Tengri, Kral ve Evrak

Abone Ol

Eskiden düzen basitti.
Yukarıda devlet vardı.
Aşağıda vatandaş.

Herkes yerini bilirdi.
Bilmeyen, kapıdan öğrenirdi.

Sonra vatandaş bir gün sıkıldı.
İş yaptı, taşındı, abonelik istedi.

Tehlike orada başladı.
Çünkü işlem yapmak isteyen insan, “neden” sorusunu sormaya başlar.

Rönesans dediler adına.
Aslında insanın kendi hayatına bakmasıydı.

Bir telefon açtı.
Elektrik idaresi açtı sistemi.
“Kimlik numarası yeter,” dedi.

Doğalgaz da aynıydı.
İki dakika sürdü.

Vatandaş şüphelendi.
“Her şey bu kadar kolay olamaz,” dedi.

Sonra su idaresini aradı.

Ses değişti.

Bir anda çağ değişti.

“Ayakların yok mu, Şubeye geleceksiniz.”

Vatandaş şaşırmadı.
Alışkındı.
Kolay olan şeyin bir yerde mutlaka zorla karşılaştığını bilirdi.

Neden sorusu sordu.
Cevap kısa geldi.

“Öyle.”

Elektrik dijitaldi.
Doğalgaz uzaktan yönetilebilirdi.
Su ise hâlâ yürüyerek gidilen bir çağda yaşıyordu.

Vatandaş düşündü. Suyun ÖZGÜLAĞIRLIĞI var.

Aynı şehirde üç farklı düzen vardı.

Biri ekranın içindeydi.
Biri telefondaydı.
Biri koridorun sonunda.

Sonra başka kapılar hatırladı.

e-Devlet açıldı.
Bir şeyler oldu.
Bazı şeyler olmadı.

Vergi sistemleri hızlandı.
Randevular dijitalleşti.
Bazı imzalar hâlâ “ıslak” kaldı.

Vatandaş anlamaya çalıştı.

Devlet tek bir sistemdi ama tek bir hızda çalışmıyordu.

Bir yer API çağında.
Bir yer dosya klasöründe.
Bir yer hâlâ “yarın gelin” zamanında.

Hobbes’u hatırladı kimse söylemeden.
Düzen vardı.

Lakin düzenin içinde hız eşit değildi.

Sonra vatandaş kapıya gitti.

Koridor uzundu.
Sıra numarası vardı.
Bekleme alanı vardı.

Zaman görünmüyordu ama hissediliyordu.

Bir imza için yarım gün.

Bir kaşe için bir sabah.

Bir işlem için bir ömürden küçük parçalar.

Vatandaş düşündü.

Elektrik hattı yer altından gidiyordu.
Doğalgaz kilometrelerce boruyla ulaşıyordu.
Su zaten akıyordu.

Bilgi ise hâlâ yürüyordu.

Sonra aynı soru geri geldi.

Neden bazı işlemler telefonda bitiyor da bazıları binada başlıyor?

Cevap gelmedi.

Çünkü cevap bazen prosedür olur.

Vatandaş dışarı çıktı.

Kapı kapandı.

Devlet içeride kaldı.

Vatandaş dışarıda kaldı.

İki nokta arasında bağlantı kurulamadı.

Kiriş oluşmadı.

Sadece temas vardı.

Temas, bazen yeterli sayılır.

Ama bekleyen için yetmez.

Sonra vatandaş yukarı baktı.

Tengri yoktu.

Kral yoktu.

Sadece sistem vardı.

Sistem konuşmadı.

Sistem çalıştı.