Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa YAZARLAR Namık Kemal ZEYBEK Alevi Çalıştayı

Alevi Çalıştayı

e-Posta Yazdır PDF

Namık Kemal ZeybekTürkiye halkının büyük çoğunluğu Hanefi Sünni İslam... İkinci çoğunluk ise Alevi Bektaşi İslam... Şafi Sünni İslam olanlar da az değil; Caferi Şii İslam olanlar da... Halkımızın büyük çoğunluğu İslam... Hıristiyan, Musevi, Bahayi, Yezidi olan yurttaşlarımız da var... Belki başka dinlere bağlı olanlar da var, inançsızlar da...

Hepimiz kaderimizin bize verdiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çatısı altında yaşıyoruz. Çok azımızın dışında dinimizi, mezhebimizi de; devletimizi biz seçmedik...

Durum böyle olunca bize, yani her birimize düşen nedir? Kendi inancımızı, inandığımız ve istediğimiz gibi yaşamak ve başkalarının bu haklarına da saygılı davranmak değil mi?

İnanç ayrımlarından ve aykırılıklardan doğan düğümlerin çözümü de bu anlayışta değil mi?
Evet aynen böyle...

Öyle olunca ortak devletimizin de bize böyle bakması ve inanç hak ve özgürlüğümüz konusunda adil olması gerekmez mi?
Demokrasiyi benimsiyorsak "gerekir elbette" deriz...

Peki öyle midir?
Öyle olsaydı "Alevi Çalıştayı"na gerek olmazdı...

Ülkemizde Sünnilerin de Şiilerin de hak ve özgürlük anlamında sıkıntıları var... Ama asıl düğüm Alevi-Bektaşilik´te... Bu düğüm artık çözülmelidir. Demokrasinin temeli "hak ve özgürlükler"dir. Yöneticilerini halkın seçmesi ise işin biçim şartı... Katılımcılık çağdaş demokrasinin vazgeçilmezi...

Alevi Çalıştayı´nı katılımcı yaklaşımla büyük bir düğümün çözülmesi anlamında değerli buluyorum ve katılıp görüşlerimi söyleyeceğim...

Ne mi söyleyeceğim?
Uzun yıllardan beri yazıp-söyleyip durduklarımı elbette...
Öncelikle Alevi-Bektaşilik tanımının ve anlatımının ancak bu inanca bağlı olanlarca yapılabileceğini... Aleviliğin bir soy-sop konusu değil, inanç konusu olduğunu da vurgulayarak...

Ama asıl çözümün demokratik yaklaşımla olması gerektiğini... Kimse kimseye yol ve yöntem dayatması yapamaz anlayışını da unutmadan...

Neler mi yapılmalıdır? İşte:

- Camilere tanınan kolaylık cemevlerine de tanınmalıdır (ibadethane olup olmadıklarına Allah´tan ve ibadet edenlerden başka kimsenin karar veremeyeceği unutulmadan).
- Sünni din görevlilerine tanınan haklar, Alevi-Bektaşi din görevlilerine de tanınmalıdır.
- Sünni din kurumuna tanınan haklar Alevi-Bektaşi din kurumuna da tanınmalıdır (ya da kurumun içine Alevi-Bektaşi bölümü de açılmalıdır).
- Alevi-Bektaşi din bilgini yetiştirecek okullar Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde açılmalıdır (özel okullara da izin verilmedir).
- Tarihi Alevi-Bektaşi dergâhları ve onların mülkleri Alevi-Bektaşi din hizmetleri kurumuna geri verilmelidir.
- Okullardaki Din ve Ahlak Bilgisi derslerinde Alevi-Bektaşilerle ilgili bölümler Alevi-Bektaşi inançlı bilginlere yazdırılmalıdır. Kime mi? Söz gelimi Ali Rıza Uğurlu Dede ve Mehmet Yaman Dede´ye... Başkaları da çok...
Bu arada Alevi-Bektaşi önderler de konuya siyasi ve ideolojik pencereden bakmamalı, inanç ve demokrasi açısından yaklaşmalı... CEM VAKFI bu konuda iyi bir örnektir. Başkaları da var...

Görüyorsunuz aslında Alevi açılımı ne kadar kolay...

 

Yorumlar (1)add comment

EMANET diyor ki:

ÇİÇEKCİ ADRESİ ŞAŞIRINCA

Filistinli Müslümanlarla Dayanışma Konferansı''na katılan eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek
kürsüde konuşurken çok ilginç bir olay yaşandı.

Babıali Vakfı'nın daveti üzerine Kırıkkale'ye gelen eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, vakfın organize ettiği
''Hz. Hüseyin ve Kerbela Şehitleri'ni Anma, Filistinli Müslümanlarla Dayanışma Konferansı''na konuşmacı olarak katıldı.

Zeybek, konuşmasını yaptığı sırada salona giren bir çiçekçi, sipariş edilen çiçeğin alındığına dair
kağıt imzalatmak üzere kürsüye çıktı.
İlk önce cevap vermediği çiçekçinin diretmesi üzerine Zeybek,
''Evladım ben konuşmacıyım, bana değil şu arkadaşlara imza attırman gerekiyor"
diyerek çiçekçinin kürsüden aşağı inmesini bekledi.

Babıali Vakfı yetkilileri her yıl düzenledikleri
''Hz. Hüseyin ve Kerbela Şehitleri'ni Anma, Filistinli Müslümanlarla Dayanışma Konferansı''
çerçevesinde eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek'i Kırıkkale'ye davet etti.
Gök Düğün Salonu'ndaki konferansta bir konuşma yapan Zeybek,
Hz. Hüseyin hakkında bilgi verdiği sırada salona bir çiçekçi girdi.
Zeybek'e doğru yönelen çiçekçi, sipariş edilen çiçeğin alındığına dair kağıt imzalatmak üzere kürsüye çıktı.
Çiçekçinin siparişi verip imza ve bahşiş almakta diretmesi üzerine Zeybek,
"Evladım ben konuşmacıyım, bana değil şu arkadaşlara imza attırman gerekiyor"
diyerek çiçekçinin aşağı inmesini bekledi.
Salonu dolduran yüzlerce kişi, yaşanan durum karşısında kahkahalar atarken
yetkililer çiçekçiye müdahale ederek kürsüden aşağıya indirdi.

En Son Haber - 27.Aralık.2009
**
Her zaman yazılarını zevkle okuduğum değerli hemşehrimiz ve eski Kültür Bakanı'mızın hoşgörüsüne
sığınarak bu haberi alıntıladım...
Olayın ilginç yanı çiçekcinin bütün saflığıyla işini ciddiye alması mıdır;
yoksa olayı kavrayacak düzeyde yeterli eğitim almamış olması mı?...
Olayı en güzel tarafı da Sn.Zeybek'in, Kırıkkaleli'lerin de gönüllerinde bir sevgi bağının oluşturması...
*
Değerli hemşehrimiz Avni Özkan beyin vefatı dolayısıyla da sn.Bakanımıza tazielerimi sunarım...
Selâm ve saygılarımla...
EMANET
27 Aralık 2009

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Sponsor

Haber Arama

Haber Özel

 

Beşiktaş'ı kurtaran 'Bayburtlu'

Bayburt Postası, Bayburtlu ünlü isimleri tanıtmaya devam ediyor.  Gazetemiz adına fu...

 

'Virane' diye kitâbeden düşmüş...

Doğal eserler açısından oldukça zengin olan ve turizm sektörü için aranan koşulla...

 

Bitmeyen bir sevdanın öyküsü...

Bu proje, ülke ekonomisinin kalkınması için, demiryollarının önemini kavramış bir...

 

Dünya, Bayburt’u bu kitapla tanıyacak

Bayburt Postası - Bayburt Bilim Eğitim ve Kültür Derneği (BEKDER), turizm alanında ...

 

Bayburt Postası, O'nunla yaşıyor...

1952 yılında, kağnı arabalarından Bayburt semalarına seslerin yükseldiği ve bir ma...

 

Yüzyıllardır sönmeyen ocak

''İspir, Aşkale, Kelkit, Tercan, Otlukbeli, Yağmurdere gibi yerlerin bütün zirai işl...

 

Ciriti 8 il ayakta tutuyor

Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir ata sporu olan cirit, Anadolu'nun çeşit...

 

Yerin altında, saklı bir medeniyet...

Bayburt Postası - Bilinmeyen tarihiyle keşfedilmek ve dehlizlerinde saklı sırlarını ...

 

"O an ve sonrası"

Bayburt Postası – Tarih 22 Ekim 1990… Keyifli bir gün… Keyiften de öte, coşkulu ...

 

Dede Korkut, YKY yayınlarından çıktı

Bayburt Postası - Yapı Kredi Yayınları Doğan Kardeş Serisi, Adnan Binyazar’ın sad...

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3050168