Türk Eğitim-Sen Bayburt Şubesi 2. Maarif Kongresi'ne bildiriler ile katkı sundu

Türk Eğitim-Sen, Maarif Kongresi’nin 100’üncü yılında düzenlediği 2. Maarif Kongresi yoğun bir katılımla Ankara'da gerçekleşti.

Türk Eğitim-Sen Bayburt Şubesi 2. Maarif Kongresi'ne bildiriler ile katkı sundu

Bayburt Postası - Kongre kapsaminda Bayburt'ta yapılan "Spor Eğitim Çalıştayı" ve "Türk Kültürü ve Eğitim Çalıştayı" dahil olmak üzere 81 ilden gelen gelen raporların birleştirme çalışmalarının yürütüldüğü Türkiye Raporu Tashih Komisyonu'nda Bayburt Üniversitesi personeli Mehmet Asif Alan görev aldı.

Kongreye Bayburt'tan Türk Eğitim-Sen Bayburt Şubesi Başkanı Ahmet Çalışkan, Mehmet Asif Alan, Cihan Saka, Haluk Kartal, Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Akkoyun Koç, Dr. Öğr. Üyesi Celal Boyraz, Öğr. Gör. Tunahan Filiz sundukları bildirilerle katkı sağladılar. 

Türk Eğitim-Sen tarafından UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun desteği ile düzenlenen 2. Maarif Kongresi; Türk eğitimine, Türk bilim hayatına ve 2023 sonrasında Türk devletine insan kaynağının niteliğini artırmak amacıyla eğitim alanında yol haritası belirlemek için gerçekleştirildi.

2. Maarif Kongresi’nin açılış oturumu 14 Temmuz tarihinde bugün Cumhuriyet Müzesi olarak faaliyette bulunan 2. TBMM Genel Kurul Salonunda gerçekleştirildi. Kongrenin açılış oturumu Türk Eğitim-Sen’in facebook sayfası ve youtube kanalından canlı olarak yayınlandı.

Ev sahipliğini Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın yaptığı 2. Maarif Kongresi’ne Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Prof. Dr. Adnan Boyacı, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Buluç, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Selvi, İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Türkav Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz, Türk Eğitim-Sen Genel Merkez Yöneticileri, Türk Haber-Sen Genel Başkanı Yücel Kazancıoğlu, Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nurullah Albayrak, Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Mustafa Tümer, Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Başkanı Mustafa Yorulmaz, Türk Emekli-Sen Genel Başkanı Osman Özdemir, çok sayıda akademisyen, bilim insanı, öğretmen ve eğitimci katıldı.

Kongre’nin açılış oturumu saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra kürsüye gelen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan Kongre’nin açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında 1. Maarif Kongresi’nin, o dönem eğitimin durumu ve toplumsal ihtiyaçlar adına kapsamlı bir değerlendirme yapmış olması ve genç Cumhuriyet’e bir yol haritası çizen bir organizasyon olması itibariyle özel olarak hatırlanması ve ihya edilmesi gereken bir toplantı olduğunu bildiren Geylan, Cumhuriyet tarihimiz boyunca Maarif Kongresi adıyla ikinci bir toplantının söz konusu olmadığını söyledi.

Geylan, bu itibarla, Türk Eğitim-Sen olarak başta Başöğretmen Atatürk olmak üzere hem 1. Maarif Kongresi’nin tüm emektarlarını minnetle anmak hem de Türk milli eğitiminin her husus ve aşamasına dair eğitimin paydaşlarını bir araya getirmek üzere yüzüncü yıldönümünde 2. Maarif Kongresi’ni düzenlemeye karar verdiklerini bildirdi.

Genel Başkan Geylan konuşmasında şunları dile getirdi:

“Yirmi birinci yüzyılın baş döndürücü gelişmeleri hepimizin malumudur. Küresel salgının bütün dünyada kendisini gösterdiği şu günlerde, eğitilmiş insan gücünün stratejik bir üstünlük olarak kabul edildiği artık tescil edilmiştir. Eğitim; toplumsal barışın, kalkınmanın, bağımsızlığın, sağlığın, adaletin, güvenliğin velhasıl toplumun ihtiyaç duyduğu bütün alanların ana omurgası ve temel taşıdır.  

Milletlerin kendi milli hedefleri ve ihtiyaçları doğrultusunda eğitim modelleri belirlemeleri; bireyin ve toplumun kendini geliştirerek kendi ayakları üzerinde durmasının tek gerçek yolu olarak kabul edilmektedir. Ziya Gökalp’in dediği gibi, eğitimin ve hedefin milli olması, elzem olarak değerlendirilmelidir. Toplumsal kalkınmanın taşıyıcısı olan milli eğitim modeli, ülkenin bu alandaki bütün paydaşlarının katılımı ve önerileri ile oluşturulduğu takdirde, kapsayıcı ve bütünleştirici bir hüviyet kazanarak ülkenin ihtiyaçlarına karşılık verebilecektir. 

Türk milleti, geçmişte yaşadığı olumsuzlukları kendi içinden bir kurtarıcı çıkararak bertaraf edebilmiştir. Bu gerçek, milletimizin birikimlerinin bir neticesi olarak Türk tarihinde defalarca tecelli etmiştir. Bir toplumun kendi geleneğinden getirdiği deneyimle, ideal insanı elde etmek için uyguladığı çocuk yetiştirme biçimi ve bunun bilgisi olarak karşımıza çıkan eğitim kurumu, doğru yönlendirildiği ve mensuplarına imkân verildiği zaman meyvelerini cömertçe sunmaktadır. Bilge Tonyukuk, Bilge Kağan, Sultan Alparslan, Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk, El Cezire, Ali Kuşçu, Gazi Yaşargil, Özlem Türeci, Aziz Sancar, Oktay Sinanoğlu, Cahit Arf, Canan Dağdeviren, Nurcan Taylan, Uğur Şahin gibi pek çok değeri tarihte ve bugün bünyesinde yetiştiren Türk milleti, tarihin kendisine biçtiği görevi, eğitim ve öğretim yoluyla sahip olduğu nitelikli insan hazinesi ile gerçekleştirmiştir.  

Hiç şüphe yoktur ki, Türk tarihinin önemli dönüm noktalarından birisi de I. Dünya Savaşı sonrasında ülkemizi işgal eden güçlere karşı başlatmış olduğumuz Milli Mücadele hareketi olmuştur. Türk millî mücadelesinin 19 Mayıs 1919 tarihinde başladığı süreci, millet olarak yazacağımız destanın ilk bölümü olarak değerlendirilebiliriz. Biliyoruz ki, Atatürk daha Milli Mücadeleyi zihninde kurgularken, bunu sadece necip Türk milletine güvenerek ve milletin çalışkanlık ve azmi ile başarılabileceğine inanıyor, bu inancını da her fırsatta dile getiriyordu. 

Mustafa Kemal’in Türk gençliğine seslenirken “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” vurgusu, O’nun bu aziz milletin bütün zorlukları kendi öz kaynakları ile yenebileceğine olan güveninin en açık ifadesidir. 

Milli mücadelenin zaferle sonuçlanacağına inanan Atatürk ve yol arkadaşları sonraki adımları da planlamaktaydı. Onlar, zaman kaybetmeden muasır medeniyetler seviyesine ulaşmanın eğitim ile mümkün olacağını çok iyi biliyorlardı.  

19 Mayıs 1919 günü başlayan milli mücadelenin, cephede kazanılan kısmı kadar, cephe gerisi ve zafer sonrasının da planlanması ihtiyacı Atatürk’ün ve yakın çalışma arkadaşlarının zihninde her daim önemli bir yer tutuyordu. 

Atatürk, bu sorunun çözümünü de yine bütün çıkmazların çaresini bulduğu Türk milletinin yüreğinde ve irfanında aramaya karar vermiştir. Necip Türk milleti, bir yandan cephede düşmanı boğarken, diğer yandan da cehalete karşı zafer kazanacaktı. Çünkü cephede kazanılan parlak zaferlerin, kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusu ile mümkün olacaktı. Türk milleti yedi düvele karşı elde ettiği bağımsızlığı, eğitim marifetiyle sanayi ve ekonomi başta olmak üzere tüm alanlara yayacaktı.  

Bu amaçla Atatürk aydınlara, eğitimcilere ve eğitim yöneticilerine başvurarak geniş kapsamlı bir meclis oluşturdu. 15 Temmuz 1921’de Türkiye’nin dört bir tarafından gelen katılımcılar ile Ankara’da Maarif Kongresi’ni topladı. Düşmanın Polatlı’ya kadar geldiği yani savaşın en çetin günlerinde düzenlenen Maarif Kongresi’ne ordunun Başkumandanı olan Atatürk’ün bizzat katılıp, büyük bir titizlikle takip etmesi, O’nun eğitime verdiği önemin en büyük işareti ve bugünün kamu yöneticilerine en önemli mesajı ve mirasıdır. 

Bu tutum, 1923 yılında Türk Devleti’nin geçeceği yeni yönetim biçiminin ardından toplumsal kalkınmanın kilidinin eğitimde olduğuna dair şuurun somut göstergesidir. 15 Temmuz 1921 tarihinde başlayan 1. Maarif Kongresi, 1923 sonrası yaşanan toplumsal dönüşüm ve muasır medeniyet yolunda atılacak adımların eğitimle kozasının örüldüğü bir toplantı olarak Türk tarihinde önemli bir yer tutmuştur.  

Maarif Kongresi’nden sonraki süreçte 1923’ten 1926’ya kadar Heyet-i İlmiye toplantıları adı altında, 1939’dan 2014’e kadar da Milli Eğitim Şuraları olarak benzeri toplantılarla Türk Milli Eğitimine dair süreçler işletilmiştir. 

Fakat 1. Maarif Kongresi, o dönem eğitimin durumu ve toplumsal ihtiyaçlar adına kapsamlı bir değerlendirme yapmış olması ve genç Cumhuriyet’e bir yol haritası çizen bir organizasyon olması itibariyle özel olarak hatırlanması ve ihya edilmesi gereken bir toplantıdır. 

Bilindiği üzere Cumhuriyet tarihimiz boyunca Maarif Kongresi adıyla ikinci bir toplantı söz konusu değildir. Bu itibarla, Türk Eğitim Sen olarak başta Başöğretmenimiz Atatürk olmak üzere hem 1. Maarif Kongresi’nin tüm emektarlarını minnetle anmak hem de Türk milli eğitiminin her husus ve aşamasına dair eğitimin paydaşlarını bir araya getirmek üzere 2019 yılında almış olduğumuz bir karar ile yüzüncü yıldönümünde 2. Maarif Kongresi’ni düzenlemeye karar verdik.  

Gururla ifade ediyorum ki; 2. Maarif Kongresi’ni düzenleme şerefi de en çok tarihimize ve ecdadımıza sadakati hücrelerinin her zerresinde taşıyan Türkiye sevdalısı Türk Eğitim Sen’lilere yakışırdı. Şükürler olsun. 

İnanıyoruz ki; nasıl 1. Maarif Kongresi 1923’e yani Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolun taşlarını döşemiş ise, irfan ordusu 2. Maarif Kongresi ile de 2023 sonrasına yani Türk Devletinin daha güçlü ve daha müreffeh ikinci yüz yılına omuz verecektir. 

Türk Eğitim-Sen olarak, her durum ve şartta Türk milletinden yana taraf olma düsturumuzla 2023’e bir hazırlık ve bir yol haritası belirlemek amacıyla, Ankara’da, yüz yıl sonra, aynı ruh ve heyecanla 2. Maarif Kongresi’ni gerçekleştirmenin haklı onurunu yaşıyoruz." 

Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk da kongrede bir konuşma yaptı. Selçuk konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu kongrenin çok ayrı bir önemi vardır. 6 Mayıs 1920’de Maarif Vekilliği adı altında kurulan teşkilatın bir çekirdek olarak daha sonradan geliştirilmesi tarihi bir hadise. Her zaman vurgulandığı gibi milli mücadele devam ederken böyle bir kongrenin toplanmış olması ve bu toplanma sırasında da aslında ortada bulunan tahayyülün nasıl bir gelecek tasavvurunu içinde barındırdığı anlamında çok ayrı bir değeri var. Çünkü savaşın ortasında hayal edilen ya da bir an önce yapılması istenen davranışlar, hal ve hareketlerin daha ziyade savaşın sıcaklığıyla alakalı olması icap ederken aslında meselenin daha büyük bir perspektiften çok daha büyük bir fotoğrafla ele alındığını görüyoruz.”

25 Kasım 1920’de Meclis'te alınan bir kararla öğretmen ve öğrenciler için askerlik yükümlülüklerinin de kaldırıldığını belirten Bakan Selçuk, “Bu, aslında başka bir mesaj çünkü Çanakkale'den itibaren yaşadığımız birçok hadisenin aslında bir devletin geleceğiyle nasıl alakalı olduğunun da bir göstergesi. 1921 Maarif Kongresi, dünyanın yeni şartlarında ulusal birliğin gerçekten tehdit altında olduğu bir dönemde yapılıyor ve Türk milleti için Kurtuluş Savaşı'nın öneminin, sadece savaşın kendisiyle ilgili değil bir maarif davasıyla ilgili olduğunun da altını çiziyor. Maarif Kongresi'nde eğitim ve kültür politikalarına yönelik ortaya konulan bakış açısı, aslında bir çekirdek mahiyetinde ve bir hiza taşı gibi ortaya konulan bir yaklaşım. Bu kongre, okul ve öğrenci mevcudunu tespit etmek, yapılması gereken çalışmaları belirlemek ve geleceğe dair birtakım tasarımları ortaya çıkarmak için toplanıyor. Tarihimizde Başöğretmen Atatürk’ün eğitim, bilim ve kültür alanındaki düşüncelerini, yapacağı çalışmaları, bu çalışmaların esasını ortaya koyan bir yol haritasıyla karşımıza çıkıyor.

Elbette yol bitmez, yol uzundur ve yolun zamanın ruhuna uygun bir şekilde dönüşmesi, dönüştürülmesi, yaşanması, yaşatılması gerekiyor. İşte tam da bu nedenle, bizim bugün de eğitim tarihimizin ortaya koyduğu bu fotoğrafı yeniden tarif edip, yorumlayıp, geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda ele almamız icap ediyor. Bu kongre, tarihi kararlar olarak elbette düşünülebilir ama her tarihi karar, aslında şu anın da kararıdır. O yüzden bu kararları sadece geçmişte olup bitmiş bir hadise olarak değil, geçmişi ve geleceği bütünleyen bir işaret fişeği olarak görmekte de yarar var” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un konuşmasının ardından Bakan ile kongre katılımcıları II. TBMM binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.

2. Maarif Kongresi, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” adıyla düzenlenen açılış paneli ile devam etti. Gazi Mustafa Kemal Açılış Panelinin Başkanlığını MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Adnan Boyacı yürütürken; Prof. Dr. Hilmi Demir, Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş, Prof. Dr. İrfan Erdoğan ve Ali Baltacıoğlu birer konuşma yaptı.

Açılış oturumunun ardından “Atatürk, Türk Eğitim Tarihi ve Maarif Kongresi Sanal Sergi” açılışı gerçekleştirildi. Türk tarihine damga vuran eğitimci-yazar İsmail Hakkı Baltacıoğlu da kongremizle minnetle yad edildi. Kongrede “İsmail Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu” açılışı ve Ali Baltacıoğlu’nun babası İsmail Hakkı Baltacıoğlu’nu anlattığı söyleşi gerçekleştirildi.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, kongre katılımcılarıyla birlikte Anıtkabir ziyareti gerçekleştirdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fifi 3 ay önce

Anıtkabirde fotoğraf maşAllah.Hocalar mesaj veriyor.