Bayburt Postası - 2025 yılı enflasyon verilerinin ardından kamu çalışanlarının ciddi bir ekonomik dar boğaza girdiğini belirten Çalışkan, mevcut artışların gerçek hayat şartlarının çok gerisinde kaldığını vurguladı.
"Enflasyon Farkı Bir Zam Değildir"
Yaptığı açıklamada enflasyon farkının bir "zam" değil, yalnızca geçmiş kayıpların bir kısmını karşılayan "telafi ödemesi" olduğunu ifade eden Çalışkan , 2025 yılı enflasyonunun %30,89 olarak gerçekleşmesine rağmen memur maaş artışlarının %22,5 seviyesinde kaldığını hatırlattı. Çalışkan, memur ve emeklilerin "ön ödemeli enflasyon farkı" sistemiyle yoksullaştırıldığını savundu.
Maaşlar Yoksulluk Sınırının Yarısında
Güncel rakamlara değinen Çalışkan, yoksulluk sınırının 100 bin TL civarında seyrettiği bir ortamda, ortalama memur maaşının ancak 64 bin 100 TL seviyesine yükseleceğini ifade etti. En düşük memur emeklisi aylığının asgari ücretin dahi altında kaldığını belirten Başkan Çalışkan, "Eskiden mezarda emeklilik eleştirilirdi; şimdi memurlar geçinebilmek için gücü yettiğince gönüllü olarak çalışmak zorunda kalıyor" dedi.
Kamu-Sen’in Çözüm Talepleri
Başkan Çalışkan, çalışma barışının korunması ve ekonomik adaletin sağlanması için şu talepleri sıraladı:
Ek Zam ve Refah Payı: Maaşların hedeflenen değil, gerçekleşen enflasyon üzerinden güncellenmesi ve alım gücünü artıracak refah payının eklenmesi.
Vergide Adalet: Gelir vergisi dilimlerinin yükseltilerek çalışanlar için vergi oranının %15'te sabitlenmesi.
Emeklilik Reformu: İlave ek ödemelerin ve tüm yan ödemelerin emekli maaşına dahil edilmesi.
3600 Ek Gösterge: Birinci dereceye gelen tüm memurlara verilen 3600 ek gösterge sözünün tutulması.
Tek Tip İstihdam: Kamuda güvencesiz ve çok başlı istihdam yerine, kadroya dayalı tek tip modele geçilmesi.
Çalışkan açıklamasını, "Enflasyon kadar zam değil; insanca yaşam ve adil bir ücret istiyoruz" sözleriyle tamamladı.




