banner164

BAYBURT, BAŞTAN SONA YENİDEN PLANLANMALI

Bir yaz akşamı Şehit Osman Tepesinde, ay ışığında Bayburt’u seyrediyorum.

BAYBURT, BAŞTAN SONA YENİDEN PLANLANMALI
Bir yaz akşamı Şehit Osman Tepesinde, ay ışığında Bayburt’u seyrediyorum. 20 asırdır savaşlara geçilmez olan kale tüm görkemiyle şehre giydirilmiş bir taç misali duruyor sol yanımda, Çoruh Nehri süzülerek şehrin ortasından akıp, gerdanlık gibi kaleyi dolanarak devam ediyor. Birçok uygarlığı konuk etmiş 5 bin yıllık tarih ve kültür şehrini ay ışığında izliyorum, karşımda kademeli şekilde yükseliyor evler sanki Mardin taş evleri misali. Çoruh Nehrini izliyorum, kıyısındaki ağaçlar arasında koşuyor, nehrin sularında yürüyorum, çocukluğumun geçtiği mekanlarda kayboluyor gece bitmesin istiyorum.

Ay batmasın güneş doğmasın Bayburt’um üzerine
Kaybolan şehrim çıkmasın bizleri kahreden yaraların gün yüzüne
Terkedilmiş yurdum, yalnızlığının türküsü Çoruh’un namelerinde
Sahip çıksın sana yetiştirdiğin evlatların artık günün birinde

BAYBURT, NEDEN YENİDEN PLANLANMALI?

Bayburt İmar Planları yapılırken kentin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerler korunmadan ve kent kimliği dikkate alınmadan planlama yoluna gidilmiş, eski kent dokusu yok olmuştur. Kent merkezindeki geleneksel dokuda az katlı ve ayrık nizam olan yapılaşma, imar haklarında sürekli artışla beraber bitişik nizam ve çok katlı yapılaşma uygulanarak, tarihi kent dokusu kimliğini kaybetmiştir. Birçok şehirde, tarihi kent dokusunda, mahalle ölçeğinde içinde sakladığı bir yer vardır. Mesela Ordu’da Taşbaşı Mahallesi ve Trabzon’daki Ortahisar Mahallesi gibi kentin kimliğini taşıyan tarihi mekanları vardır. Bayburt’ta tarihî dokunun korunması amacıyla hazırlanmış ve uygulanmış ayrıntılı proje bulunmamaktadır.

Eski yapılaşmaların olduğu çoğu yerleşimlerde imar adasındaki arazi kullanım oranının, TAKS 0.75’i aştığı hatta 1.00’e ulaştığı görülmektedir. Doğan ve İhramcı Sokaklar, Veysel ve Şingah mahalleleri vb yerleşimlerde, yapı adaları arasında araç giremeyen dar sokaklar mevcuttur. Bu durum günümüz imar mevzuatına da aykırıdır. Mevzuat acil durumlarda konutlara çeşitli yollardan ulaşılabilme, gereğinde yaya yollarının da taşıt girebilir nitelikte olması zorunluluğunu getirmektedir.

Bayburt, yakınındaki aktif fay hattı nedeniyle ikinci derece deprem bölgesi olarak sınıflanmıştır. Kentte birçok eski yerleşim bölgesinde; Zahit, Veysel ve Karasakal vb mahalleler, afet riskli alanı olup, alt yapısı da yetersizdir. Bu eski yerleşimlerin harap görüntüsü de ayrıca kentin silüetine zarar vermektedir.

Çoruh kenarları yapılaşmaya açılmış ve kent merkezinde neredeyse hiç rekreasyon alanı bırakılmamıştır. Gelişme konut alanlarında düzenli rekreasyon alanları tasarlanmamış, parçalı yeşil alanlar tanımlanmış ve birçoğu plan değişiklikleriyle pasif hale getirilmiştir. Eğimli, yerleşimin zor olduğu alanların ve yüksek gerilim altlarının yeşil alan olarak tariflenmesi aktif yeşil alan kullanımını imkansız hale getirmiştir. Ayrıca imar planında yol hiyerarşisi yetersiz kalmış ve yayalara yönelik meydan ya da düzenli bir yaya aksı tanımlanmamıştır.

Meskûn alanlarda mülkiyetlerin parçalı olmasından kaynaklanan sıkıntılar, kent çeperlerine ilave imar planları yapılarak çözümlenmiştir. Bu ilave planlarla kentin yerleşim alanı neredeyse iki katına çıkartılmıştır. Bu şehir planlanmasında konut ihtiyacından fazla yerleşime açılmış, kent her yönde büyüme eğilimine girmiş ve bunun sonucu alt yapı maliyetleri artmıştır.

Yapılaşma faaliyetlerinde, özellikle konut üretiminde, elde edilecek kazanç sahip olunacak inşaat metrekaresiyle ölçülmektedir. Dolayısıyla kentin neresinde olursa olsun maksimum inşaat hakkı kazanma yolunda bir çabanın olduğu görülmektedir. Planlama kurumu ise bu talepleri karşılayan bürokratik bir mekanizmadan öteye gidememiştir.

Bütüncül ve bilimsel verilere dayalı bir planlamanın olmaması, kent adına yanlış kararların verilmesine yol açmıştır. Yerel yönetimler kente fon sağlama çabasıyla çoğu kez hızlı bir şekilde, kente katma değeri olmayan projeleri inşaa etmektedir. Mesela Bayburt Üniversitesi’nin yerini kentten kopararak uzakta yapılması, yeni devlet hastanesinin yer seçimi yaya ve araç erişimi açısından yanlıştır. Yeni hükümet binası inşaa edilirken oluşacak trafik yoğunluğunun ve gerekli açık otopark alanın düşünülmediği ortadadır. Çoruh Nehri kıyıları ve yatağının acımasızca betonlaştırılması, Şehit Osman Tepesi’nin imara açılması, Hükümet binasının yıkılarak altına otopark ve üzerine ise kent meydanı denilen anlamsız bir alanın oluşturulması da yapılan yanlışlardandır. Oysaki meydanlar kentlerde ana yaya ve araç ulaşımının kesiştiği noktada oluşur, bu yapılan alan ise şehrin en işlek ana caddesi olan Cumhuriyet Caddesi ile tek kesiştiği cephesinden otopark girişi verilerek ana cadde ile ilişkisi kesilerek meydan değil bir tören alanı oluşturulmuştur.

PLANLAMA İLE KENTE NELER KAZANDIRILIR?

Bayburt, kalesiyle bütünleşmiş içinden nehir geçen,yöreye ait  taşı ile yapılmış özgün yapıları olan  eşsiz bir tarihi şehirdir. Kentin bu özelliklerini ortaya çıkaracak kararların alınması ile kent büyük bir değer ve vizyon kazanacak, kenti hak ettiği noktaya şüphesiz taşıyacaktır.

Kent merkezinde Bayburt’un tarihi kimliğini taşıyan mahalleleri yeniden eski kimliğine kavuşturarak, eski Bayburt gün yüzüne çıkarılabilir. Önceki imar planı raporları ile görsel kaynaklardan yararlanılarak, geleneksel yapı malzemesi ile (yontma taş kültürü çağdaş teknoloji ile bütünleştirilerek) mimarisine uygun binalar, kent dokusuna uygun olarak yeniden inşaa edilmelidir.

Saat kulesinin çevresindeki tarihi dokuya uygun olmayan binaları yıkarak; Ulu Cami, Kırk Çeşmeler, Bedesten, Taşhan vb. tarihi binaları ön plana çıkararak Çoruh nehri ile bütünleştirip kent meydanı oluşturulmalıdır. Bu meydandan Bayburt Kalesi'ni, Şehit Osman’ı seyredebilir Çoruh Nehri ile bulaşabilecek alanlar oluşturulabilir.

Kent merkezine yakın gelişim ve dönüşüm alanları belirleyerek, yeni kent merkezi oluşturulmalıdır. Kentin uzun zaman dilimindeki gelişimi ön görülerek yeni taşıt, yaya ve meydanlar yapılabilir, düzenli ve aktif yeşil alanlar oluşturulmalıdır.

Bayburt’un ortasından akan Çoruh Nehri’nin çevresindeki yapılaşmalar durdurularak bu alanlar insanların suyla buluştuğu rekreasyon alanları olacak şekilde kentle bütünleşik bir şekilde tasarlanmalıdır. Bu planlama sayesinde kenteki insanların yaşam kalitesini artırabilir, kentin turizm potansiyeline olumlu bir katkı sağlayabiliriz.

PLANLAMAYI NASIL GERÇEKLEŞTİRİP HAYATA GEÇİREBİLİRİZ?

Dünyada kentlerin geleceklerinin karar verilmesi süreçlerinde yerel ölçekten uluslararası düzeye kadar kamu, özel ve sivil toplum kurumları ortaklıklarıyla, kentsel mekanın organizasyonu ve planlama alanında yenilikçi yaklaşımlarla gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda kentlerin bilgi üreten ve paylaşan merkezler olarak yeniden tanımlanması ve yapılandırılması gerekmektedir.

Kısa vadeli, dönemi kurtaran çözümler değil; kalıcı ve gelişimde ivme yaratacak çözümler üretmek gerekir. Bu ise maddi kaynaktan çok düşünmeye, araştırmaya, proje üretmeye yeterli zaman ayırmayı gerektirir. Kent için neyin iyi olduğu konusunda kapsamlı ve katılımlı bir planlama anlayışına sahip olmanın yanında kısa, orta ve uzun soluklu bir uygulama süreci gerektirir.

Kaliteli proje yaparsanız bu projeye kaynak oluşturabilirsiniz. Kamu sektörü öncülüğünde ve (kamu sektörü+özel sektör+gönüllüler sektörü+ulusal /uluslararası finans) çerçevesinde proje yürütülebilir. Bu ortaklık kapsamında kamu fonları, ortak girişim bazında projeler geliştirmek üzere özel sektör fonlarını harekete geçirmek için kullanılabilir. Bu ortaklıkların her biri bir dizi yerel yönetimi ve çeşitli kamu sektörü, özel sektör ve gönüllü/STK sektörü kurumunu bir araya getirilebilir.

Richard Sennett: “Yeni şehirler faklı kıyafetler içerisinde ortaya çıkıyor fakat hepsi aynı problemle yüzleşmek zorunda, baştan sona planlama” diyor ve ekliyor: “Şehir bir komplekstir ve doğası gereği önceden tasarlanmıştır fakat inşa edildiğinden beri zamanla değişmiştir ve planlaması eskimiştir."

Bayburt, tarihi kültürel ve doğal kimliğini ön plana çıkaracak planlamayı bilimsel, çağdaş ve katılımcı bir anlayışla gerçekleştirmek zorundadır. Bu planlamada şehrin kaderini değiştirecek dönüşüm ve gelişim projeleri ile eski kent gün yüzüne çıkarmalı ve yeni kentin gelişim kriterleri ortaya konmalıdır. Çoruh Nehri ve kıyılarını bu dönüşüm içerisinde ele alınarak bu alanlar yeşil ve rekreasyon alanları olarak tasarlanmalıdır.

Bayburt’un yıllardır hayal ettiği bu dönüşüm ancak kentin bir bütün olarak yeniden ele alınıp baştan sona planlanmasından geçmektedir. Bu kapsamlı dönüşüm kentin planlanmasında yerel ve kamu yönetimlerinde halkın söz sahibi olması ile gerçekleşebilir. Yapılacak güçlü birliktelik bundan sonra yerel yönetimlerde katılımcı mekanizmaların çalışmasını sağlayacak, bu birlikteliğe katılanlar ve destek olanlar, Bayburt kentinin kaderini değiştirecek tarihi bir adım atmış olacaktır.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
GÜRSEL KARAPINAR 3 ay önce

En elzem yapılacak olan yasayla Mahalle ve Çarşı alanında inşaatlara ,yapılaşmaya dur denilecek ya da SİT alanı ilan edilecek... Yoksa .her gün mantar gibi biten bu rezalete DUR diyemeyiz....

Misafir Avatar
Murat Çelik 3 ay önce

Bilinçsiz bir şekilde şehre harcanan para sizin gibi değerli akademisyenler gözetiminde yapılmış olsa idi şehirin kimliği değişirdi.

Misafir Avatar
Yunus 3 ay önce

Evet yapılması herşey belli ama standartları yukarı çekmeyi dâhi düşünemeyen bi toplum sessiz kalmaya devam ederse böyle gelmiş böyle gidiyor demeye de devam ederiz,emek ve bilginin değerisiz olduğu bi yapılanma söz konusu,bu yazdıklarınızı hesap etmeyi bırakın açıkça söylüyorum;çalanların,talan edenlerin,kül hakkı yiyenlerin,kendi kesesinden başkasını düşünmeyenlerin olduğu ve bu yapılanlara sessiz kalan bi topluluk olduğu sürece değişen tek şey yılların yazılışı olur.

Misafir Avatar
muhterem 3 ay önce @Yunus

bayburta,demiryolu,gelmeliki,her,şey,daha,güzel,olsun,yol,medeniyettir.saygıile

Beğenmedim (0)
Misafir Avatar
Grasunlu 3 ay önce

Tuzcuzade mahellesi riskli bölgemi ne yönden riskli acaba buralı değiliz ama o mahallede oturuyoz

Misafir Avatar
Hakan 3 ay önce

Mimar hanım,keşke bu şehri yönetenler sizin fikirlerinize önem verip değerlendirseler.Ama a dan z ye bu yala yut cu takım ancak kendi çokarına göre iş yapar.

Misafir Avatar
Bayburtlu Salih 4 ay önce

Servet ÖZBEK beye , bir ATASÖZÜNÜ hatırlatırım, ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSENİZ KARDIR .
Siz asıl şunu söyleyiniz, bu zamana kadar sorumluluk mevkiinde bulunupta ,yerine getirmeyen ve koltuk uğruna taviz verenler utansın,
Aşağıda beyan ettiğiniz sözü tasvip etmiyorum, hatta şunu sormak istiyorum,yapılan hatalarda, yoksa sizindemi bir dahliniz var.
"Rüyamı görüyorsunuz yoksa aşırı hayalci misiniz. Çoruh kenarında birtek binayı bile kamuladtiramazsiniz."

Misafir Avatar
Bayburtlu Salih 4 ay önce

Sn Asuman hanım, olayı şefaf ve her hangi art niyet olmadan ortaya koydular.
Bizlerin, halk olarak mahallede ve kahvehanelerde muhabbet dili ile söylediklerimizi, kendileri sade anlaşılır ve bilimsel cümleler ile yazıya döktüler.
Artık bunan sonrası her kademedeki sorumlularındır.

Misafir Avatar
Demirözü 4 ay önce

Salih cengiz bu işler resim çizmeye benzemez bütçesi siyaseti konjektürü belediyesi tapusu var babam var zor işler zor