Sonra, yeni bir ihale… Bu defa satış fiyatları “değerinde” tutulmuştu! Öyle ki, benzer işyerini bir önceki ihalede alan ile ikinci ihalede alan arasında iki katına kadar yükselen bir değer farkı oluşmuştu! Yani 150 m2’lik bir işyerini 300 Milyona alanlarda oldu, 150 Milyona alanda!
Böylesine bir “tezatın” yaşandığı TOKİ Kentsel Dönüşüm Projesi, bir şekilde sahiplerini bulmuştu artık! Üstelik, metrekarelerine göre bölünmüş, içi ve dışına hiç el sürülmemiş, kaba inşaatı bitirilmiş bir halde! Yeni bir işyeri sahip olabilmek için ekonomik olarak kendini zorlayan esnafı; iç dizayn, kapı, pencere gibi masraflar bekliyordu artık!
Önce, hiç kimse işyerini bu “altın” değerinde yeni ofislere taşımadı! Uzun bir sessizlik dönemiydi yaşanan! “Ben ne yaptım” ve “şimdi ne yapacağım” sorularının içe dönük sessizliği olsa gerek!
Derken Bayburt Üniversitesi girdi devreye… Bayburt Üniversitesi öğrencileri anayol yerine daha çok Çoruh kıyılarını tercih edince, işyeri sahipleri yavaş yavaş fikirler oluşturmaya başladı… Birkaç kafe, birkaç internet salonu, kırtasiye derken bölge üzerindeki ölü toprağını atmaya başladı!
2008 yılında teslim edilen TOKİ işyerleri şehrin ufkunu mu açtı, yoksa yanlış bir uygulama mıydı? Bu tartışmanın hala devam ettiği bir ortamda TOKİ esnafına kulak verdik!
Ziyaret ettiğimiz TOKİ esnafı, özellikle üniversitenin tatile girmesinin ardından sinek avlar durumda! Diğer bir sorun ise işyerlerinin tamamının faal olmaması ve bir çok hak sahibinin işyerini depo olarak kullanmaya devam etmesi olarak gösteriliyor.
Tabi bir de, iş merkezi olarak yapılan bölümün işyeri sahipleri tarafından ne yapılacağına henüz karar verilmemiş olması, büyük bir soru işareti olarak duruyor!
TOKİ Esnafı; iş merkezi ile birlikte diğer işyerlerinin de aktif hale gelmesi durumunda “muhitin” canlanacağına inanıyor… Sıkıntı ve dert çok esnafta! Sıralarsak; çevre düzenlemesi ve her yağmur sonrası yaşanan olumsuzluklardan esnaf şikayetçi!
Özetle, TOKİ’de görüntü var, ses yok!