Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa Namık Kemal ZEYBEK Devlet mi, Hükümet mi? Görüşen Kim?

Devlet mi, Hükümet mi? Görüşen Kim?

e-Posta Yazdır PDF

Namık Kemal ZeybekKelimelerin asıl anlamlarından başka anlamlarda kullanıldığı çoktur… Bilgi ve bilinç düzeyi yeterli olmayanların, bunu böyle yapmaları da anlaşılabilir. Ancak, üst düzeyde yönetici olanlar da böyle yapınca olmuyor… Yeterince bilgi ile donanmadan üst görev alanların bu eksiklerini hızla tamamlamaları ve kullandıkları kelimelerin ne anlama geldiğini öğrenmeleri gerekiyor… Neden mi söz ediyorum…

“Terör örgütü ile hükümet görüşmez, devlet görüştü” açıklamalarından…

Önce Hükümetin ne olduğunu hatırlayalım. “Hükümet dedikleri” Bakanlar kurulunun öteki adıdır. Bizdeki Anayasa düzenine göre Hükümetin üstünde yürütmenin (icranın) başı olan Cumhurbaşkanı vardır. Hükümetin astları ise kamu yönetimi kurumları ve birimleridir. Merkezde Başbakanlık ve bağlı birimler (söz gelimi G.K.B, D.P.T, MİT, DİB…)  Bakanlıklar, taşrada valilikler…

Cumhurbaşkanı, Hükümet ve Kamu İdaresinden oluşan bölüme “yürütme” denilir ve DEVLET kurumunun bir bölümü YÜRÜTME’dir.

Devlet dediğimiz kurumun ikinci bölümünün adına YASAMA denir. TBMM yasama organıdır ve DEVLET’in bir başka bölümüdür.

DEVLET ise YÜRÜTME, YASAMA ve YARGI kurumlarının birlikte oluşturdukları bir ÇATI KURUMDUR…

Devlet, örgütlenmiş bir halkın örgüsünün adıdır. Bu halk bir MİLLET ise milli devlet’ten söz edilir. Bir milletin öncülüğünde bir imparatorluk ise o artık bir milli devlet değildir. Söz gelimi TÜRKİYE bir milli devlettir. Osmanlı, imparatorluk idi. Şimdiki RUSYA FEDERASYONU da birçoklarının adlandırıldıkları gibi bir Milli Devlet değil, imparatorluktur.

“Devlet, üç erkin örgülerinin toplamıdır” dedik… Dolayısıyla DEVLET’in terör örgütü veya bir başka oluşum ve kişi ile görüşmesi mümkün değildir. “Devlet görüştü” sözü yanlıştır. Devlet adına “filan kurum” görüştü sözü de doğru olmaz… Devletin bütün kurumları adına kimse görüşemez; görüşme yetkisi olan birisi varsa artık orada demokratik devlet’ten değil otokratik devlet’ten söz edilebilir. Yürütme, Yasama ve Yargı adına görüşme yetkisine sahip olan bir kişi nasıl bir diktatör olur, tasavvur etmek bile çetin…

Diyelim ki bir kişi veya birkaç kişi hükümetten yetki alarak görüştüler… Bu görüşmede Yasama ve Yargıyı da bağlayacak sözler verildiyse durum vahimdir… Verilmediyse bunun adı “hükümet adına görüştü” olur. “Hükümet görüştü” derseniz de çok yanlış olmaz…

“Hükümet görüşmez devlet görüştü” diyen yüksek yöneticilerimizin içinde bu anlattıklarımı çok iyi bilen, eğitimi, bilgisi ve bilinç düzeyi yüksek kişiler olduğunu biliyorum. Şimdi onlara düşen bilmeyenlere öğretmek olmalı, diye düşünüyorum.

Devlet’ten söz açılmışken, çok konuşulan bir konuyu da açıklığa kavuşturmalı…

Devlet kutsal mıdır? değil midir?
Öncelikle belirtelim ki devlet lazım değil elzemdir. Devleti olmayanlar, devletlilerin insafına terk edilirler. En kötü devlet bile devletsizlikten iyidir.

Devlet karşıtlığının adı anarşizm’dir. Devlete mutlak kutsallık yakıştırmanın adı ise faşizm… Devlet eğer, adalet, rahmet, halkına hizmet ve şefkat gibi kutsal değerlerle yönetiliyorsa elbette kutsaldır. Ama devlet zulüm, baskı, halkının değerlerinden kopuk kadrolarla yönetiliyorsa nesi kutsal olacak…

Yapılması gereken ise “Devlet” kavram ve devlete düşmanlık değil, devleti halka yabancılaşmış zalimlerden kurtarıp milletin, halkın, insanlığın değerlerine bağlı kadroların yönetimine vermek için mücadeledir.

Bunlar erbabınca bilenen gerçekler.
Bir hatırlatmak ta ne zarar var!

Eylül / 2010

 

Yorumlar (8)add comment

Selim ocaklı diyor ki:

Sayın Namık Kemal bey ne zaman MHP li olduki saf değiştirsin.
29 Ocak 2011

Uğur İspirli diyor ki:

Saf değişilmesi değil önemli olan, fikirler her zaman tazeliğini korur. TÜRKLÜK ŞUURU'nu olabildiğince iyi bir şekilde benimsemiş ve TÜRK MİLLETİ'ne her fırsatta anlatmaya çalışan büyüklerimize karşı daha olumlu konuşmakta fayda var. TÜRK tarihi boyunca var olma amacımız olan özgürlük ve bağımsızlığımızdan, teşkilat yönümüzün bastırılması ve sindirilmesi suretiyle uzaklaşmış bulunuyoruz. YURT edindiğimiz bu topraklarda azınlık olmuş hale dönüştürüldük. TÜRK MİLLETİ'nin her daim içinde taşıdığı ruhla şahlanıp eski kudretli zamanlarımıza dönmemizi hangimiz istemeyizki. Ama şu an için uygulanan açılım politikalarıyla saçılıp gidiyoruz. Uyanın ve uyanmakta geç kalmayın.
17 Ocak 2011

ilhan akay diyor ki:

he rzaman arkandayız sizi partın genel baskanı olmanızı beklıyoz
25 Kasım 2010

mehmet selim yavuz diyor ki:

Merhabalar,
Görüştü görüşmedi kısmını geçelim bence, sizlerin kürtler hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Yüzyıllardır İran, Osmanlı, Türkiye, Irak, Suriye gibi devletler tarafından işgal edilmiş kürt toprakları için bizim topraklar diyorsunuz değil mi? Bir de müslümanlıktan dem vurursunuz. İsrailden farkınız nedir? Adalet duygunuz yoksa müslüman veya yahudi olmanız ne farkeder? PKK yı boşverin, o kötü diyelim, siz nesiniz? Halkları kandırarak daha ne kadar hükümran olabilirsiniz? Kökünüzü araştırın çoğunuz türk de değilsinizdir. Devşirilmişsinizdir. Bu anadolu insanının kaderidir. Adam çerkezdir, kürttür, ermenidir, rumdur vs ama türküm der. Tam bir akıl tutulması. Bir de türk kültürü dünyaya bir şey kazandırmış olsa.
07 Ekim 2010

mustafa akcan diyor ki:

arkadaş biri bi yazı yazmış biri de ÇAM'dan girmiş KAVAK'tan çıkmış ne alakası varsa?
06 Ekim 2010

DERVİŞ KEMAL diyor ki:

Saf değiştirmek değil gerçeği idrak etmek ve söylemek deseniz daha doğru olurdu.TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ YÖNETMEYE TALİP OLANLAR LOKAL BİR ANLAYIŞIN İDARESİ DAHİLİNDE ÜLKEYE YÖN VERMELERİ ve ÜLKEYİ BİR BÜTÜN OLARAK DENGELİ BİR ŞEKİLDE KALKINDIRMALARI ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR. ATATÜRK'ünde BELİRTTİĞİ GİBİ VATAN BİR BÜTÜNDÜR O BÜTÜNDEN KAST EDİLEN MANA İDRAK EDİLMEMİŞSE ŞAYET İŞTE O NOKTADA SORUN VAR DEMEKTİR. HATTI MÜDEFAA YOKTUR SATHI MÜDEFAA VARDIR O SATIHTA BÜTÜN VATANDIR sözünün İÇERİĞİNİ HER ALANDA İDAK ETMESİ GEREKENLER ÖZELLİKLEDE TÜRK ULUSUNUN HER ZAMAN İHTİYACI OLAN ULUSAL BİRLİK ve BERABERLİĞİNİN BEKASI İÇİN DEVLETE EGEMEN OLMAYA KALKACAK OLAN SİYASETİN HEDEF, AMAÇ ve NİYETİLERİ ÇOK ÖNEMLİDİR. TÜRK ULUSU ÇOK BÜYÜK ORANDA DİNİNE, İMANINA SAHİP BİR MİLLETTİR ve TÜRK ULUSUNUN İMANI DÜNYA VAR OLDUĞU MÜDDETÇE SARSILMAZ BİR ŞEKİLDE YERYÜZÜNDE BAKİ KALACAKTIR. YÜCE ALLAH TEBLİĞ EYLEMİŞ OLDUĞU DİNİNİ (YÜCE İSLAM ÖĞRETİSİ ESASLARINI) HERHANGİ BİR ZÜMRENİN YADA SİYASETİN EMRİNE TEBLİĞEN HZ.MUHAMMED EFENDİMİZİ (S.A.V) VEKİL TAYİN EYLEMEMİŞTİR. YÜCE ALLAH İSLAM DİNİNİ ELÇİSİ HZ.MUAHMMED EFENDİMİZ ARACILIĞI İLE TÜM İNSANLIĞA EVRENSEL DEĞERLER OLARAK (TEMELİNDE GÜZEL AHLAK ESASLARI HÜKÜMLERİNİN VAR OLDUĞU) TEBLİĞ EYLEME, BİLDİRME YETKİSİ ve GÖREVİ VERMİŞTİR. İSLAMI YAŞAMAK ve İSLAM'I SİYASİLEŞTİRMEK BİRBİRLERİNDEN ÇOK FARKLI BİRER TUTUM VE ANLAYIŞLARDIR Kİ BU DURUMDA İSLAM'ın GEREĞİNİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ÇATISI ALTINDA SORUNSUZCA İMAN ETTİĞİ ALLAH İLE KENDİSİ ARASINDA SORUNSUZCA YILLARDIR YAŞAYANLARA RAĞMEN HAYIR ASIL İSLAM YAŞAMINIZI BELİRLEYECEK OLAN BENİM VE BU NEDENLEDİR Kİ BANA BİAT ETMEK ZORUNDASINIZ DİYEREK İNSANLARIN ALLAH'a KULLUK ANLAYIŞLARINA HİTEBEN YAŞAM TARZ VE SÜREKLERİNE MÜDAHİL OLMAYA KALKANLARIN ASLINDA BELİRLEMEYE KALTIKLARI KENDİ ADLARINA KURMAYA ÇALIŞTIKLARI BEŞERİ BİR İLAHİ SİSTEME İNSANLARI MECBUR KILMAYA ÇALIŞMAKTIR Kİ (BU DURUM ve ANLAYIŞIN ADI ALLAH'A İNANAN ve İMAN EDEN İNSANLARIMIZI YOK SAYMAKTIR YANİ VAR OLAN İLAHİYATA DAİR BİR YAŞAMI YOK SAYIP İSLAM'ı BEŞERİLEŞTİRMEYE ÇALIŞMAKTIR DİĞER ADI İLE SİYASİLEŞTİRMEKTİR.) İŞTE BUNUN ADI ve YOLU YÜCE ALLAH'ın EVRENSEL ÖĞRETİSİ İSLAM'A ÇIKMAZ, ÇIKSA ÇIKSA SİYASETE ÇIKAR Kİ GÜNÜMÜZDE BÜTÜN SİYASETLERİN ASIL HEDEFİ ŞAHSİ ÇIKARLARIDIR ZATEN. BU ÜLKEDE HİÇ KİMSE BEN İNANCIMIN GEREĞİNİ YERİNE GETİREMİYORUM DİYEMEZ YADA YAŞAYAMIYORUM DİYEMEZ. ÇÜNKÜ YÜCE ALLAH'A İNANANLARA, İNANCININ ve İMANININ GEREĞİNİ SİYASETE ALET OLMADAN YERİNE GETİRENLERE BU ÜLKEDE HERHANGİ BİR BASKI YOKTUR. İNANÇLARINI SİYASET İÇERİSİNDE İFADE ETMEK İSTEYENLER YANİ BİRTEK İNANÇLARINI SİYASİLEŞTİRMEK İSTEYENLER HARİÇ. HERHANGİ BİR KİMSEYE KARŞI NEDEN ALLAH'A İMAN EDİYORSUN DİYE HERHANGİ BİR TEPKİ VE BASKI YOKTUR ve ZATEN OLMASIDA ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR.ÇÜNKÜ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ KURULUŞUNU O PAK BİRLİK ve BERABERLİKTEN DOĞAN VE ARŞA ÇIKAN İNANÇ VE İMANINA BORÇLUDUR YÜCE ALLAH KATINDA HİÇ ŞÜPHESİZ OLARAK.TÜM SİYASİLER TOPLUMUN PAK İNANCINDAN ve İMANINDAN ELLERİNİ BİRANÖNCE ÇEKMELİERİ GEREKMEKTEDİR ARTIK.
24 Eylül 2010

DERVİŞ KEMAL diyor ki:

ŞU GÜZELİM VATANIMIZI 3 PARÇAYA BÖLÜP ÜÇ AYRI DEVLET OLUŞTURACAKLAR ve SONRA BU ÜÇ DEVLETİ YENİDEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ADI ALTINDA BU SEFER İMPAROTORLUK BAĞLAMINDA BİRLEŞTİRECEKLER BU GİDİŞLE DESENİZE.BÖYLECE İMPAROTOR BİR DEVLET OLMUŞ OLACAĞIZ. Ben aşıma, işime, ekmeğime bakarım. Zaten günümüzün devletinide imparotorluğunuda kuranlar kendi namları adına kurmuş bulunmaktadırlar. Benim imparatorluğum da oda varsa şayet sosyal güvencem ve aylık nafakamı sağlayan maaşım yada helal gelirim. Yoksa ALLAH'a yapmam gereken kulluğumu bana çok görüpte o kulluğu kendileri adına isteyecekler benden ben asıl bu gidişle bundan korkarım. Bence DEVLET MİLLETİ İÇİN, MİLLET TE DEVLETİ İÇİN BİR BÜTÜN OLMALIDIR HER ALANDA ve HER MANADA. ASIL GÜÇ ve İMPARATORLUK BUDUR İŞTE.
24 Eylül 2010

zafer karakaş diyor ki:

neden saf değiştiniz?
13 Eylül 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3077864

Online Kişi Sayısı

Şuanda 218 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar