Bayburt Postası - Acay’ın kaleme aldığı “Leyla / Kayıp Yolların Kızı” isimli yeni romanı, okuyucuyu savaşın yıkımından İstanbul’un sokaklarına, oradan da sürgüne uzanan sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor.
Hafızalardan Silinmeyen Karşılaşma
Gazeteci Mürsel Acay, 2003 yılında ABD öncülüğünde başlayan Irak işgali sırasında bölgedeki gelişmeleri aktaran en yakın tanıklardan biriydi. Ancak Acay, yalnızca cephe hattındaki çatışmaları değil, savaşın geride bıraktığı insan hikâyelerini de kayıt altına aldı.
Yazarın yeni romanına ilham veren olay, Irak savaşının son günlerinde Kerkük’te yaşandı. Bir otelin duvarı önünde annesi ve küçük kız kardeşiyle birlikte Bağdat’a gitmeye çalışan 15 yaşındaki Leyla ile karşılaşan Acay; o gün küçük kızın gözlerinde gördüğü korku, çaresizlik ve masumiyeti aradan geçen yıllara rağmen unutamadı. Kimsesiz ve parasız bir ailenin o günkü dramı, yıllar sonra bu romanın temelini oluşturdu.
Savaşın Karanlığında Bir Umut Işığı
Orta Doğu’nun kadim coğrafyasının emperyal çıkarlar ve çatışmalarla sınandığını belirten yazar, eserinde şu mesajı vurguluyor: “İnsan varsa çare de vardır, umut da vardır.”
“Leyla / Kayıp Yolların Kızı”, savaşın tüm karanlığına rağmen insanlığın direncini ve dayanışmanın gücünü hatırlatan bir eser olarak raflardaki yerini aldı.