İstanbul Konservatuarı, 1926 yılından başlayarak, Anadolu Halk Türkülerini derlemeğe başlar ve bulduğu eserleri, bazen fonoğrafla, bazen notaya alarak tesbit eder. Notalar on üç defterde toplanır. Bu defterlerin ilk yedisi eski harflerle, sekizinci sayıdan sonra ise yeni harflerle basılmıştır.
Son sayı olan 13. defter, Evkaf Matbaasında 1930 yılında basılmış. Önsöz, Mahmut Ragıp (Gazimihal) beye ait. Resimlerle de süslenen önsöz yazısında yardım gördüğü şahıslara teşekkür etmekte ve Bayburt’ta Mehmet Turhan Beyden, resmini de koyarak bahsetmektedir. Mehmet Turhan Beyin, çocukken bize öğretilen “Mehmet Turan Barı” isimli bir oyunu vardır. Rast makamında olan bu oyun havasının Remzi Çağıldak tarafından notaya alınmış bir örneği, arşivimde bulunuyor.
Sekizinci sayının arka kapağında çok dikkate değer bir ilân vardır. “…Muhtelif memleketlere ait yüzü mütecaviz halk şarkıları COLUMBİA kumpanyası tarafından plâğa alınmıştır… Katırcıoğlu Hanında, Blumental biraderlerde satılmaktadır.”
Yine bu seyahatte heyetin arasında bir de sinema uzmanı vardır. Halk oyunları ve barlar filmle tesbit edilmiştir. Aynı yazıdan bir bölümü aynen okuyalım:
“Bayburt Türküleri çok yanık şeylerdi. En eski ve en nefislerinden “YILDIZ” muadili bütün Anadolu da az bulunur. Eski Türk Kahramanı Beybörek’ten (Beyrek) bahseden bir türküyle tesadüfen karşılaştık. Beybörek’ten, Kitab-ı Dede Korkut’ta bahis geçtiği malûm…”
Bayburt’ta derlenen ve notaları bulunan parçalar ise şöyle sıralanıyor.
61. Sayfa: Tamzara Barı / Sürütme Barı
63. Sayfa: Kut Kut Barı / Hanım Barı
69. Sayfa: Karşıda Bey Evleri Var
70. Sayfa: Akşam Oldu
“Akşam Oldu” başlığı ile yazılan notanın güftesi şöyle:
“Sürmelimin gözlerine mâilim aman
Ayda bir selâmın gelse kailim aman
Aman aman, sürmelim aman.
Ana derdi, baba derdi yâr derdi
Lâle derdi, sümbül derdi, gül derdi
Aman aman, sürmelim aman
93. Sayfa: Ravan Yolu Tiken
Bu başlıklı nota bildiğimiz “Sarı Gelin” Türküsü. Bayburt’tan derlenmesi dikkat çekici!..
101. Sayfa: Halep Türküsü
108. Sayfa: Hozan Dağları
***
13. sayının sonunda, plâğa alınan türkülerin, katalog numaraları verilmekte ve plâkların Konservatuar Müzesinde olduğu kaydedilmektedir.
Plâk Numarası 30: Yıldız Türküsü / Bayburtlu Dede Çavuş / 45 yaşında
Plâk Numarası 31: Maya (Şark Vilâyetleri) / Bayburtlu Dede Çavuş
Plâk Numarası 32: Harput Mayası / Bayburtlu Dede Çavuş
Plâk Numarası 33: Kozan Dağları / Bayburtlu Dede Çavuş.
Plâk Numarası 34: Eğin Türküsü / “sağ” ve “sol” şekillerde söylenmiştir / Bayburtlu Dede Çavuş
Plâk Numarası 35: Bayburtlu Muhibbî’nin deyişlerinden / Bayburtlu Dede Çavuş
Plâk Numarası 36: Bebek (Bayburt) / Bayburtlu Bekir Sıdkı Bey (Akkoyunlulardan)
Plâk Numarası 37: Vardım ki, yurdumdan (Bayburt) / Bayburtlu Hâfız Hayrettin Bey
Plâk Numarası 38: Zihnî’nin Tatyanı (Bayburt) / Akkoyunlulardan Hâfız Hayrettin Bey
Plâk Numarası 39: Kalk gidelim deli gönül (Bayburt) / Bayburtlu Dur Baba.
Plâk Numarası 40: Tercan’ın altı (Bayburt) / Bayburtlu Dur Baba.
Plâk Numarası 41: Emrah’dan bir parça (Bayburt) / Bayburtlu Baba Dede.
Plâk Numarası 42: Al Boz Dumanlı (Bayburt) / Dede Çavuş
***
Burada zihnimize soru olarak takılan bir sürü mesele var. Konservatuar listesinde ilân edilen bu plâklar ne oldu? Bunların çinko üzerine tesbit edilen matrislerini bilen gören var mı?
Plâkların yedisinde sesi zaptedilen Dede Çavuş Kimdir? Akkoyunlulardan Hâfız Hayrettin Bey, Bayburtlu Bekir Sıdkı Bey, Dur Baba ve Dede Baba isimli sanatkâr dedelerimiz neredelerdi ve ahfadı, torunları bunları biliyor mu?
Dede Çavuş’un deyişlerini okuduğu Bayburtlu Muhibbî adını ilk defa duyuyorum. Bu şâirimiz hakkında bilgi toplamalıyız. 1995 de Londra’da, Bayburtlu Amanî’nin, dünyadaki tek nüsha olan Divanını görmüştüm. Daha sonra Bakü’de Kiril harfleri ile basılan bir kopyasına sahip oldum.
Bir ümidim daha var. Columbia daima yayınladığı plâkların bir örneğini saklar. Acaba İngiltere’de saklanmış böyle örnekler var mı? Seksen seneden artık bir zaman evvel, bir hemşehrimizin sesinden, Bayburt terennümleri dinleyebilmek… Hayali bile heyecan verici.
Alanya / 20 Haziran 2010
Yorumlar (3)

Salh Cengiz
diyor ki:
|
Ülkemizdeki belge arşivleme zaafiyeti buradada kendini göstermiş,hayretle okuduğum bu NADİDE değerlerden geriye hiç birşey kalmamış olması ne kadar acı bir durum. Günümüz bürokratları için bu gibi şeyler ne yazıkki "Abeste iştigal" yada "Angarya" olarak değerlendirilip hiç ama hiç önemsenmiyor... ve bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde geçmişimizle olan her türlü bağlarımız koparılıyor.Gürsel ve Selahattin kardeşlerim haklı olarak bu endişeyi dile getiriyorlar aslında. Değerli hocam emeklerinize, engin yüreğinize sağlık; bu mükemmel yazınızla bizlere ışık oldunuz. Saygıyla ellerinizden öperim. |
SELAHATTIN
diyor ki:
| Haklısın Gürsel neredn bakarsan yazık, sanat, kültür analiz hepsinden önemli yurtaşlık bilinci, bunlardan bahsettinmi, ya kominist olursun ya dinsiz. Kalın sağlıcakla. |
GÜRSEL KARAPINAR
diyor ki:
| Yıl 1937 Bayburt bando takımı, 2010 yılındayız şimdi neyimiz var..Müziğimizi yitirmedik tüm değerlerimiz erazyona uğradı....Bugün böyle bir bando takımı kuracağım veya müzik cemiyeti kuracağım demeden önce Bayburt da anket veya araştırma yapılmalıki acı gerçeği görelim.... |
Yorum yazın.
Bu kategorideki daha yeni haberler:
- Ala Şahin
- İki eşek...
- Zihni’nin Bayburt Gazeli
- Edebî atamız, Ahmet Kabaklı
- Eski şarkılarımız çok güzeldir
Bu kategorideki daha eski haberler:







