Softa Laz’ın şeriat algısı, zemin etüdü tekerlemesi, TC Kimlik tekse, kitaplarım

Abone Ol

LAZ SOFTA, ŞERİAT VE ADALET 

Usuma o cahil Laz softanın 55 yıl önceki sözleri geliyor.

Üniversite öğrencisiyim, Erzurum Hemşin Pastanesinde masama geliyor ve beni sigaya çekiyor:
-Ula nedur sizin Musliman uşaklarla zorunuz, niye dad vermeyisinuz olara?..
-Şeriat istiyor onlar, Cumhuriyeti yıkıp şeriat devleti kuracaklarmış.
-Kelsun ula şeriat, şeriata kurban olayum. 
-Yahu saçmalama git öğren, git İslam Tarihi oku, git Cumhuriyet tarihi oku ya da gel her gün bir saat ders al benden.
-Haa... Sen de gel bizim Hocaefendiden şeriat öğren. Korkma şeriat adildür adil...

55 yıl sonra?.. “Şeriat kazandı” demeye dilim varmıyor ama nass’larla yönetilen bir ülke olduğumuzun da ayırdındayım.  Peki ya o Laz’ın dediği adalet? İşte o yok, adaleti ara ki bulasın…

Cahil Laz mı? Ölmüştür, yoksa benden çekeceği vardı.

İDRAK SEVİYESİNE GÖRE İNŞA VE ERZURUMLU’NUN ZEMİN ETÜDÜ ALGISI

Ünlü mimarımız Turgut Cansever’in çok tutulan, sosyal medyada da çok paylaşılan, kitaplara konu olan o ünlü sözü: “İdrak seviyemize göre inşa ederiz.”

Bugünün idrak seviyesi nedir peki? Ya rastgele yapılan zevksiz betonkondu evler, estetik yoksunu camiler ya da görmemişlik anıtı gökdelenler.

Ve bilime aykırı yapıldıkları, sürekli çıkarılan imar aflarıyla yasallaştırıldıkları için ilk yer sarsıntısında yerle bir olan konutlar, işyerleri… 

Oysa ki bakınız geçmiş yüzyıllarda Erzurumlular kendilerine göre zemin etüdü yapmışlar ve etüdü edebi bir anlatımla da halkın kafasına sokmaya çalışmışlardı:  

"Yeri düz, otu saz, kuşu kaz, hele git biraz,
Yeri dik, otu kekik, kuşu keklik, orda eyleştik."

TC KİMLİĞİN SON RAKAMI TEK Mİ, ÇİFT Mİ? 

TC Kimlik numarası tek rakamla bitenler Türk değilmişler kripto Ermeni ya da dönme imişler. Başbakanlık Devlet Arşivlerinden emekli birisi bir sokak röportajında böyle diyor.

Hemen baktım, benim ve eşimin TC Kimlik Nosu çift rakam. Öfff be Türklüğüm gene kanıtlandı, ya tek çıksaydı ne b.k yiyecektim?

Hadi bakalım siz de bir kontrol edin kendinizi...

Şaka bir yana, bu ülkede böyle saçmalıklar büyük ilgi çekiyor, doğru olarak algılanıyor...

KİTAPLARIMI SAVUNMAYAYIM MI?

Yazarlık bir iddia işidir, kitaplar da bir iddia ile, bir şeyleri değiştirmek, iz bırakmak, öldükten sonra da yaşamak için yazılır. Ben 27 kitabı bu erekle, bu hedefle yazdım.

Birçok yazar gibi benim de düşünsel robot resmim kitaplarımdadır. Onlara bakmadan özüme ve sözüme bakmak yanlışların en korkuncudur. Kitaplarımı okumadan, okumaya gerek duymadan benimle tartışmaya, bana akıl öğretmeye, ayar vermeye, kitaplarımı kıskançlık ya da başka kötücül güdülerle küçümsemeye yeltenenlere hadlerini bildirmem ters geliyor kimilerine.

Yahu bu nasıl bir tutum ve algıdır? 

Ben ne yapayım şimdi, savunmayayım mı kitaplarımı, savununca ayıp mı etmiş oluyorum?