İzmir’de bir şeyler oldu... İzmirliler, gövde gösterisi yapan DTP konvoyuna karşı tepkilerini ortaya koydu... Taş atmaya kadar varan tepkiler ise haklıyı haksız duruma soktu...Çok bilmişler hemen tanıyı koydular... "Bu işi faşistler yaptı..." Daha az bilmişler ise "Kışkırtılmış ve taşınmış kişiler..."den söz etti...
Çok fazla liberal ve liberalliği, Türkiye’ye yönelik her şeye arka çıkmak sanan kimi yazarların ve konuşanların hali de bir tuhaf... Onbinlerce insanın katili terör örgütüne gösterdikleri hoşgörüyü birkaç arabanın camını kıranlardan esirgiyorlar...
Hayır... Sevinmeyin... Taş atanları onaylamıyorum... Tam tersine doğmasından endişe ettiğim daha büyük olayların öncü dalgaları olarak görüyorum ve üzülüyorum...
Hükümet adına olayı yorumlayanlar "konvoyda terör örgütü bayrağı ve örgüt liderinin resimleri vardı" diyerek açıklama getiriyorlar... DTP sözcüleri ise "yoktu" diyorlar.
Olsa ne, olmasa ne? DTP bayrağı ile terör örgütü bayrağının çağrıştırdığı anlam çok mu farklı...
Açılım çalışmalarının kötü yönetilmiş olmasının Türkiye coğrafyasının tamamında rahatsızlık oluşturduğu bir gerçektir... Örgüt üniformalarıyla ve zafer kazanmış havalarda ellerini-kollarını sallayarak ülkeye giren örgüt üyelerinin görüntüsünün halkın üzerinde nasıl bir etki uyandıracağı düşünülememiştir. Yıllar süren acılar o görüntülerle birleşmiş ve halkımız derinden incinmiştir.
İncinen halkın kimisi desteklediği partilerden desteğini keserek başka partilere yönelir; kimisi de kışkırtmaya ve kışkırtılmaya uygun bir ruh yapısına bürünür... Bunları önceden görebilmek ise hükümet edenlerin hünerine bağlıdır.
Demokratik açılımın terör örgütü için yapılması ve bunun böyle açıklanması temel yanlıştır.
"Demokratik açılım toplumun tamamını rahatlatacak dengeli bir paket halinde açıklanmalı ve yasalaşmalıdır" deyip duruyorum... Öyle olsaydı, terör örgütüne karşı olan Kırmanç ve Zazaların büyük çoğunluğunu da, halkımızı da sevindirecek ve rahatlatacak bir iş yapılmış olurdu...
O zaman bu bayrama daha huzurlu bir ortamda girmez miydik?
Bayram ana dili ne olursa olsun bütün Müslümanların bayramıdır.
Bayramınızın mübarek olmasını ve ülkemize huzur, İslam âlemine kardeşlik bilinci getirmesini diliyorum...
Yorumlar (8)

EMANET
diyor ki:
|
YAŞANMIŞ İZMİR HİKAYELERİ Cuma akşamı gecenin bir yarısı Alsancak'ta taksi arıyordum. Fakat etrafta bir tane bile yoktu. Arabasını park etmiş yemek yiyen bir taksi şoförü gördüm. Adama yaklaşıp, - Abi müsait misin?... dedim. O da, -Ehliyetin var mi?... diye sordu. Karşıyaka'ya kadar taksiyi ben kullandım, o paşa paşa yemeğini yedi. Bunu hangi ülkede yaşayabilirsin?... * Bir arkadaş anlattı. Geçenlerde Alsancak'ta yürürken sıkışınca McDonalds'in tuvaletine girmiş. Tuvaletten sonra elini kolunu sallaya sallaya restorandan çıkarken elemanlardan biri arkasından seslenmiş: -Bir gün yemeğe de bekleriz... * İzmirliler bilir, toplu taşımada Kentkart uygulaması vardır. Karta para yüklersiniz,otobüslerde manyetik okuyucuya tutarsınız. Manyetik okuyucu okuduğuna dair sinyal sesi verir... Kentkart uygulamasının ilk yılı idi. Yaşlı ama çok tonton bir teyze elinde Kentkartla otobüse bindi. Nedense kartı şoförün suratına doğru tuttu. (Herhalde paso gibi gösterilecek zannetti) Şoför iki-üç saniyelik şaşkınlık periyodunu atlattıktan sonra, "Biiiiip!" dedi. Teyze bi şey olmamış gibi geçip şoförün arkasına oturdu. Otobüsteki herkes kahkahalarla gülerken bense şoförün zekasına hayran olmuştum... -İnternetten Alıntıdır- * Böylesine aşırı güzelliklerle dolu İzmir'i ve İzmirli'leri sevmemek mümkün mü?... Kara yüzlü hain teröristlerle; işbirlikçi din bezirgânları ne kadar çırpınsalar; İzmir'i karanlık geleceklerine alet edemiyeceklerdir!... Allah(c.c) Türk'ü korusun!... Emanet |
Yavuz
diyor ki:
|
Yapilabilecek en büyük hata, bugün yasanan olaylarini basit siyasi cekismelere malzeme olarak görüp, nemalanmaya calismaktir. Sözü edilen sorun, partiler üstü olusturulacak bir insiyatifle korkmadan, büyük bir milletin cocuklarinda olmasi gereken olgunlukla ve o büyük millete yakisir bicimde cözülebilir. Ülkede hatiri sayilir oranda oy alarak hükumet etmeye hak kazanan partinin ve onun üyelerinin de anlamsiz bir bicimde sürekli vatan haini gibi göstermeye calismak ancak acizligin bir baska ifadesi olabilir. Somut bir cözüm önerisi getiremeyen insanlarin, bir baskasini elestirmeye hakki olamaz. Begenilsin yada begenilmesin, bir takim hatalarina ragmen, ortaya koyulmus sivil bir insiyatif var. Insaf sahibi herkezin ya bu insiyatife destek olmasi yada daha iyi bir cözüm önerisi getirmesi lazim. Bunun disindaki hic bir söylem yada fiili davranis ülkeye fayda getirmeyecegi gibi aksine telafisi cok zor olabilecek zararlar verecektir. Karakol baskinlari ve toplu asker ölümlerine sebep olan terör olaylarinda giki cikmayan ve bu acayip sabri ile insani deli etmeye namzet bu millet, eften-püften bir sebeple sokaga niye dökülüyorki? Dagdaki terörü 30 yillik silahli mücadele sonunda bitiremeyen bizler, terörün bir takim dis mihraklarin salyalarini akitarak bekledikleri gibi 12 Eylül dönemine benzer bir kavgaya dönüssün diye elimizden geleni yapiyor gibiyiz. Terörden daha da kötüsü kardes kavgasidir. Bunu seksenli yillarda yasamis bir toplumun hala görememesi ancak körlüge yorulabilir. @Kral: Hasan kalesi, uzun hasandan cagrisim yapiyor bende her seferinde. Ama düzelttigin icin sagol. |
EMANET
diyor ki:
|
7 yıllık süreç içerisinde ülkenin durumunu, gidişatını özetleyen en "Köşesiz Yazı"yı nihayet sn.Yılmaz Özdil yazdı... Üstelik o güzelim İzmir'i de ilçe(!) yaptı... Nasıl mı? Lutfen okuyunuz!.... emanet * KÖŞESİZ YAZI Hava güzel. Çinekop bol. Piyasa şahane. Dünya bize hayran. Şak şak şak... Apo mareşal olsun. Yargıtay kapatılsın. Danıştay ulemaya danışsın. Gazeteler haftada 1 gün çıksın. Milletvekillerine zam yapılsın. Hepsine uçak alınsın. Yaşasın, Surinam’a vize kalktı. Keriz Feneri’ne bağış yapın. Ali Dibo fahri profesör olsun. YÖK Başkanı ordinaryüs yapılsın. Delikanlı adam aşı olmaz. Milli takımı AKP MYK seçsin. 6 çocuk doğurun. AB’den aşşaa Kasımpaşa. Kevin Kostnır bakan olsun. Madonna Habur’da konser versin. Davos’a cami yapılsın. TRT düşeş açılsın. Evet efendim, sepet efendim. CHP kapatılsın. Baykal vatandaşlıktan atılsın. Bahçeli sürgüne gönderilsin. Kamer Genç milleti kandırıyor... (Aslında 70 yaşında.) İzmir ilçe yapılsın. Seçim 2032’ye ertelensin. Kandil’den gelenler Dolmabahçe’de ağırlansın, pastadan Obama çıksın, komutanlar Mahmur’a yerleştirilsin, ayağını sallayan gaziler bıraksın artık bu ayakları, Anıtkabir TOKİ’ye devredilsin... Boğaz’a enine değil, boyuna, komple köprü yapılsın. Kıbrıs’a boru döşensin. * Köşe yazarları köşeli olmasın. Yuvarlak olsun. Yılmaz Özdil Gazeteci-Yazar *** Emanet |
Selahattin KIRICI
diyor ki:
| Adı ne olursa olsun bunların planı ortalığı karıştırmak başka bişe değil. Haberlerde dikkatlice baktığımızda dtp lilerin araçlarını deli gibi insanların üzerine sürdüğünü görüyoruz. Bayram sonrası nasıl kudurduklarını görüyoruz. Mersinde aynı karakolı iki gün üst üste kuşattılar hükümmetten yetkililerden tık yok Bu ne vurdumduymazlıktır.Helal olsun İzmirlilere herzaman milli mücadelenin en önünde oldular, toplumsal, demokratik tepkilerini bayrakla, sandıkla gerektiğinde Hasan Tahsin gibi gösterdiler. Bizede aynaya bir daha bakmak düşüyor. |
EMANET
diyor ki:
|
GERÇEKTEN ANLAMAK GÜÇ?... Türk halkı artık burnundan soluyor!... Olaylar, bilim-kurgu filimlerdeki gibi gelişiyor. 7 yıllık süreç içerisinde Akepe'nin terörle mücadele etmediği anlaşılmıştır. Bunu ben söylemiyorum. Askeri uzmanlar söylüyor. Hem askeri alanda, hem pkk'nın mali kaynaklarının yok edilmesi noktasında mücadele edilmediği kesin... Akepe her alanda terörle mücadele etseydi, bu vatan cinnet ülkesine döner miydi hiç?!.. Akepe'nin eski Milli Eğitim Bakan'ı Hüseyin Çelik'in "Kürt Açılımı" nın daha önceden planlandığını, ortamın olgunlaşmasının beklendiğini, "Kürt Sorunu" nu çözemediğmiz takdirde, Avrupa Birliği'nin bu sorunu çözeceğini söylemesi ilginç değil mi?... Geçenlerde Manisa Milletvekili Bülent Arınç'ın Diyarbakır seyahati gözlerden kaçmadı. Diyarbakır Belediye başkanı Osman Baydemir tarafından törenlerle karşılanan Arınç'a pkk renklerinden oluşan giysileriyle kız çocukları çiçek verdiler... Baydemir, kangası Arınç'a sözde kürtçe sözlük hediye etti... Her ikisinin de aynı amaçlar(!) için gayret gösterdikleri her hallerinden belli oluyordu. Nitekim birkaç gün sonra Bülent Arınç DTP için şunları söylüyordu: "PKK'lı veya İmralı ile bağlantılı bir siyasal örgüt gözüyle bakanlar olabilir. Bu bence yanlıştır. DTP parlamentoda siyaset yapan bir partidir" Akepe Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı yapılmak istenilenleri deşifre ediyordu: " Anayasayı değiştireceğiz ve vatandaşlıktaki Türklük tanımını kaldıracağız. Yoksa demokratikleşmeyi yapamayız. Vatandaşlık tanımı da değiştirilecek. Herkes kendi etnik kökenini ifade edebilecek ve üst kimlik olarak 'Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım' diyecek. İşte bu, sorunu çözer." Yani "kürt açılm" derken; asıl amaç Türklüğü yok etmek!... Bunları niye yazdım? Dost-düşman herkes iyi biliyor ki pkk'nın siyasi kanadı dtp'dir!... Akepe ise üstü örtülü bir afla pkk'lı olmayı suç olmaktan çıkardığı gibi; hem pkk'nın hem de dtp'nin hamiliğini üslenmiştir... Bunu her alanda rahatca görebiliyoruz!... Akepe'nin kürt kökenli milletvekilleri ve bürokratları ise hamilik görevlerini iyi icra ediyorlar. Şimdi de dtp Başkanı Ahmet Türk, tehditler savuruyor: “İmralı sıradan bir cezaevi, Öcalan da herhangi bir tutsak değildir. Öcalan’ın sağlık koşulları, yaşamı ve güvenliği Türkiye’deki gelişmeleri derinden etkileyecek düzeyde kilit bir öneme sahiptir. Bu realitenin görülmesi ve buna göre hareket edilmesi, içinden geçmekte olduğumuz hassas sürecin en stratejik noktasını oluşturmaktadır.” “Öcalan’ın dikkate alınmadığı, onun yok sayıldığı, diyalog kanallarının kapatıldığı bir süreç; Kürt sorununun çözümüne hizmet etmez, aksine çözümsüzlüğü derinleştirir. Tecride ve yok etmeye dayalı İmralı sistemi, halen ortadayken ve bu sistem daha da ağırlaştırılırken, açılımdan söz etmenin inandırıcılığı olmaz, olamaz.” Bütün bu olanlara karşılık akepe iktidarı ne yapıyor? Hiç!... hemen hemen her kesimi legal veya illegal yollardan dinliyor... Subayları,aydınları, muhalifleri içeriye alıyor; pkk'lıları dışarı salıyor... TSK, atılan çamurlara, ordu düşmanlarının saldırılarına karşı savunmaya çekilmiş!... Polisin eli kolu bağlanmış!... Sokaklarımızı, caddelerimizi cehennem topuna çeviren pkk'lılara karşı bırakınız "orantılı güç" kullanmayı adeta "müşfik bir baba" rolünü oynayan polisimizin taş,sopa, molotos kokteyli, havai fişek yağmuru altında durumu içler acısıdır!... Devletin otoritesi bitmişse, orada bir boşluk yaratılmışsa; o boşluğu elbette yürekli birileri dolduracaktır. İzmirli'ler adeta birer Hasan Tahsin gibi sokağa dökülmüşlerdir!... İhanetlere dur demek için, bayrağına,dinine,diline,soyuna ihanet edenlere karşı şahlanışa geçmiştir! İzmirli'leri gâvurlukla itham eden işbirlikçi, emevi dinli hainlerin maskeleri düşmüştür... Dede Korkut'un torunları olmakla övündüğümüz,din-iman noktasında mangalda kül bırakmadığımız bizler; "dinsel milliyetciliğe karşıyız" diyerekten (bu ne demekse?) elin gâvurlarıyla işbirliği yapan bölücü, hain, aymaz siyasetçilere karşı daha ne kadar sabır göstereceğiz?!... Bayburtlular olarak bunlara daha ne kadar itibar edeceğiz?! Gerçekten anlamak güç!?... EMANET |
EMANET
diyor ki:
|
İZMİR HAKKINDA NE YAZDILAR?... Pkk başkaldırısını görmüyorlar, İzmirli'ye sövüyorlar!... Yüksekova’dan Hakkari’ye, Viranşehir’den Cizre’ye; Mersin’den İstanbul’un göbeğine yani Beyoğlu’na kadar pek çok yerde PKK isyan provalarını yaparken, birileri hâlâ İzmir’liye sövmekle meşgul! Açın televizyonları, kanal kanal gezin! PKK’nın kuruluş günü bahanesiyle her yerde aynı kalkışma sahneleri var! Mersin’de şehrin merkezindeki bir karakol, bir gün ara ile iki defa basılıyor! Hadise öyle bir hal alıyor ki DTP bile olağanüstü toplanma ve hadiseye müdahale gereğini duyuyor! Hal bu iken malum güruhtan çıt yok! Onların derdi İzmirlilerle! Peki ne yaptı İzmirli? Karakol mu bastı? Otobüs mü kundakladı? Dershaneye giden kızımızı mı yaktı? İnsanların üstüne araba mı sürdü? Bomba mı patlattı, bebeleri mi katletti? Devlete meydan mı okudu? Kahrolsun Türkiye diye mi bağırdı? Hiç birini yapmadı! Peki ya ne yaptı? Yukarıda saydıklarımızı yapanlara, demokratik tepkisini gösterdi! Vay sen misin bunu yapan! Besleme ve görevli medya onlarca makale döşendi! Neymiş efendim, İzmir ve İzmirli faşist imiş! Bakın buradan ilan ediyorum: PKK bayrakları ile Öcalan posterlerine hayır demek! Bölücü örgütün cinayetlerine ve kalkışmasına dur demek! Türkiye’yi adım adım bölünmeye götürenlere tepki koymak ve Türk bayrağını göndere çekmek eğer faşistlik ise ilan ediyorum en büyük faşist benim! Bir kez daha tescil görmüştür ki malum yandaş medya, artık Kurtuluş günlerindeki İstanbul medyası gibidir. Bunların bir bölümü görevli, diğerleri de AKP’yi din gibi gördüklerinden zerre sorgulamaksızın iman noktasındadır. İzmirli’ye gösterilen son tepki biraz da AKP’ye oy vermeyen İzmirli’den intikam alma adınadır! Sabahattin Önkibar Gazeteci-Yazar *** Emanet |
kral
diyor ki:
| Yavuz kardeş halen bayburt kalesini hasan kalesi olarak niteliyor... evet yavuz kardeş biz daha halen bayburt kalesinin ne kalesi oldugunu bilmiyoruz buyüzden açılıma ön şart kale ismini iyi bilmek gerek |
Yavuz
diyor ki:
|
Halkin tepkisine sebep olan da zaten Kirmanc ve Zazalar gibi guruplarin malum örgüte karsi gözle görülür tavir koyamayip, amaclarinin insanca ve kardesce yasamaktan baska birsey olmadigini meydanlara cikip haykirmamalari degilmi? Birtakim kötü kokularin cikmasi dolayisiyla Türk milleti tarih boyunca her elestiriden gözü gibi sakindigi Ordusunu bile hesaba cekme egilimi gösterirken, Kürt kardeslerimiz malum örgütün bugüne kadar gerceklestirdigi terör eylemlerini kinamayi birakin, kendi Ordusunu hesaba cekebilen bir hukuk devletinde milletin gözünün icine baka baka malum örgüt liderine "SAYIN" diye hitab edebiliyor. Diger taraftan, bugüne kadar yürütülen silahli mücadelenin sonucsuz(!?) kalisinin gercek sebeplerinin arastirilamadigi, ondan da vahim olan asil böyle bir silahli mücadelenin cikis nedenlerinin vede gerekliliginin (!?) hala halkin genis kesimlerince anlasilamadigi bir Türkiyede kardes kavgalari ancak kisa süreler icin dindirilebilir. Bir sonraki kavganin neden ve ne zaman cikacagini düsünmekten asil hedefi her defasinda kacirmak zorunda kalacak nesiller, kendilerinden öncekileri suclamaktan baska bir bahane bulamayacaklar. Tipki bizim bugün yaptigimiz gibi. En azindan olaylara, Hasan kalesinden Bayburda bakar gibi, "kusbakisi" bakmayi ögrenemedigimiz sürece. Saygilar. |
Yorum yazın.
Bu kategorideki daha yeni haberler:
- Cameron, Avatar´da ne anlatıyor?
- Ve İslam ve Atatürk ve demokrasi ve cumhuriyet
- Alevi Çalıştayı
- Minarenin gölgesi
- Şerden hayır çıkaralım
Bu kategorideki daha eski haberler:







