partidir. Kuruluş tarihi İzmir’de düşmanın denize döküldüğü 9 Eylül 1922’dir. 1 Mayıs ile 14 Mayıs tarihleri arasında bir algı yönetildi. Bütün terör örgütlerine karşı olan bir ittifakız biz. Uydurma videolar, sahte konuşmalar ile toplum yanıltılmaya çalışılmıştır. Terör örgütü ile son 10 yılda neler yaşandı. Barış süreci adı altında bir süreç götürüldü. Bu süreçle birlikte önce parlamento içinde sonra Oslo’da görüşmeler yapıldı. Dolmabahçe mutabakatı yapıldı. Habur’da çadırda uydurma mahkemelerle 10 binlerce insan suçlardan arınarak Türkiye’ye giriş yaptı. Halaylarla, konvoylarla kaşrılandılar. İstanbul seçimlerinin kritik olduğunu görünce terör örgütünün başına Munzur Üniversitesi’nden bir öğretim üyesini gönderip, onun yazdığı bir mektubu kamuoyuna duyurdular. Bu etkili olamadı. Bunun üzerine terör başının kardeşini TRT’ye çıkararak Cumhur İttifakı’nı adayını desteklenmesi için açıkça konuşma yaptırdılar, mektubu okuttular. Bu hafıza nasıl kısa sürede unutulur. 2019 yılında Artvin’de terör örgütü tarafından uzun namlulu silahlarla öldürülmeye teşebbüs edilen Cumhurbaşkanı adayımı Kılıçdaroğlu, yanında bulunan kloruma polislerden biri şehadete ulaştı, ikisi yaralandı ve oradan zırhlı aracın içine sığınarak hayati bir tehlike atlattı. Terör örgütünün hedefindeki bir kişiye bir algı bir kara propaganda üretildi. Bunun karşılığı kısa bir sürede alınmış olsa bile şimdi artık biz gerçekleri anlatmak zorundayız. Üzülerek bu kara propagandanın etkili olduğunu gördük. Ben İyi Parti adına Bayburt’ta seçimlere giren Karabey Kadri Karaoğlu’na yürekten teşekkür ediyorum. Devletle mücadele etmiştir Bayburt’ta. Karşısında bir siyasi partinin adayı ile değil Vali ile buradaki devlet yöneticileri ile mücadele etmiştir. Türkiye’de devletin kurumları tarafsız değildir, Türkiye parti devleti haline gelmiştir. Valiler bütün Türkiye’de AK Parti’nin il başkanı olarak çalışmıştır. Zaten Bayburt’un Valisi buraya gelmeden önce AK Parti’nin Hakkari belediye başkan adayı idi. Onun için devlet mi AK Parti’dir, AK Parti mi devlettir, tek adama dayalı ucube sistem giderek kalıcı hale gelmiştir.” 

Köylerde kullanılan oylar

“Üzerinde çalıştığımız bir başka nokta köylerde kullanılan oylar. Buradan bütün yetkilileri uyarmak istiyorum. Bazı köylerde seçmen sayısından daha fazla oy kullanılmış. Bir köyde seçmenlerin tamamının sandık başına geliyor olması, tamamının geçerli ve aynı partiye oy kullanıyor olması bu seçimlere gölge düşürüyor.  O sandıkların başındaki devlet görevlilerini ahlaklı, vicdanlı ve imanlı olmaya davet ediyorum. Allah katında en büyük günah kul hakkı yemektir. Bunun hesabının bir yerde sorulacağının unutulmaması gerekir.” 

Hesap soran devlet yöneticileri

“Ben zor şartlarda sandık başında görev yapan Millet İttifakı’nın sandık görevlilerine teşekkür ediyorum. Herhangi bir köyde bir ya da iki oy çıktığında, o köydeki muhtarın devlet yöneticileri tarafından o köyde o oyları vereni bana bulun getirin türündeki talimatlarını da şiddetle reddediyorum. Bu bizim millet olma anlayışımıza karşı yürütülmüş en büyük ihanet sürecidir. Herkesin iradesi kutsaldır. Devlet ve kamu yöneticileri bu seçimlerden elini çeksin. Bayburt’ta iki günlük gözlemlerim çok umut veriyor. Kim hangi partiye oy verirse versin Bayburtlular bizim için değerlidir. Asıl olan milletimizin bölünmez bütünlüğüdür. Bayburt’a umutlu gelmiştim, umudum iyice arttı. 28 Mayıs’ta kazananı Millet İttifakı olacaktır."

 

Karaoğlu: “Bölücü terör örgütüne karşı mücadele etmiş biriyim”

25. Dönem Bayburt Milletvekili ve Millet İttifakı’ndan İyi Parti’nin Bayburt Milletvekili Adayı Karabey Kadri Karaoğlu da seçim süreci boyunca yaşadıklarına değindi. Karaoğlu, şunları söyledi:

“Seçim sürecinde yaşadıklarımız Türk demokrasisi adına hepimizi yaralamıştır. Ayrıştırma, ötekileştirme herhangi bir ilişkimiz olmadığı halde terör örgütü beraber anılmak bizi yaralamıştır. Bu kardeşiniz 43 operasyona girmiş, terör örgütüne karşı mücadele etmiş bir kardeşinizdir. Benim kayınbiraderim sol bacağını Kuzey Irak operasyonunda kaybetmiştir, devletin gazisidir. Ben Cerrahpaşa Ülkü Ocakları’nda teşkilat reisliği yapmış, bölücü terör örgütüne karşı mücadele etmiş biriyim. Beni çok iyi bilen kardeşlerim Bayburt halkı bu konuda kara propagandaya kanmışlar ki durum ortada. Bizim terör örgütü ile bağımız olmadı. Megri megri diye ağlayanlar, Barzanilerin üzerinden konfeti temizleyenler, Habur’da davul zurna ile terör örgütünü karşılayanlar bir oturup düşünsünler. 21 yıldır iktidardalar, yanıldık, kandırıldık diyen de onlar. Bir 5 yıllık iktidar kazanmak için iftira attılar. Devlet tarafından terör örgütü olarak görülen Hizbullah’ın uzantıları bugün mecliste. Ben bunu da Bayburt halkının vicdanına sunuyorum.” 

Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Okutmuş ise, Zeybek, Kayan, Karaoğlu ve beraberlerinde gelen heyete teşekkür ederek, 28 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerin Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulundu.

Ziyarete Milletvekillerinin yanı sıra CHP Bayburt İl Başkanı Adil Uzunhan, İyi Parti Bayburt Milletvekili Karabey Kadri Karaoğlu, Saadet Partisi Bayburt İl Başkanı Abdulmecit Bekmezci, Deva Partisi Bayburt İl Başkanı Can Kurban Arslan ve parti yöneticileri katıldı. 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa 1 yıl önce

Uyan bayburt uyan artık uykudan gerçekleri görün her seçimde 1. Çıkan şehre hangi yatırım yapıldı biraz oturunda düşünün öyle karar verir.Hergeçen gün göç veriyor gençler şehirde yaşamak istemiyor bunun gibi daha çok sorunlar.. 1 oyun hesabı vebali ağırdır ! Takım tutar gibi parti tutmayın biraz da olsa düşünün ve vicdanen karar verin.

Avatar
Farklı hesap 1 yıl önce

Sayın Zeybek, KKM yaklaşık 89 milyar dolar döviz var, bu para KKM de olmasaydı, yatırım olarak hemen hemen % yüzü dövize gidecekti, buna kimse itiraz edemez. Fiziki dövizin devlete maliyeti %10 bu da 8,9 milyar dolar (180 milyar TL)eder, çünkü fiziki dövizi yurtdışından borçlanarak alacaksınız. Bu döviz yatırımın yurt içinde yıllık faizi %5, yıllık maliyet 4,45 milyar dolar (90 milyar TL), toplam kar (270 milyar TL –210 milyar) fark 60 milyar dolar, Bir de dövizin yukarı çıkmasını tetikleyecekti. Bence KKM eleştirme yerine düşük faiz politikasını eleştirmen lazım, çünkü hükümet düşük faiz politikası ile isteği kişilere karşılıksız para hibe ediyor. Bunun maliyeti (kullandırılan toplam TL kredi miktarı) X ( yıllık enflasyon- düşük faiz) = çıkan sonuçtan 60 milyar TL düşün zararı bulursunuz , Saygılarımla

Misafir Avatar
Misafir. 1 yıl önce @Farklı hesap

Senin anlatığın masala göre MB döviz rezervi (+)da olması gerekirdi. Ney yazııkkı (-)de. KKM 2023 sonuna kadar devam edeceği çok kez söylendi. KKM den tekrar dövize dönüşte ne olacağını hiç düşündün mü?

Beğenmedim! (0)
Avatar
Farklı hesap 1 yıl önce

Problemin gerçek nedeni (-) faiz politikası, yani (–) faiz politikasında yatırımcı TL’den kaçar dövize gider, TL vadeli mevduat hesaplarına bakılırsa bu durum açıkça görülür. KKM mevduat uygulaması (-) faiz politikası olmadan uygulanırsa başarılı olur. Çünkü iç piyasada fiziki döviz talebini azaltmış olursun, Ülke sürekli olarak cari açık veriyor , Cari açığı eşitleyemezsen bu şekilde Muhasebe oyunlarına baş vurursun.

Avatar
Ali 1 yıl önce

Bahaneleri bırakın yenilen pehlivan güreşe doymazmış pazar akşamı kimin kazandığını göreceksiniz bay bay kemal

Misafir Avatar
galacoş 1 yıl önce @Ali

Konuyla ilgisi ne sayın ERDUVANNNNNN ?

Beğenmedim! (0)
Avatar
Farklı hesap 1 yıl önce

Misafir lütfen yazımı iyi okuyun, sonuç şu Şahap bey KKM ile hastanın semptomlarını kortizon ile geçici olarak bastırdı, burada sıkıntı yok, ekonominin asıl zarar ( – ) faiz politikasında burada zarar çok daha fazla , birde kortizon tedavisi uzun sürerse hasta çoklu organ yetmezliği ile birden komaya girer. Çünkü hastalığın gerçek nedenine yönelik bir tedavi yok, Şahap beyde MB batıran kişi olarak tarihe geçer. Ben burada siyaset yapmıyorum.

Avatar
Gokhan 1 yıl önce

Millet size çok güzel ayar verdi herşey çok güzel oldu

Avatar
Nivli 1 yıl önce

Mustafa ne yatırımı yaptı diyorsun biraz Bayburt'ta gözde bak bakalım kaç tane sulama göleti yapılmış nerelere yol yapılmış hangi binalar yapılmış

Misafir Avatar
mecit 1 yıl önce @Nivli

O sulama göletlerinden sulana sulana bu hale gelmişsin

Beğenmedim! (0)