İstanbul, 2010 yılının başlaması ile birlikte sahip olduğu Avrupa Kültür Başkenti unvanını, dün gece 7 farklı merkezde gerçekleştirilen etkinliklerle ve görkemli bir kutlamayla karşıladı. Kutlamalar, Haliç Kongre Merkezi’nde, Türkiye ve Avrupa’nın üst düzey devlet adamlarını ve diplomatları, iş ve kültür-sanat dünyasının önde gelen isimlerini, yerli ve yabancı basın mensuplarını bir araya getiren protokol töreniyle başladı. Tüm dünyaya yayılan İstanbul’un enerjisi, Taksim, Kadıköy, Sultanahmet, Pendik, Bağcılar, Beylikdüzü meydanlarında tüm İstanbulluların katılımıyla gerçekleştirilen kutlama etkinlikleriyle doruğa ulaştı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Haliç Kongre Merkezi’nde, ağırlıklı olarak Avrupa ülkeleri olmak üzere yaklaşık 40 ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcilerini, iş ve kültür-sanat dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren protokol töreni, saat 17.30’da başlayan açılış kokteyli ile başladı.
Ayrıca 2010 yılında bu unvanı taşıyacak diğer şehirler olan Essen ve Pecs’in yönetici heyetleri, Avrupa Kültür Başkenti unvanının gelişimine büyük katkı sağlayan önemli isimler, bu unvanının yaratıcısı Melina Mercouri’nin kardeşi Spyros Mercouris ve Avrupa Komisyonu üyesi diplomatlar da törende hazır bulundu.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç ve Devlet Bakanı ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Valisi Muammer Güler katıldı.

“İstanbul Büyüsü” izleyenleri büyüledi…
Yekta Kara’nın 16 Ocak için özel olarak tasarladığı ve sanat yönetmenliğini üstlendiği "İstanbul Büyüsü" adını verdiği adeta bir sanat şöleni niteliğini taşıyan özel performans açılış konuşmalarının ardından sahnelendi. 65 dakika boyunca, sanatın farklı dallarından 303 sanatçının sahnede yer aldığı gösteri; müzik, dans, şiir, İstanbul’a özgü ses ve görüntülerle, İstanbul’un sahip olduğu çok katmanlı derin kültürel mirası, şehrin enerjisini ve ilham kaynaklarını gözler önüne serdi.
Cüneyt Türel’in, "İstanbul’u Dinliyorum" şiir performansı ile başlayan gösteride, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Devlet Opera Korosu, MFÖ, Devlet Balesi, Sertab Erener, Bekir Ünlüataer, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Sefarad Sinagog İlahileri Korosu, Kevork Tavityan, Kubat, Zuhal Olcay, Silivri Halk Oyunları Topluluğu, Aynur, Yetkin Dikinciler, Fatih Erkoç, Dilek Türkan, İncesaz, Yarkın Perküsyon Grubu ve İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Çocuk Korosu sahne alarak çeşitli performanslar sergiledi. Sanatçıların tüm performanslarına Orkestra Şefi Naci Özgüç yönetimindeki 100 kişilik İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşlik ederken, Gökçen Koray'ın koro şefliğini üstlendiği gösterideki dansların koreografisini Aysun Aslan yaptı.

İstanbul için 2010 süreci başladı
“İstanbul Büyüsü” gösterisinin hemen ardından, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve protokol, Haliç Kongre Merkezi’nin iskelesinden, bu gece için özel olarak hayata geçirilen ışık, ses ve havai fişek gösterisiyle İstanbul’un 2010 sürecini başlattı.
Birçok medeniyetin ve farklı kültürlerin izlerini taşıyan, İstanbul’un kültürel zenginliğinin kaynağı olan Haliç’te, “Kent Etkinliği” olarak tasarlanan gösteri, Haliç’te bir kilometrelik bir alan gerçekleşen kurulumu ile Altın boynuz semalarını 10 dakika boyunca benzersiz bir gösteri sahnesine dönüştürdü.
Haliç’teki bu unutulmaz şölen, Taksim, Kadıköy, Pendik, Sultanahmet, Beylikdüzü ve Bağcılar meydanlarında kurulan özel ekranların yanı sıra televizyonlardan da 13 milyon İstanbulluya ve tüm Türkiye’ye evlerinden de ulaştı.

İstanbul’un enerjisi meydanlarda tüm İstanbullularla buluştu
Haliç’teki törenle eş zamanlı olarak tüm İstanbulluları bu coşkuya ortak eden farklı programlar da İstanbul’un dört bir yanında devam etti. Taksim, Kadıköy, Pendik, Sultanahmet, Beylikdüzü ve Bağcılar meydanlarında, DJ performansı, dans ve müzik gösterileri gecenin ilk saatlerinde İstanbullularla buluştu.
Gecenin en büyük sürprizlerinden birisini ise Taksim’de gerçekleştirilen Ateş Tiyatrosu ile Kadıköy’de gerçekleştirilen Balon Tiyatrosu oluşturdu. Fransız Group F tarafından sahnelenen bu gösteriler, gökyüzünü sahne olarak kullandıkları ve özel olarak hazırlanan müzik ve ateş şovlarıyla İstanbullulara unutulmaz anlar yaşattı.
Haliç’teki ses ve ışık gösterilerine start verilmesinin hemen ardından, bu altı farklı meydanda düzenlenen konserlerle İstanbulluların 2010 coşkusu doruğa ulaştı. Bugüne kadar Türkiye’yi yurtdışında da başarıyla temsil etmiş önemli ses sanatçılarının ve gruplarının performanslarıyla İstanbullular; Taksim’de Tarkan, Kadıköy’de Mor ve Ötesi, Beylikdüzü’nde Nil Karaibrahimgil, Sultanahmet’te Mercan Dede, Pendik’te Kıraç ve Bağcılar’da Zara ile kutlamalara kaldıkları yerden devam etti.
Özel müzelerde gece yarısı mesaisi
İstanbul Avrupa Kültür Başkenti unvanının resmi açılışı vesilesiyle, kamu ve özel müzelerle imzalanan protokoller sonucunda, 16 Ocak’a özel olarak şehrin kültür-sanat hayatı gece yarısına kadar devam etti. İstanbullular ve ziyaretçiler, aralarında Ayasofya Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı, İstanbul Modern, Rahmi Koç Müzesi, Sakıb Sabancı Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Aşiyan Müzesi ve Yerebatan Sarnıcı Müzesi’nin da bulunduğu İstanbul’un öne gelen kültür sanat merkezlerini ve müzeleri gecenin ilerleyen saatlerinde gezebilme fırsatına sahip oldu.





