Bayburt Ülkü Ocakları, önceki gün Hatay’da şehit düşen askerler ve Gazze’ye yardım için giden yardım gemilerine saldırı düzenleyen İsrail’i kınamak için Türk Dünyası Parkı’nda toplandı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kınama mitinginde, Bayburt Ülkü Ocakları Başkanı Bilal Yıldızoğlu bir basın açıklaması yaptı. Cumhuriyet Caddesinde slogan atarak ilerleyen topluluk Tarihi Saat Kulesi meydanında şehitler için dualar okudu ve İsrail Bayrağı’nı ateşe verdi. Kınama mitingine MHP Bayburt İl Başkanı Suat Karapınar, İl Genel Meclis Üyesi Süleyman Burç, İl ve İlçe yöneticileri, Bayburt Ülkü Ocakları ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı.
Hatay’ın İskenderun İlçesi’nde, Deniz İkmal Destek Komutanlığı’na yapılan terör saldırısı sonucunda şehit ve yaralı askerlerin olduğunu hatırlatan Yıldızoğlu, “ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve milli birliğini hedef alan bu alçak saldırıyı en sert biçimde kınıyoruz. Ey gafiller! Biz bir ölür, bin diriliriz” dedi.
Yıldızoğlu, basın açıklamasında şunları söyledi:
“Bölücü terörün yıllardan beri aldığı canlarımıza her geçen gün yenileri eklenmektedir. Ülkemizi karanlık günlere sevk etmek isteyenlerin çabalarına karşı, ilgili tüm devlet kurumlarımızı kararlı bir mücadeleye davet ediliyoruz.
Öte yandan, Türkiye’den Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan ve sivil bir girişim olan yardım gemilerine, İsrail askerleri tarafından son derece vahşice bir saldırı yapıldığını büyük bir üzüntü içerisinde öğrenmiş bulunmaktayız.
Resmi olmayan ilk bilgilere göre, gemide bulunan 19 yardım gönüllüsü hayatını kaybetmiş ve bir o kadarı da yaralanmıştır. Amacı sadece Gazze’deki yardıma muhtaç insanların ihtiyaçlarını gidermek olan sivil bir girişimin böylesine profesyonel ve planlı bir saldırıya maruz kalması, milletimizi derinden yaralamış ve bu kalleşçe saldırıların aynı gece gerçekleşmesi aziz milletimizin tahammül sınırlarını zorlamıştır.
Uluslararası sularda gerçekleşen bu hain saldırının hiçbir geçerli sebebi yoktur., izahı da mümkün değildir. İsrail’in yıllardır örneğini sergilediği “devlet terörü” bugün itibariyle milletimizi hedef alabilecek kadar ilerlemiştir. İsrail yapmış olduğu bu kalleşce ve insanlık dışı saldırıyla Türkiye nezdinde tüm dünyaya pervasızca meydan okumaktadır.
Bu acı hadiseyi milletimizin kabul edebilmesi ve unutabilmesi mümkün değildir. Bu gelişmeler karşısında “devlet aklını” temsil edenlerin suskun kalması da kabul edilemezdir.
İsrail’den konuyla ilgili olarak hâlâ net bilgiler alınamamaktadır. Ayrıca söz konusu olayla ilgili olarak İsrail’in getirmiş olduğu yayın yasağı olayı içinden çıkılamaz bir hale getirmektedir.
Türkiye uluslar arası tepkiyi beklemek yerine, Türk devlet geleneğine yakışan tepkisini net bir biçimde ortaya koymalıdır. Bu doğrultuda;
- İsrail’i elinde bulundurduğu tüm yardım gemilerinin yola çıkış amaçlarına uygun biçimde ve en kısa zamanda Gazze’deki ihtiyacı olan insanlara kayıpsız bir şekilde ulaştırılması,
- Yaralı vatandaşlarımızdan durumu acil olmayanların tedavisine ülkemizde devam edilmesi,
- Uluslar arası hukuktan kaynaklanan her türlü müdahale hakkı dahil tüm seçeneklerin masaya yatırılması ve rehin vatandaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması,
- Uluslar arası arenada İsrail’in yapmış olduğu bu hunharca saldırıya ciddi tepkiler gösterilmesini ve devletler nezdinde yaptırım uygulamasını sağlayacak kararlı ve etkin bir dış politika ve diplomasi sergilenmelidir.
Ülkü Ocakları olarak yaşanan acı hadiselerin yakın takipçisi olacağımızı bildirmekle beraber, gelişen terör olayları ve İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar karşısında, öncelikle mevcut siyasi irade başta olmak üzere, ilgili devlet kurumlarımızın gerekli girişimleri en etkin şekilde gerçekleştirmelerini bekliyoruz.
Ülkücü camianın, bu yaşanan gelişmelere tepkisiz kalmayacağını ve demokratik haklarını hukuka uygun meşru zeminlerde kullanacağını belirterek, gelişen süreçte Ülkücü Hareketi, çıkartılmak istenen kardeş kavgasında, taraf haline getirmek isteyenlerin ve ülkücü hareketin mensuplarına dışarıdan müdahale etme girişimleriyle yön vermeye ve akıl telkin etmeye çalışanların bu kışkırtmacı çabalarının sonuçsuz kalacağını, ülküdaşlarımızın her zaman olduğu gibi sağduyulu ve itidalli duruşlarını muhafaza edebileceklerini bir kez daha yineliyoruz.
Yalnız bu zavallıların unuttukları bir şey var. Bu millet Kurtuluş savaşında yedi düvele meydan okuyan bir millet olduğumuzu galiba unutuyorlar. Sabrımızı denemeyin! Buna kalkışırsanız dünyayı başınıza yıkarız.
Hatay’da askeri birliğimize ve Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan vatandaşlarımıza yapılan hain saldırıda hayatını kaybeden şehitlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınları başta olmak üzere bütün Türk Milletine başsağlığı, yaralı asker ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz.”
Ayrıca; Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Suat Karapınar, yazılı bir açıklama yaparak yaşananlara tepki gösterdi. İşte o yazılı açıklama:
“Hatay’ın İskendurun ilçesinde Deniz Üs Komutanlığı’na bağlı ikmal birliğine yapılan hain terör saldırılarında 6 askerimiz şehit olmuş, 9 askerimiz de yaralanmıştır. Bunun yanı sıra Gazze’ye insani yardım malzemesi götüren Türk bayraklı sivil gemilerimiz İsrail’in askeri saldırısına uğramıştır.
Bu saldırı sonucu hayatını kaybeden ve yaralanan vatandaşlarımıza ilişkin bilgiler henüz netlik kazanmamıştır. Bu iki saldırıyı nefretle kınıyorum. Şehitlerimize ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaraları kardeşlerimize acil şifalar dileklerimi iletiyorum. Gazze’ye İsrail tarafından uygulanan insanlık dışı abluka altında yaşam savaşı veren Filistinliler’e insani yardım malzemesi götüren gemilere saldırıda bulunulması barbarlıktır. İsrail’in Türk bayraklı sivil yardım gemilerine uluslararası sularda askeri müdahalede bulunması uluslararası hukuka aykırı, ahlak ve insanlık dışı düşmanca bir saldırıdır. Bu saldırının anlaşılması, kabul edilmesi ve izahı hiçbir şart altında mümkün değildir. İsrail’in Türk gemilerine düşmanca saldırısı karşılıksız bırakılmamalıdır. Türk hükümetinin, Türkiye’ye açıkça düşmanlık ilanı olan bu saldırıya tepkisi geçici ve göstermelik olmamalı, kağıt üzerinde ve sözde kalmamalıdır. Başbakan Erdoğan’ı Latin Amerika gezisini keserek derhal Türkiye’ye dönmeye ve bu saldırıya karşı etkili, sonuç alıcı ve bu hasmane hareketle orantılı somut tepki göstermeye davet ediyorum. Bu çerçevede AKP hükümeti;- İsrail’deki Büyükelçimizi derhal ve süresiz olarak geri çekmeli,- İsrail’le askeri alandaki ilişkileri ve savunma sanayi işbirliğini kesmeli,- Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Yasası’na açıkça aykırı olan bu saldırıyı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne götürerek İsrail’in en ağır şekilde kınanması için gerekli girişimlerde bulunmalı,- İsrail’in zorla elinde tuttuğu gemilerimizin süratle iadesi sağlanmalı, Bu düşmanca saldırı nedeniyle tazminat dışında İsrail’in Türkiye’den açıkça özür dilemesi için gereken yapılmalıdır.”