Bayburt Savunmasının iki ünlü komutanı Vehip Paşa ve Mareşal Fevzi Paşa; özellikle Kop, Bahtılı ve Kaledere’deki savunmanın Plevne savunması gibi başarılı olduğunda hemfikirdirler. Fevzi Paşa bizzat yönettiği savunmayı, gün gün şehitlerimizin ve Rus kayıp ve esirlerinin sayısını vererek kaleme almış.
Bu eserin bahsettiği olayların dışında yöre insanlarından öğrendiğimiz Çakmas köyü civarında İstanbul’dan yeni gelen birliğimizin gece Rus baskını ile tamamen imha olması ve birlik komutanının bu köyde defnedilmesi, Yanıkçam’da Kanlıdere denen yerde Deli Halit Bey tarafından bir düşman taburunun imha edilmesi gibi olaylar; yıllarca toplanıp bitmeyen mermi, şarapnel parçaları ve diğer kalıntılar, halen duran binlerce siper yerleri, resmi kayıtlı şehit subay sayısı ve her aileden Kop’ta, Bahtlı’da, Çakmas’ta, Danzut’ta, Sultan Murat’ta şehit olanların anısı zaten bu harbin büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Benim konuya bu kadar ilgi duymamın sebebi ise, kısa zamanda Erzurum, Erzincan ve Trabzon’u almasına rağmen, koca Rus ordusunun 1916 yılının şubat ayında Kop, Bahtlı, Masat (Kaledere), İspir ve sahilden Soğanlı-Sultanmurat cephelerinden ağır silahlarla yüklenmesine rağmen Temmuz ayının 17’sine kadar durdurulduğu ve ağır zayiata uğratıldığı, Rus’un İstanbul’a kadar ilerlemesinin ve milli mücadelenin boğulmasının önlendiği bu mücadelenin tarih kitaplarında hak ettiği yeri almaması ve buralardaki şehitlerimizin bir çoğunun defnedilmeden açıkta ve garip kalmasıdır…
Onların farkına yıllar sonra Osman Okutmuş, Bedrettin Demirel ve 1996’da görev yapan Valimizden başka doğru dürüst varanın olmaması kaygılarımı doğruluyor…
İki yıla yakın süre sonunda Rus kuvvetleri kendiliğinden çekildikten sonra 21 Şubat 1918’de geri kalan çetelerden kurtarıldı Bayburt. O sebepten birkaç ay önce bu sütunlarda 21 Şubatlarda Kop şehitliği ziyaretinin zaman olarak uygun olmadığını yazmıştım. Valiliğimizin ve Belediyemizin hassasiyeti ile bu durum düzeltildi ve çok yerinde bir uygulama ile büyük savunmanın garip şehitleri Temmuz ayında Dede Korkut şenliklerinde yad edildi.
Bu arada eğitim camiamızdan önemli bir ismin, şehit sayısını 30 bin civarında belirtmem üzerine; ''Kurtuluş Savaşında toplam 8 bin 500 şehit vardı'' şeklindeki itirazı sadece bu şehitlerin garip olduğu hissimi iyice arttırdı. Tabii kendisine Kop savaşlarının dahil olduğu Bayburt Savunmasının, Çanakkale gibi Birinci Dünya savaşlarına dahil olduğunu ve 1916’da cereyan ettiğini, Milli Mücadelenin ise 19 Mayıs 1919’da başladığını hatırlattım…
Ziyaretten sonra bir arkadaşımızın ''buradaki manevi havayı teneffüs için bir seher vakti gelelim'' fikri hepimize cazip geldi.
Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Baberti Sempozyumu gibi bir toplantı ile konuyu halkımıza ve gençlerimize anlatırsa büyük bir eksiği giderir kanaatindeyim…
Temmuz / 2010

Salh Cengiz
diyor ki:
| Değerli üstadım! Yakın tarihimize ışık tutarak; muallakta kalan sorulara net ve kesin cevaplar aldığımız önemli bir yazı. Hem araştımacı ruhunuzla derlediğiniz çok önemli bilgiler için, hemde yanlışlıkların düzeltilmesine vesile olduğunuz için sizi bir kez daha kutlarım. Selamlar. |
Faruk Nafiz KILIÇALAN
diyor ki:
| Ahmet bey, evvelemir gecikmiş bir tebriğimi sunayım, güzel aydınlatıcı bir yazı ile tarihe ışık tutacak tespit, öngörü ve gerçekleri bizlere aktardınız.. Kop müdafaası ile başlayan bir reel kıyam belki de 19 Mayıs 1919 un temel dayanaklarından bir saik te olabilir. Çünkü KOP SAVUNMASI dillere pelesenk ve muvaffak olmuş ve İKİNCİ BİR PLEVNEDİR adeta.. 1919 daki KUVVA'nın İlhamını bu RUH'tan aldığına dair bize sağlam fikirler verdiniz, sağolun, başka güzel çalışmalarınızı bekliyoruz değerli hemşerim, arkadaşım.. |







