
Aydın'ın ihâneti gerçek'ten bilkast uzaklaşmaktır. Vâkıa gerçek'ten bilerek uzaklaşan herkes bir mücrimdir; ama bu kişi bir aydın olunca bu cürmün adı ihânet olur. Onun içindir ki aydın tipinin en mümtaz nümûnesi olan filozofu, Kant, aşağıda da göreceğimiz gibi, "gerçeğe ihânet edemeyen – etmeyen değil edemeyen – kişi olarak târif etmiştir. Bu hüküm iliklerine kadar doğrudur, zîrâ, filozof, esâsen hakîkat âşığından başkası değildir.
Durmuş HOCAOĞLU



