Yiğit Adam: Cazim Gürbüz

Abone Ol

Yaşamımıza yön veren, aydınlık katan kişiler vardır.

Benim de o türden dostlarım oldu.

Ne ki Dost Cazim’in yeri bir başkadır, o yer hep boş kalacaktır.

Ona hep “Yiğidim” derdim de çok kıvanırdı. Gerçekten yiğit bir dosttu. Davranışlarında, düşüncelerinde, yazılarında, yapıtlarında “yiğitliği” ışıl ışıl parlardı.

O kadar yapıt kotardı, o kadar dost edindi, o kadar kavga etti, o kadar kucaklaşmaları oldu. Oldu da hiçbir zaman ilkelerinden ödün vermedi; boyun eğmedi, bel kıvırmadı.

En önemlisi de ilkelerine uymayanları açıkça, -kendi deyişiyle- kıvırmadan dillendirdi.

Yiğidim, çok konuştuğumuz “Türkçe” çalışmalarının –kendi deyişiyle- dosyasının yayınlandığını göremedi. Çok istiyordu. “Türkçe” O’nun ötelenemez tutkusuydu. Her söyleşimizin değişmez konusuydu. Yorumladığı her şeyi önce dil, Türkçe açısından dillendirdi.

Cazim can, derinlikli incelenip ülkemize, ulusumuza, insanlığa kattıkları ile Türk düşün dünyasına ve yazınına kazandırılmalıdır.

Dostumun yaşamdan ayrılışı da tam ona yakışır biçimde oldu: kabullenerek ve yiğitçe…