Halen tartışıyorlar. Erzincan İliç maden faciası ortada iken siz hâlâ neyi tartışıyorsunuz? Madenciliği tartışarak cicili-bicili hale getiremezsiniz. Siyanürlü altın madenciliği felakettir, felakettir, felakettir. Bu değerli sorularınızın çevresel etkilerinin yanı sıra siyasal-sosyal ve kültürel etkilerine de biraz daha katkı yapmak gerekirse; madenin, siyanür havuzu yapmak için köy mezarlıklarını söktürdüğünde ve sonrasında mezar yerine siyanür havuzu kurulması için Ankara’dan gelen adını öğrenemediğimiz, öğrenip de ne yapacağız? Eşgalini verdikleri; yaşlı, esmer, zayıf kadın profesör, “ÇED gerekli değildir raporunu verdim, bize ne diyorlarsa onu yapıyoruz” diyerek çekip gitmiş geldiği yere Ankara’ya.
Altın madeni şirketinin söktürdüğü Mastra Köyü, Gülbahçe Mezarlığı’nın yerine ÇED gerekli değildir raporu veren profesör, ‘bize ne deniyorsa onu yapıyoruz’ dediğinde Mark’ın tezini güçlendiren en önemli detay kaydedilmiştir. Kırda yıkım sert oldu evet. Kentin kır karşısında zaferi yara bere içindedir. Yaşlı kadın profesörün mezar yerine siyanür havuzu “ÇED gerekli değildir” raporu insanlığın bağrında; “açık yaradır.”
Mezarlık sökümünde açtığımız davada verilen hapis cezaları ödül gibidir, madenin sahibi ile dönemin valisinin yargılanmasını da talep ettiğimiz duruşmada mahkemenin beyanımızı kayıtlara geçmeyip, davanın apar topar bitirilmesi, kırın yenilgisinin yıkıcı olduğu ölçüde kentin de bu sarsıntıdan payına düşeni alması demekti.
Son yirmi yılın iktidarı burjuvazinin aksine, kırsal ilişkileri darmadağın etmemiş; pekiştirmiş, burjuvazideki gibi vicdansız ticaret özgürlüğünü, kazanılmış özgürlüklerin yerine gizli değil, apaçık koymuştur. Bilim, yargı, idare Mastra’nın bayırlarında askıdadır.
1990’lı yıllarda dönemin iktidarının, sonucunu hesap etmeden Türkiye’deki kamu kaynaklarımızın özelleştirmeyle transferi ülkemize fayda yerine yoksunluğu, yoksulluğu getirdi. Bugün sıranın, mülkiyeti az kişinin emrine, eline veren; servet transferine ve nihayet sıradan insanların elindeki toprakların transferine gelmesi yoksulluğu daha da derinleştirecek gibi… İlla da yapılacaksa, yapılması gereken, özellikle maden ruhsatları, öz varlıklar, bulunduğu ülkenin/ülkemizin insanlarının refahına bırakılacak bir kontrole ihtiyaçlıdır.