Dosya

Yakup Abdal’da güzel bir gün…

Basın mensupları için tahsis edilmiş araca binip yola koyuluyoruz. Yolumuz uzun… Bayburt’a 48 km, Demirözü İlçesine ise 20 km uzaklıktaki Yakup Abdal Köyü. İsmini köyün yüksek bir tepesinde kabri bulunan Yakup Abdal’dan almış. Daha önceleri defalarca gittiğimiz Yakup Abdal Köyü’ne şimdi bambaşka bir nedenle gidiyoruz… Ziyaretimiz sırasında hem 2008 yılında temeli atılan gölet inşaatının son halini göreceğiz, hem de  Demirözü Barajı ve Yakup Abdal Göleti çalışanları için düzenlenen pikniğe katılacağız.

Abone Ol

Basın mensupları için tahsis edilmiş araca binip yola koyuluyoruz. Yolumuz uzun… Bayburt’a 48 km, Demirözü İlçesine ise 20 km uzaklıktaki Yakup Abdal Köyü. İsmini köyün yüksek bir tepesinde kabri bulunan Yakup Abdal’dan almış. Daha önceleri defalarca gittiğimiz Yakup Abdal Köyü’ne şimdi bambaşka bir nedenle gidiyoruz… Ziyaretimiz sırasında hem 2008 yılında temeli atılan gölet inşaatının son halini göreceğiz, hem de  Demirözü Barajı ve Yakup Abdal Göleti çalışanları için düzenlenen pikniğe katılacağız.

Yol boyunca iki taraflı uzayan araziye bakıyoruz. Meslektaşlarımızdan biri sulanamayan arazilere dikkat çekerek o ıssız bucaksız arazileri fotoğraflamanın telaşına düşüyor. Kendisi de aynı zamanda köy çocuğu olduğu için Yakup Abdal’a yapılan göletin bir benzerini kendi köyü için hayal ediyor. Göletin bulunmaz bir nimet olduğunu sözlerine ekleyip, kazancın kat kat fazlalaşacağına değiniyor.

Kaptanımızın bir an önce programa kavuşma telaşı arasında, yol boyunca piknik yapan ailelere ve çiftçilere el sallıyor, selam veriyoruz. Neşeli ve bol sohbetli yolculuğun kargaşasında Demirözü’nün ıssız sokaklarından geçip, Gökçedere’ye varıyoruz.

Yakup Abdal Köyü’ne kıvrılmadan, yol ayrımında traktörleri ile bizleri çiftçiler karşılıyor. Yol gösteriyorlar, gösterdikleri yoldan ilerliyoruz. Köy yolunun her iki yanında önce tek tük, sonra sıradağlar gibi uzanan Kuşburnu ağaçlarını işaret eden bir arkadaşımız eskilerden kalma bir bilgiye değiniyor: “Kuşburnu çok olunca kış uzun ve sert olurmuş.” Söyleyelim, kuşburnu bol ve çoktu!

Kışı düşünmek için henüz erken sevinciyle, önce iki dağ arasından yeşil vadiye adım atıyor, ardından da bu şirin köyümüzün en yükseğine kurulmuş Yakup Abdal’ın kabrini görüyoruz. Fatihanın bitimine yakın, Yakup Abdal köyüne giriyoruz.

Bizleri ilk karşılayan köyün sakinliği oluyor. Az ileride ki gölet inşaatının varlığını bildiğimizden, kalabalığın o tarafta olacağını düşünüyoruz.

Doğru düşünmüşüz: İnşaat alanı devasa bir setle karşılıyor gelenleri. Ve misafirlerin gelmiş olması ile heyecanla koşturan misafirperver köy sakinleri... Yer kilimleri serilmiş, sofralar kurulmuş, telaşın sebebi ise son bir kez olsun gözden geçirme isteği.

Ve protokol geliyor bulunduğumuz alana: Valimiz Kerem Al, Demirözü Kaymakamı Turgay Ünsal, Cumhuriyet Başsavcısı Mithat Kutanoğlu, İl Emniyet Müdürü Mesut İnce, İl Özel İdare Genel Sekreteri Ziyettin Babacan ve Ressam Prof. Dr. Hüsamettin Koçan bugüne tanıklık edenler arasında…

Biraz bilgi...



Prof. Dr. Hüsametin Koçan haliyle manzaraya takılıyor. Yeşilin ve sarının tonlarına bürünmüş dağları seyre dalıyor. Ve Bayburt desenli halı ve kilimlere uzanıyoruz. Köy sakinlerinin özenle hazırladığı yöresel lezzetlerden tadıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Semaver keyfi başlamıştı ki, gazetecilik aklımıza geliyor ve hareketleniyoruz.

İlk durak, yaşlı bir amcamız. İsmi, … İstanbul’da ikamet ediyor olmasına rağmen, yazları hep burada. Arazilerini ve bu arazilerin geleceğini anlatıyor:



Ardından ’ün yanındayız. Biraz telaşı var, çünkü misafiri çok. Yine de, biraz dert yanıyor, biraz anlatıyor. Muhtarlıkta ikinci dönemini yaşayan Nuh Akyüz, diyor... Gölet inşaatının bitirilmesinden duyduğu mutluluk gözlerinden okunuyor. O da Valinin alaka ve ilgisinden dolayı memnuniyetini dile getiriyor.

Ve en önemli konuya değiniyor.

Köy sakinlerinin telaşı, neşesi ve mutluluğu çok özel bir günü yaşadığımızı müjdeliyor. Bu duygular içerisinde ayrılıyoruz Yakup Abdal’dan. Göçün kanayan yaraya dönüştüğü Yakup Abdal’dan… Ve umudun yeniden yeşerdiği Yakup Abdal’dan…

Emeği geçenlere sonsuz teşekkür…