Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa Namık Kemal ZEYBEK Bizi de unutmayın!

Bizi de unutmayın!

e-Posta Yazdır PDF

Namık Kemal Zeybek“Biz”i yani kendisini TÜRK hissedenleri… Unutmayın, ya da hatırlayın, ya da bilmiyorsanız öğrenin! Sınırları içinde yaşadığımız ve imkanlarından yararlandığımız; devletli olmanın nimeti içinde olduğumuz bu devletin adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ’dir. Bu devlet TÜRKİYE DEVLETİ’dir ve bin yıllık bir tarihi vardır.

Bu devleti dünya coğrafyasında binlerce yıllık tarihi olan TÜRKLER kurdu… Doğudan gelen TÜRKLER ve buralarda yaşayan TÜRKLER… Binlerce yıldan beri Anadolu’da ve çevresinde, Trakya’da, Balkanlar’da yaşayan TÜRKLER…

Başka yerli halklardan, Balkanların, Kafkasya’nın, Güneyin halklarından Dünyanın başka yerlerinden, TÜRKLÜĞE katılanlar oldu. Onlar da TÜRK oldular ve kurucu hakkına sahip oldular… Onlar bugün milyonlarca ana dili başka olan TÜRKLER’dir.

Onlardan Hakan katunu da oldu; Sadrazamlar da, vezirler de, paşalar da ve her türlü görevlerde bulunanlar da…

Kurucu atalar Kınık boyu Selçuklularıydı… Yeniden kuranlar Kayı boyu Osmanlıları… Yeniden kuran ve adını TÜRKİYE CUMHURİYETİ koyan Karamanlı Yörüklerden Mustafa Kemal oldu. Ona yürekten ATATÜRK diye seslendiler…

TÜRK’ün konağına konuk olup ta TÜRK olmayanlar da her türlü insani hakkın sahibi oldular… Selçukluda da, Osmanlıda da, Cumhuriyette de…

Elbette olmalıydılar. TÜRK’ün töresinin üç temeli vardı: Milli, Manevi, İnsani…

Şimdi, insani değerlerin en önemlilerinden olan, hak ve özgürlükler ve demokrasi çağındayız. Demokrasi insanlık değeridir ve biz onda herkesten daha ileri olmalıyız. Gerçekten halkın kendisini yönetmesi temel olmalıdır. “Gerçekten” olması için de, Genel Başkanlık Sistemi, Milletvekili Dokunulmazlığı ve Halkın iradesine konulan barajlar kaldırılmalıdır.

Gerçekten hak ve özgürlükler geçerli olmalıdır. “Gerçekten” olması için de, iradenin hür ve eşit biçimde yaşama özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalı, düşünce özgürlüğü tam anlamına ulaşmalı ve girişim özgürlüğünde ve tüketimde adalet sağlanmalıdır.

Katılımcılık ve çoğulculuk sadece yasalara değil; gönüllere yerleştirilmelidir.

Ve bütün bunlar yapılırken unutulmaması gereken bir öncelik vardır: TÜRK kimseyi zorla, baskıyla TÜRK yapmamıştır, yapmamalıdır… Ana dilleri yasaklamak ahmaklıktan başka anlam taşımaz.

TÜRK olmak isteyenlere de kimse engel olmamalıdır, olamaz…

Kendilerini insancıl ve çağdaş sanan birçok ırkçı bu TÜRK OLMAK kavramını anlamazlar.

Çünkü onlar liberal geçinen despot ruhlulardır.

TÜRKLÜK elbette bir tercih meselesidir ve kendisini TÜRK hisseden ve TÜRK KÜLTÜRÜ içinde yaşayan herkes TÜRKTÜR…  

Ne demiştik?

İçinde yaşadığımız devlet TÜRKİYE DEVLETİ’dir. Türk, ana dili ne olursa olsun kendisini TÜRK hissedendir ve onlar TÜRKİYE halkının büyük çoğunluğudur; ezici çoğunluğudur…

Kendisini TÜRK saymayanlara da saygımız vardır ve onları saygı içinde dinleriz ve onlarla anlaşırız…

Bir de ötekiler var:

Onlar ana dilleri Türkçe olsa da, olmasa da TÜRK’e, Türk’ün milliyetine, maneviyatına, devletine ve ülkesine düşmanlık duyanlardır.

Onlar, ne derlerse desinler bu ülke TÜRKİYE’dir. Ve bu ülkeyi kuranlar TÜRKLER’dir.

Ve elbette: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Ağustos / 2010

 

Yorumlar (2)add comment

saadettin tekin diyor ki:

sayın zeybek
yazınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum.
ve okuyanlarında iyi anlamalarını rica ediyorum
28 Ağustos 2010

Faruk Nafiz KILIÇALAN diyor ki:

Sayın bakanım, ahh bir de kafan karışık olmasa ne eyi olacak... bazen bizi "sükutu hayale" uğratmaktan zevk mi alıyor diye düşüncelere salmasan.. maşerimizdeki yerinizin ne denli derin olduğu malumunuz. Damadınız Bulut beyin proğramında Kürtçe'nin değil ilköğretimde, liselerde genel müfredata dahil edilerek okutulması hususunda ki söyleminiz, yıllar evvel Uğur Dündar arena' sındaki kafa karışıklığınızı hatırlattı ve size küstüm..

Bu yazınızla küllenen sevgimi depreştirdi, işte bu! diyesim geldi.. Boğazım düğümlendi. Hasutlara karşı sizi savunmakla 25 yılımız geçti, artık sizde bize olan borcunuzu lütfen iade edin...

Çık haykır çünkü bu ülkede en iyi haykıran sizsiniz, sizin avazınız kadar güçlü bir avaz kaydetmedi bu sema.. Zor günleri yaşadığımızı size yazmayı, hatırlatmayı bir densizlik sayarım...

Fakat artık şu gerçek ZEYBEĞİ rahat bırak, kır zincirlerini, geldik gidiyoruz; hayat yaşanan an değil mi sayın büyüğüm.
20 Ağustos 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Sponsor

Haber Arama

AddThis Social Bookmark Button

Bülten Üyeliği

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3076499

Online Kişi Sayısı

Şuanda 283 konuk çevrimiçi

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar