Yaşam

Kilisede Bayram Namazından İlk Camiye Bir Gurbet Hikâyesi

Bayburt Tarih-Kültür ve Edebiyat Derneği (BAYDER) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Kültür Sohbetleri, bu hafta 47 yıllık gurbetçi Ziyaddin Efe’yi ağırladı.

Abone Ol

Bayburt Postası - "Gurbetten Bayburt" başlığıyla gerçekleşen sohbette Efe, Avrupa’daki Bayburt imajından şehirleşme sorunlarına, kültürel yozlaşmadan bağlamanın iyileştirici gücüne kadar pek çok konuya samimiyetle değindi.

"İlk Bayram Namazını Kilisede Kıldık"

1978 yılında aile birleşimiyle Almanya’ya giden Ziyaddin Efe, gurbetin ilk yıllarındaki zorlukları anlatırken çarpıcı bir hatırasını paylaştı. Hiç cami ve derneğin olmadığı o yıllarda, 1980 yılında belediyeden izin alarak ilk bayram namazını bir kilisede kıldıklarını belirten Efe, "O gün bizim için milattı. Babam imamlık yaptı, ben müezzinlik. 'Bunu yaparsa Bayburtlular yapar' dediler ve sahiden de ilk camiyi dört Bayburtlu arkadaş kurduk," dedi.

Saat Kulesi: "Gurbetçinin Kabe’si Gibi"

Bayburt’a duyulan özlemin sembollerle somutlaştığını ifade eden Efe, yurt dışındaki Bayburtlular için Saat Kulesi’nin önemini şu sözlerle anlattı:

"Saat Kulesi’ni gördüğümüzde sanki Kabe’yi görmüş gibi mutlu oluyoruz. O hasret, o kuleyi bizim için kutsal bir mabet haline getiriyor. Ancak yanına geldiğimizde karşılaştığımız o 'araba mezarlığı' görüntüsü ve bakımsızlık bizi yaralıyor. Misafirlerimize anlattığımız Bayburt ile gösterdiğimiz Bayburt arasındaki fark bizi mahcup ediyor."

Şehirleşme ve Sosyal Sorunlara Eleştirel Bakış

Konuşmasında Bayburt’un mevcut şehirleşme ve altyapı sorunlarına geniş yer ayıran Ziyaddin Efe, özellikle trafik kültürü, otopark yetersizliği ve kış aylarındaki kar temizliği çalışmalarını Avrupa'daki örneklerle kıyaslayarak dikkat çekici tespitlerde bulundu.

Efe, "Bir toplumun aynası trafiğidir. Eskiden şehre gelirken kıyafetimizi değiştirirdik saygımızdan; şimdi trafikte haklı bir uyarı yapınca tepki alıyoruz." diyerek nezaket kaybına vurgu yaptı.

Modern şehircilik anlayışındaki eksikliklere değinen Efe, dökülen asfaltın rögarlarla uyumsuzluğunu ve kış şartlarındaki yetersizliği şu sözlerle eleştirdi: "Yeni asfalt dökülüyor ama kanal kapakları 20 santim aşağıda kalıyor. Geçen hafta Almanya’daydım; kar yağdıktan saatler sonra okul ve eczane yolları pırıl pırıldı. Bizim çocuklarımızın hâlâ buzun üzerinde yürüyerek okula gitmesini kabullenemiyorum."

Bayburt Kalesi ve Şehit Osman gibi kadim mekanlardaki çevre kirliliğine ve denetimsizliğe parmak basan Efe, "Şehre girerken önce çöp yığınlarından, sonra askeri kontrolden geçiyoruz. Kadim bir şehre değil de bir kaçakçı şehrine girer gibi bir imaj oluşuyor. Kutsal saydığımız kalede içki şişelerinden geçilmiyor. Bu sahipsizlik bizi derinden üzüyor," ifadelerini kullandı.

Kontrolsüz Yapılaşma

Yeni yapılan binalarda otopark alanlarının gözetilmemesini "İstanbul'un mahalleleri gibi olacağız" sözleriyle eleştiren gurbetçi hemşehrimiz, şehir planlamasında geleceğin hesaba katılması gerektiğini belirtti.

"Bağlama İle Tanıştım, Dünyam Değişti"

Yaşadığı hayal kırıklıkları sonrası tam Almanya’ya dönme kararı almışken bağlama ile tanışan Ziyaddin Efe, müziğin ruhundaki iyileştirici etkisini katılımcılarla paylaştı. "La karar sesine bastım, dünyam değişti," diyen Efe, bağlamanın kendisine sabrı öğrettiğini, öfkesini dindirdiğini ve ibadetlerine bile huşu kattığını belirterek, herkese bir enstrümanla meşgul olmayı tavsiye etti.

Ziyaddin Efe, hemşehrileriyle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek sunumunu tamamladı.

BAYDER Başkanı Fatih Dündar, samimi sunumları için Ziyaddin Efe’ye teşekkür ederek günün anısına teşekkür belgesi takdim etti.

Kültür Sohbetleri; şiir sunumları, İmdat Sancar, İsmail Öksüz, Bulut Turgut, Yusuf Torun, Mustafa Gökoğlan, Zehra Eminoğlu ve Serdar Eslek’in sahne sunumlarıyla sona erdi.