Bayburt Postası - İktidarın pembe tablolar çizdiğini ancak Bayburt’un görmezden gelindiğini savunan Hancı, "Ekonomi Bayburt’ta çöktü, hükümet hâlâ rakam okuyor" dedi.

İşte o açıklama:

"Türkiye bir süredir kötü yönetilmiyor; bilinçli biçimde savruluyor. Bu savrulmanın Anadolu’daki en net karşılıklarından biri de Bayburt’tur. İktidar ekranlarda pembe tablolar çizerken, Bayburt’ta hayat her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Bu çelişki artık tahammül sınırlarını aşmıştır.

Bayburt küçük bir şehir olabilir ama yaşananlar küçümsenecek gibi değildir. Burada işsizlik vardır, göç vardır, umutsuzluk vardır. Gençler bavulunu hazırlıyor, esnaf borçla ayakta durmaya çalışıyor, çiftçi üretimden kopuyor. İktidar ise bu tabloya ya kör ya da umursamaz.

Ekonomi Bayburt’ta Çöktü, Hükümet Hâlâ Rakam Okuyor

Bayburt’ta sanayi yok denecek kadar az. Özel sektör yatırımı yok. Var olan birkaç işletme de yüksek maliyetler ve daralan piyasa nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Küçük esnaf kepenk kapatıyor, yeni açılan dükkân sayısı yok denecek kadar az.

Mazot fiyatı artmış, gübre fiyatı artmış, elektrik faturaları çiftçinin belini bükmüş. Hayvancılıkla geçinen üretici hayvanını satıp borcunu kapatmaya çalışıyor. Tarımı ve hayvancılığı desteklemesi gereken iktidar, Bayburtlu çiftçiyi kaderine terk etmiştir.

Buradan açıkça söylüyorum: Bayburt’ta ekonomi yönetilmiyor, seyrediliyor. Ve bu seyir, insanları yoksulluğa mahkûm ediyor.

Gençler Gidiyor, İktidar Sessiz

Bayburt’un en büyük sorunu göçtür. Gençler bu şehirde gelecek göremiyor. Üniversiteyi bitiren ilk fırsatta Erzurum’a, Ankara’ya, İstanbul’a gidiyor. Çünkü Bayburt’ta iş yok, üretim yok, plan yok.
Gençlerin gitmesi sadece nüfus meselesi değildir; bu şehrin hafızasının, emeğinin ve geleceğinin kaybolmasıdır. İktidarın “gençlere müjde” diye sunduğu projelerin Bayburt’ta karşılığı yoktur. Ne teknoloji yatırımı var ne üretim hamlesi ne de kalıcı istihdam.

Bir şehir gençlerini tutamıyorsa, orada devlet görevini yapmıyor demektir.

Ulaşım ve Altyapı: Yıllardır Aynı Masal

Bayburt’un ulaşım sorunları yıllardır konuşuluyor ama çözülen hiçbir şey yok. Karayolları, bağlantı yolları, çevre düzenlemeleri sürekli “programda” ama sahada karşılığı yok. Kış şartları ağır olan bu şehirde yollar hâlâ sorun olmaya devam ediyorsa, bu bir beceriksizliktir.

Havalimanı meselesi deseniz, yıllardır gündemde ama ortada net bir ilerleme yok. Bayburt, Türkiye’nin ortasında ama ulaşımda kenarda bırakılmış bir il gibi muamele görüyor. Bu, bilinçli bir ihmalin sonucudur.

Sağlık ve Kamu Hizmetleri Yetersiz

Bayburt’ta sağlık hizmetleri personel eksikliğiyle boğuşuyor. Uzman doktor bulmak zor, randevu almak zor. Vatandaş ciddi bir sağlık sorununda Erzurum’a gitmek zorunda kalıyor. Bir ilin temel sağlık hizmetlerini bile başka şehirlere havale etmesi, yönetim zaafının açık göstergesidir.

Kamu kurumlarında liyakat sorunu her geçen gün daha da belirginleşiyor. İş bilen değil, yandaş olan öne çıkıyor. Bu anlayış Bayburt gibi küçük şehirlerde daha da yıkıcı sonuçlar doğuruyor çünkü yanlış kararların telafisi çok daha zor oluyor.

Tarım ve Hayvancılık Bitme Noktasında

Bayburt’un en temel geçim kaynaklarından biri olan hayvancılık, yanlış politikalar yüzünden çöküşe sürüklenmiştir. Destekler yetersiz, girdi maliyetleri yüksek, pazarlama sorunları çözümsüzdür. Üretici kazanamıyor, aracı kazanıyor.

Tarım politikası Ankara’dan masa başında yazılıyor ama Bayburt’un dağını, yaylasını, iklimini bilen yok. Bu kopukluk üretimi bitiriyor. Üretim biterse, bu şehir tamamen tüketici hâline gelir ve yoksulluk kalıcı olur.

Siyaset Anlayışı: Eleştiriye Tahammülsüzlük

İktidar, eleştiriye kapalıdır. Bayburt’ta bir sorunu dile getirdiğinizde çözüm üretmek yerine rahatsız oluyorlar. Çünkü bu anlayış hesap vermeyi değil, itaati seviyor. Oysa siyaset, vatandaşın sorusundan kaçma sanatı değildir.

Muhalefeti susturarak, sorunları yok sayarak bu ülke yönetilemez. Bayburt susarsa, Türkiye kaybeder. Biz susmayacağız.

Devlet Ciddiyeti Yerine Algı Yönetimi

Her sorun karşısında sosyal medyada paylaşılan birkaç fotoğraf, birkaç süslü açıklama… Ama sahada değişen bir şey yok. Bu iktidar icraat üretmiyor, algı üretiyor. Bayburt’un algıya değil, çözüme ihtiyacı var.

Sonuç: Bayburt Sahipsiz Değil

Buradan açık ve net söylüyorum: Bayburt bu ülkenin ücra köşesi değildir. Bu şehir kaderine terk edilecek bir yer değildir.

İktidar Bayburt’u görmezden gelmeye devam ederse, biz daha yüksek sesle konuşacağız. Daha sert sorular soracağız. Çünkü bu şehirde yaşayan herkes insanca yaşamayı hak ediyor.

Hacer Çakar: "Engelliler İçin Erişilebilirlik Lütuf Değil, Zorunlu Standart Olmalı"
Hacer Çakar: "Engelliler İçin Erişilebilirlik Lütuf Değil, Zorunlu Standart Olmalı"
İçeriği Görüntüle

İYİ Parti olarak bizim derdimiz koltuk değil; memleket meselesidir. Bu yanlış düzen değişmeden Bayburt da nefes alamaz, Türkiye de.

Ve herkes şunu bilsin: Bu sessizlik düzeni, bu ihmal siyaseti, bu beceriksizlik değişecek."