8 Ağustos 1902 tarihinde Bayburt'ta zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mehmet Turan Bey (Maşûkbeyzâde), Padişah IV. Murad'ın takdirini kazanan Hasan Paşa'nın torunu Maşuk Bey ile Erzurumlu Binbaşı Mustafa Bey'in kızı Fitnat Hanım’ın evladıdır.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde Bayburt halkının büyük kısmının muhacir olmasıyla birlikte ailesiyle Kayseri’ye göç eden Mehmet Turan, Suşehri yakınlarında uğradıkları eşkıya baskını sonrası babasını ani bir felç ve ardından gelen vefatla kaybetmiştir.

Henüz 13-14 yaşlarındayken ailenin tüm sorumluluğunu üstlenen bu zeki genç, çocukluk döneminde aldığı özel eğitimlerin yanı sıra bir istihkam subayından Fransızca öğrenmiş, Kayseri’de akrabalarının delaletiyle Askerlik Şubesinde çalışmaya başlamıştır. Buradaki disiplini ve çalışkanlığı sayesinde Rüşdiye sınavlarını dışarıdan vermiş ve ardından Kayseri Sultanisi’ni üstün dereceyle bitirmiştir.

Bayburt işgalden kurtulunca memleketine dönerek aile topraklarını işleyen ve eski varlıklı durumlarını yeniden kazanan Mehmet Turan, İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi’ne kayıt yaptırmış ancak memleketindeki gençlerin sahipsiz ve idealsiz durumunu görünce eğitimini yarıda bırakıp kendini Bayburt’a adamıştır. Kendi kuşağının aydın ve ilerici bir lideri olarak Bayburt’ta okuma-yazma kursları açmış, folklor araştırmaları yapmış, Türk Ocağı’nda müsamereler düzenlemiş ve sosyal hayata canlılık getiren baloların öncüsü olmuştur.

Doğaya olan tutkusuyla Koruk Düzü’nün ağaçlandırılması için yoğun çaba sarf eden Mehmet Turan Bey, 1926 yılında Bulanık’ta yedek subay olarak vatani görevini yaparken bir tatbikat sırasında Murat Nehri’ne düşerek böbreklerini üşütmüş ve bu rahatsızlığı ömrünün sonuna kadar sürmüştür. Bu süreçte Bulanık Belediye Başkanı’nın kızı Süreyya Hanım ile evlenmiş; bu evlilikten Yekta ve Atilla adında iki çocuğu dünyaya gelmiştir.

1928 yılında Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey’in Bayburt ziyareti sırasında, resmi bir davetli olmamasına rağmen kürsüye çıkarak yaptığı etkileyici konuşma ile şehre ortaokul sözü almayı başarmıştır. Bakanın bina ve öğretmen yetersizliği gerekçelerini bizzat çözüm önerileriyle çürüten Mehmet Turan Bey, okul açıldığında gönüllü olarak edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

Sağlığı iyice bozulmasına rağmen sanatsal üretimini sürdürmüş ve modern bir dans türü olarak bir kız ile bir erkeğin el ele oynadığı, uygar bir anlayışı simgeleyen bir oyun icat etmiştir. Günümüzde "Mehmet Turan Barı" olarak bilinen bu oyun, 1936’da Trabzon’da Mustafa Kemal Atatürk tarafından izlenmiş ve Atatürk’ün bizzat eklediği "Ata Figürü" ile son halini almıştır.

Henüz 29 yaşındayken, 16 Kasım 1931 tarihinde İstanbul Güreba Hastanesi’nde nefrit hastalığı nedeniyle vefat eden Mehmet Turan Bey, ardında Bayburt halkının derin saygısını ve silinmez bir kültürel miras bırakmıştır.

Yazan: Murat Okutmuş

Yararlanılan kaynaklar:

Bayburt Postası Gazetesi Arşivi
Bayburt Tarihi (Sadri Karakoyunlu)