Matbuat, hayatın şuursuz hasiselerinin şuurla harekete gelen dilidir. Gazeteci, gözlerinden kalbi görünen adamdır. O'nun iç yüzünü her gün sayfalarının dış yüzünden seyredersiniz. Bir yazıcı hakkında en doğru hüviyet postası, gazetesinin koleksiyonlarıdır. Çevirdiğiniz her yaprak size onun kim olduğunu söyler.
Kalemini, avcı gibi her menfaatin peşinden koşturan adamdan korkulur. Fakat bütün muhalif rüzgarlara rağmen gazetesinin fikir ve iman rotasını değiştirmeyen adamdan şüphe dahi edilmez.
Kalem vardır söyler, kalem vardır söylenir!
Söyleyen ağızdan, samimiyetin, dostluğun sesini duyarsınız. Söylenen ağızdan, hilenin, desisenin, fesatın ıslığını.
Bayburt Postası, 37. yaşını ikmal etmektedir. O'nun bütün yazarlarında, tek çamur lekesi bulamazsınız.
O, inandığı davaların tek savunucusudur. Bunun dışında yüzü hiçbir zaman menfaati için, erzak piyasası için değişen bakkal Bodos'un hilekar sıfatı olmamıştır. Onun çehresini, her zaman milli davaların ve büyük hadiselerin aynasında seyrettik.
Hayır müesseselerinden, okul sıralarına... köy camilerinden, fakir köylüsüne ve nihayet şu memlekette hangi temel olursa olsun, onda bu gazetenin bir taş emeği vardır.
Bayburt Postası Arşivinden / 24 Nisan 1989








