O mücadelemiz sonuç getirdi. Bilimsel panel düzenledik. Halkı aydınlatmak için İzmir’den, İstanbul’dan bilim insanlarını Gümüşhane’ye davet ettik. Sağ olsunlar geldiler. Altın madenciliğinin çevre felaketine yol açacağına dair bilimsel bilgilendirme yaptılar. Biz o mücadeleden olumlu sonuç aldık, daha ön araştırma sürecinde maden galeriyi kapatıp gitmek zorundan kaldı. Ama gittiklerini hiç düşünmedik, hep tedirgin bekledik. Nitekim öyle de oldu, yasaları değiştirip geri geldiler.
Düşünün: Dönemin İzmir Milletvekili Devlet Bakanı Işın Çelebi, Eurogold Altın Madeni Şirketi tarafından mahkemeye verildi. Maddi manevi tazminat davası açıldı. Bakan Işın Çelebi ülkemizin topraklarını zehir meydanına çevirecek maden yasasının geçmesini istemeyen, madene direnen Bergamalı köylülerin direnişine çok duyarlıydı.
Gümüşhane ve çevresinde özellikle altın, çinko, gümüş, bakır, kurşun madenciliğinin sebep olduğu çevre kirliliği için çok şey söylenebilecek bir süreç yaşandı. Altın madenlerinin yol açtığı çevre kirliliğini haber yapmak için defalarca gittiğimizde kaç kere zehirlendiğimizin sayısını unuttuk. Siyanür havuzundan siyanürlü suyu direk dereye veriyorlardı. “Bu su arıtıldığı için tertemizdir” diyordu maden yetkilileri, halen aynı söylemi sürdürüyorlar. “Temizse için o zaman diyorduk” öylece yüzümüze bakakalıyordu. Yakınımda uzağımda kim varsa üzerimden çıkar pazarlıkları, saldırılar, sataşmalar, hakaretler, tehditler kırla gidiyordu.
Soruyoruz. “Bu kaçıncı?”, ‘29 dilekçeniz vardı bu otuzuncu abla diyor savcılık kalem kâtibi.” “Plakayı geçtik desene” diyerek bulutları dağıtmaya çalışıyoruz, buruk bir tebessümle karşılık veriyor” Böyle bir süreçti bizimki öptük de başımızın üzerine koyduk.
Madenden önce görülmemiş yol boyu kuş ölüleri.. İnsanlar ölüyor, mezarlıklar sökülüyor. O günlerde; 2012 Aralık diyelim, on altı yıl öncesini anımsıyoruz. Bilimsel konferansımıza katılan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Metalurji Mühendisi Prof. Dr. İsmail Duman, “Burada siyanür havuzu kurulursa, otuz kilometre mesafeyi olumsuz etkileyecek. Yirmi otuz yıl sonra kanser vakaları artacak ve insanlar dut gibi dökülecekler” demişti. Madenin taştan topraktan, öğütülerek ayrışımında ağır metallerin açığa çıkması, besin zinciriyle insana geçmesi kanser vakalarının başlıca nedenidir.
Bugüne gelindiğinde, İkisu-Tersun arasındaki, 22 köyde son on yılda kaç kişinin kanser vakalarından öldüğüne dair resmi kayıtları paylaşmaya yanaşmadı yetkililer. Gümüşhane’deki ilk altın madeni köyümüz Mastra’da kurulurken, acil kamulaştırma yasasıyla köy bir hafta içinde zemheri ayazında boşaltıldı. Birkaç hane akrabalarımız apar topar köyden çıkarıldı. Hayvancılıkla geçinen kuzenlerim kış ortasında hayvanlarıyla açıkta kaldı. Tavukları yumurtalarını karların içine yumurtlamış. İneklerini ısıtmak için açık alanda hayvanlara battaniye sarıp, soba yakmışlar…