Bayburt Postası - Daha önce müşteriler arasında çıkan tartışmalar nedeniyle siyaset konuşulmasını yasaklayan Elçi, bu kez de iş yerinde para toplanmasını engelledi.
Yıldız Garajı mevkisinde esnaflık yapan ve çevresinde "Kral" lakabıyla bilinen Muhammet Elçi, yıllar önce siyasi tartışmaların hakarete dönüşmesini önlemek amacıyla işletmesine "Burada siyaset konuşmak yasaktır" levhası asmıştı. Elçi, son dönemde müşterilerin rahatsız edilmesi üzerine genelge ve izin farkı gözetmeksizin yeni bir kural daha uygulamaya koydu. İş yerine "Bu iş yerinde izinli olsa bile para toplamak yasaktır" uyarısını asan esnaf, ayrıca içeride yüksek sesle konuşulmaması yönünde de müşterilerini uyardı.
"Siyasi Görüşü Ne Olursa Olsun Herkese Açık Ama Hakarete İzin Yok"
Mesleğe 1979 yılında başladığını, 30 yıl hastane kantini işlettikten sonra mevcut çay ocağını açtığını belirten Elçi, kuralların gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
"İşletmeme bürokratlar, valiler, belediye başkanları ve gurbetçiler başta olmak üzere her siyasi görüşten insan geliyor. Bu kapı herkese açık ancak kimsenin bir başkasına hakaret etmesine müsaade etmem. Herkes birbirinin görüşüne saygı duymak zorunda."
"Duygu Sömürüsünün Önüne Geçmek İstiyorum"
Para toplama yasağını, bazı kişilerin çocukları kullanarak müşterilerin manevi duygularını istismar etmesi nedeniyle aldığını ifade eden Elçi, sabah saat 04.30'da iş başı yaptığını vurgulayarak, "Kendi emeğimle çalışıyor, temizlik yapıyor, bardak yıkıyorum. Birilerinin gelip çocukları kucağına alarak duygu sömürüsü yapmasına izin veremem. Bu yüzden bu yasağı koydum" dedi.
"Uyarı Yazısını Görenler İçeri Giremiyor"
Asılan levhaların ardından dilencilik veya kayıt dışı yardım toplama amacıyla gelenlerin işletmeye giremediğini belirten Elçi, vatandaşları da bu tür suistimallere karşı uyararak para vermemelerini istedi. Çay ocağında müşterilerin huzurla oturmasını amaçladığını dile getiren esnaf, kurallara uymayan ve yüksek sesle konuşarak çevreye rahatsızlık veren kişileri iş yerinden çıkardığını da sözlerine ekledi.
Haber ve Fotoğraflar: Öznur Demir