Tütün

Abone Ol

Kasım 2025 tarihinde Kolcularla, kaçak tütün içenlerin Kabaçayır köyünde yaşadığı macerayı "Kabaçayır Ajansı" başlığıyla yazmıştım. Olayı anlatan dostum amcasının oğlunun başına gelen olayın Cumhuriyetin ilk yıllarında tek parti döneminde yaşandığını anlatmış, sözde tarih okumuş ben de, Osmanlı’nın son döneminde, daha çok 1838 yılında İngilizlerle yapılan "Balta Limanı" anlaşmasından sonra ortaya çıkan garip olaylardan olduğunu belirtmemişim.

Araştırınca aslında bu zulmün; 1881'de kurulan Düyun-ı Umumiye’ye bağlı olarak 1883'te kurulan; tütün üretim, işleme, depolama ve satış tekelini elinde bulunduran yabancı sermayeli Reji İdaresi’nin marifeti olduğunu tekrar hatırlamış oldum. 1853-1856'da cereyan eden adına Kırım Savaşı denen Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Osmanlı Devleti aşırı harcama yapıp, 1854'te başlayarak 20 yıl içinde 14 defa dış borç alarak borçlanınca, 1875'te bu dış borçları ödeyemeyeceğini ilan etmiş. Bunun üzerine alacaklı Avrupalılar; ilk önce Rüsum-ı Sitte, Rüsum-ı Sitte’nin iyi vergi topladığı görülünce Düyun-ı Umumiyye ve en son, Almanya-Avusturya-Fransa ortaklığı ile Reji idaresini (Memalik-i Osmaniyye Duhanları Müşterek’ül Menfaa Reji İdaresi) kurmuş. Bu kuruluşlar "devlet içinde devlet" olsa da borçların çokluğu yüzünden devlet kabul etmek zorunda kalmış.

Reji İdaresi 1883'ten 1925'e kadar 42 yıl tütün piyasasını tek eline almış. Osmanlı topraklarında tütünden sağlanacak her türlü geliri toplayıp, Osmanlı Devletinin borçlu olduğu devletlere ödemek için kurulduğu için, tütün üretiminden çok buradan gelecek kârla ilgilenmiş. Reji İdaresinin kaçakçılığı önlemek gayesiyle kurduğu geniş yetkilere sahip, ‘"Kolcu Teşkilatı" denen, müslüman ve gayrimüslim ahaliden seçilen silahlı koruma birliklerinin sayısı, 1890'larda 6500'ü buluyordu ve mensupları suç işlemekten, adam öldürmekten, gasptan çekinmeyen insanlardı. Bunlarla savaştıkları için halkın desteklediği kaçakçılar, üreticiden aldıkları, kıl çuvallara doldurdukları tütünü bazen zorla olsa da halka satıyorlardı.

Tütün geliri, Reji İdaresi, Düyun-ı Umumiyye ve Devlet arasında paylaşılacak iken; Reji İdaresi, Paris Borsası tarafından yalanlanıncaya kadar kârını inkâr etmiş.

Reji İdaresi kurulunca Osmanlı Devlet sınırları içinde 450 fabrika kapanmış. Reji idaresinin; üreticiden çok ucuza aldığı tütünü dışarıya yüzlerce kat pahalı satması, ekim alanlarının sınırlanması, ekili yerlere ve ürünlere el koyması halkın büyük tepkisini çekiyordu. Kolcularla kaçakçı denen vatandaşlar arasında zaman zaman ölümlü çatışmalar yaşanıyordu. Bu çatışmalar tütün yetiştiren Trabzon, İzmir, Bursa, Aydın, İzmit, Samsun civarında daha çoktu.

Normal zamanlarda dahi insanları çevirip tabaka-tütün bulduğunda hemen imha eden kolcular halkın korkulu rüyası olmuş. Kaçakçılar (ayıngacılar) atlı olarak köylere tütün götürüp satarken kolculara yakalanınca çatışma kaçınılmaz olurmuş. 1901 yılında kolculardan ve halktan ölenlerin sayısı 20 bin, diğer yıllarla birlikte toplam ölen çiftçi-kaçakçı sayısı 70 bin olarak rivayet ediliyor.

26 şubat 1925 'te Tütün Rejisi İdaresi lağvedildi, 1 mart 1925'te devlet tarafından Fransızlardan satın alındı. Kolcuların faaliyetleri ise 1925'te sona erdi.

Trabzon, Giresun ve Gümüşhane dağlarında kaçakçı kolcu çatışmaları halk ezgilerinde, manilerde anlatılır. Kolcular yabancıların paralı destekçisi olarak görülür.

Ege türküsü olan "çökertme zeybeği" tütün kaçakçılığını anlatır.

Yaşar Kemal, Kemal Tahir romanlarında reji kolcuları ile kaçakçıları anlatırlar.