Bayburt Postası - Eyüpsultan Camii'nde yaşanan hadisenin kabul edilemez olduğunu belirten Şahin, camilerin insanların huzur ve güven içerisinde ibadet ettiği emin mekânlar olduğunu vurguladı. Mabetlerde silah patlamasının yalnızca sıradan bir asayiş meselesi olarak görülemeyeceğini ifade eden Şahin, ibadethanelerdeki güvenlik tedbirlerinin ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
"Din Görevlileri Güvenlik Görevlisi Değildir"
Gerekli tedbirlerin alınması için daha büyük olayların yaşanmasının beklenmemesi gerektiğini kaydeden Şahin, özellikle din görevlilerinin sorumluluk alanlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Din görevlilerimiz güvenlik görevlisi değildir. İmamlarımızın, müezzinlerimizin ve diğer cami çalışanlarımızın asli görevi din hizmeti sunmak, vatandaşlarımızı irşat etmek ve ibadet hizmetlerini yürütmektir. Onlardan güvenlik tehditlerine fiilen müdahale etmeleri beklenemez."
5 Maddelik Güvenlik Tedbiri Önerisi
Özellikle selatin camileri, tarihi ibadethaneler ile yoğun cemaat ve ziyaretçi ağırlayan büyük camilerde güvenlik önlemlerinin ertelenmeden hayata geçirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, şu 5 maddelik tedbir planı önerildi:
X-Ray ve Benzeri Güvenlik Sistemleri: İhtiyaç duyulan cami girişlerine güvenlik tarama sistemlerinin kurulması.
Profesyonel Güvenlik Personeli: Yeterli sayıda eğitimli güvenlik görevlisinin tahsis edilmesi.
Kamera ve İzleme Sistemleri: Cami ve çevresinin 7/24 izlenebileceği kamera ağının etkinleştirilmesi.
Kontrollü Giriş Uygulamaları: Kalabalık ibadethanelerde giriş ve çıkışların düzenli ve kontrollü sağlanması.
Acil Durum ve Tahliye Planları: Mabetlerde olası kriz anlarına yönelik tahliye planlarının hazırlanması.
Kurumlara "Ortak Plan" Çağrısı
Güvenlik tedbirlerinin olay yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce alınması gerektiğinin altını çizen Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Merkezi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, emniyet birimleri ve mülki idareleri vakit kaybetmeden ortak bir güvenlik planını uygulamaya koymaya davet etti.




