Bayburt Postası - Pide ve lahmacun salonunda başlayan meslek hayatı, bugün unlu mamuller alanında büyük bir başarıya dönüştü.
Fırıncılığa bir arkadaşının aracılığıyla başladığını belirten Baykara, mesleğe yönelmesinde Bayburt’un soğuk ikliminin etkili olduğunu ifade etti. Sıcağı sevdiği için fırında çalışmayı tercih ettiğini kaydeden Baykara, ilk birkaç gecenin ardından mesleğe bağlandığını ve 11’inci yılına yaklaştığını dile getirdi.
Farklı Şehirlerde Kendini Geliştirdi
Mesleğini ilerletmek için İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlere gittiğini belirten genç fırıncı; farklı ekmek çeşitlerini, üretim yöntemlerini ve sağlık açısından tercih edilen ekmekleri yakından incelediğini kaydetti. Gece fırında çalışırken gündüzleri de unlu mamuller üzerine farklı işlerde deneyim kazanan Baykara; beyaz ve renkli ekmeğin yanı sıra poğaça, simit ve kuru pasta yapımında da ustalaştı.

“Meslek Edinmeyi Bir Okul Misali Gördüm”
Zanaat öğrenmenin bir okulda eğitim almakla eşdeğer olduğunu vurgulayan Baykara, sürekli öğrenmenin ve bildiklerinin üzerine yenilerini eklemenin önemine dikkat çekti. Çalışarak 10 yılını mesleğine verdiğini belirten Baykara, şu ifadeleri kullandı:
"Bir meslek edinmeyi bir okul misali gördüm. Bir insanın okuyarak güzel bir yere gelmesi, kariyer yapması neyse zanaat öğrenmek, çalışarak bir meslek edinmek de aynı şey. Çaba göstermek, birin üstüne bir eklemek, sadece bildiğinle kalmamak çok kıymetli şeyler."
Bugün kendi elleriyle 40-45’e yakın ekmek çıkardığını belirten Baykara; üretimlerini beyaz ve renkli ekmek olarak iki gruba ayırdığını, hazırladığı ürünlerin lezzet ve sağlık açısından farklı özellikler taşıdığını sözlerine ekledi.
Haber ve Fotoğraflar: Öznur Demir





