Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa U. Ahmet AKER Ay bacayı geçmese…

Ay bacayı geçmese…

e-Posta Yazdır PDF

U. Ahmet Aker“Ne hoş olur yontma taştan binası’’diye metheder türkü, Bayburt taşından yapılan binaları. Bu şehirde yaşayan bir şehir sakini olarak, son 25 - 30 yıldır yeni ne gördün derseniz? Bir kaç bahçe duvarı ve eski sanayi bölgesinde yapılan Camiinin dışında taş bina yapıldığını görmedim! Bir de Baksı Kültür ve Sanat Müzesi…

Eski taş ustalarının emekleri ile adeta ruha büründürdüğü o konak ve evlerden de çok azı ayakta kalabildi zaten.

Tamiratlarla da olsa inatla ayakta durmaya devam eden bin yıllık kale ve Cumhuriyet caddesindeki taştan yapılmış çoğu resmi kurum binası ise şehrin ruhunu ve asaletini haykırmaya devam ediyor.

“Memlekete getireceğimiz yatırımı engelliyorlar” propagandası ile caddedeki en güzel taş yapıyı yıkıp, yerine sekiz katlı lojmanlı beton bina dikmek isteyen hemşehrimiz şimdi nerde bilmiyorum ama iyi ki teşebbüsü akim kalmış…

Bir gün “Taşhan”da güzelliğini sergileyecek fırsatı bulursa şehrin eski dokusu kendini hissettirmeye muvaffak olacaktır…

Geçenlerde rastladığım gazete haberi hayal olduğunu sandığımız bazı şeylerin yapılabileceğini göstermesi bakımından önemli:

“Tarihi taş evleriyle ünlü Mardin, şehri çirkinleştiren beton binalardan kurtuluyor.”

Haberin devamını okuyunca; Avrupa Birliği Kalkınma Fonundan sağlanan 6 milyon Euro ile 2.500 beton binanın yıkılıp, Mardin’in taş yapılı eski dokusuna kavuşturulacağını öğreniyoruz.

Korumaya alınan çok bina var ve bunlar için çok para gerekli. Bir gün muhakkak parada bulunur ama “Ay bacayı geçmese…”

9 Ekim 2009
   

Bizim Sokaklar

Beyaz çiçeklerini yediğimiz,
Akasya ağacı dolu sokaklar,
Basmalıklarında güreştiğimiz,
Gezip tozduğumuz, darış sokaklar.

Bir gün “samanyolu da” unutulur,
Şarkılar, insanlar, evler, sokaklar,
Ergeç anılarla toz duman olur;
Zamanla olmazmış, yarış sokaklar…

Hani Binnaz nene, zırzalı kapı?
Çökmüş uçurtmamın kalktığı yapı,
O süslü taş konak, bak yutmuş hapı,
Hep böyledir sona varış sokaklar…

Varsın çalım satsın beton binalar,
Gözüm hep bacalı evleri arar,
Bahçeler yıkılmış, yok akasyalar,
Duyduğum sessiz haykırış sokaklar.

1991

 

Yorumlar (9)add comment

fuat diyor ki:

doğru ve güzel söylemişsiniz..
04 Kasım 2009

Salih Cengiz diyor ki:

Sevgili Ahmet başkanım; kanayan yaralarımızdan birine parmak basıp,çok güzel özetlemişsiniz. Dünyanın en iyi taş'ına ve taş ustalarına sahip olmamıza rağmen,bırakın yenilerinin yapılmasını; çocukluğumuzda gözlerimizi okşayan hemen hepsi birer "Sanat eseri" zarafetindeki o güzelim taş yapılarımızın günden güne yokolması ,yerlerine Modernleşme adına estetikten uzak beton binaların alması içimizi burkuyor.Bayburt'u her ziyaretimde bu güzelliklerin azaldığını görmek gücüme gidiyor açıkçası.. Yerel yöneticilerimizden şiddetle istirham ediyorum, ne yapıp edin elde kalan son taş binalarımız kurtarın lütfen.."Ay bacayı geçmeden"
Yüerğinize,kaleminize sağlık başkanım.. Selamlar.
21 Ekim 2009

vasfi diyor ki:

Yüreğine bileğine sağlık üstadım. Bizim ustalar memlekette iş bulamaz oldular ama Mostar köprüsünüde yeniden yapar oldular.
21 Ekim 2009

TAMER KIRMIZIOGLU diyor ki:

AHMET ABI INAN NE YAZACAGIMI BIRTURLU TOPARLAYIP YAZAMADIM ANCAK BIR OZETLE SUNU YAZMAK ISTEDIM AHMET ABI IYIKI VARSIN
20 Ekim 2009

Erdem AKKOYUNLU diyor ki:

İyiki varsın Ahmet bey kim kaldıki şu güzelim Bayburd umda Bayburd umun halini ahvalini yazacak ve Bayburd umun sıkıntılarını çekerek Bayburd umdan bahsedecek oda benim sevgili dostum U.Ahmet AKER.. Mevlam sana uzun ömür versin eline,yüreğine sağlık versin versinde Bayburd umu yazasın, güzel dostum benim..Tüm Bayburd sevdalılarına selam olsun..
19 Ekim 2009

Elif Tuba diyor ki:

Yazılanlar çok güzel,çok güzel anlatılmış Bayburtumuzun taşı o taşla yapılan evlerin sağlamlığı,görsel güzelliği.Ama o taşa değer verenlerde o taşın güzelliğini görenlerde artık okadar azki.Hepimiz hazır betonların esiri olduk gibi.Bizim taşımızın değerinide tıpkı yitirdiğimiz ve yitirmekte olduğumuz diğer değerlerimiz gibi yitip gittikten sonra farkediyoruz.Ve biz!!!! bizim taşımızı bir kenara bırakıp SAAT KULEMİZİ başka bir şehirden getirdiğimiz taşla onarıyoruz..........!
17 Ekim 2009

ismail diyor ki:

Ahmet Bey'in yazısı, Bayburt'un önemli bir yarasına işaret ediyor. Taş evlerle beraber taş ustalarımız da kayboluyorlar. Artık taşı, ustalar değil makinalar şekillendiriyor. Dolayısıyla taş ruhunu kaybetti; eski bir yapıda basit işlemeli yada kitabeli taş size çok şeyler ifade ederken, makineden yeni çıkmış bir taş, size sadece TAŞ olduğunu anlatıyor. Ahmet Bey eline, diline sağlık.
13 Ekim 2009

Mustafa Kayalı diyor ki:

Ahmet bey,
Dikkat çektiğiniz değerlerimiiz üzerinden serzenişinize ses katmak için;

Sanatkâr’dan el işi, çıkmaz gelişigüzel,
Sanat kâr eder ustam, sen yap gel işi güzel.

Bu devirin evleri, kat be kat çil betondan,
Bu dev irin’ in arza, görünümü bet ondan.

Kim! Yasal yoldan çıkar sağladıysa kentleşti.
Kimyasal gaz kaçıran, adeta her kent leşti.

Bu gidiş At’la, Top’tan itilir insan lığa.
Bu gidişatla bulun, çare siz insanlığa.
13 Ekim 2009

Gürhan diyor ki:

Şiiriniz çok hoş... Ziyadesiyle gıdalandık... Elinize sağlık...
12 Ekim 2009

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3069823

H. Ahmet Aker (Özgeçmiş)

Uygun Ahmet Aker, 1959 Bayburt’ta doğdu. İlkokulu Erzincan, Bayburt, Hakkari Çukurca ve Gümüşhane Kelkit ilçelerinde okudu. Liseyi Erzurum ve Bayburt’ta (1977) tamamladı. 1982’de Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun oldu. 1988’de Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne girdi ve bir dönem devam edebildi.

1983’ten bu yana Bayburt’ta eczane işletmektedir. Bu sürede üç dönem Belediye Meclis üyeliği, Erzurum Eczacı Odası’nda Denetleme ve Disiplin Kurulu Üyeliği yaptı.

Güldalı isimli Edebiyat ağırlıklı dergiyi bir grup arkadaşı ile dört sayı çıkardı. Bayburt Şair ve Yazarlar Derneğini kurdu. Bayburt’ta mahalli basında zaman zaman yazıları yayınlandı.

Bayburt’ta iki küçük şiir, bir biyografi kitabı yayınlandı. Edebiyat dünyasına kazandırdığı “Seferberlik Hikayeleri” adlı son eser Ötüken Neşriyat tarafından yayınlandı.  

Online Kişi Sayısı

Şuanda 239 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar