Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa Dr. Eser Cemil ALPTEKİN Hastalık hastası olduk

Hastalık hastası olduk

e-Posta Yazdır PDF

Dr. Eser Cemil AlptekinKulaktan dolma bilgilerle, endişe ve korkularla yaşamı yaşanmaz kılıp, sağlığınızın doğal akışını bozmayın. Tıp fakültesinin ilk sınıflarındayken, hangi hastalığı okursak o hastalıktan kendimizde bir şeyler arardık ve sonunda da bulurduk. Günümüzde sağlıkla ilgili bilgiler internette, gazetelerde, televizyonlarda, dergilerde doğru yanlış ortalığa saçılmaya başlandı. Dikkatimi çeken bunları okuyan ve izleyen insanlar bizim tıp fakültesinin ilk sınıflarında yaşadığımız hastalık hastalığına yakalanmış olması.

İnsanlar kendilerine güzel duygular, sevgiler ya da doğayla kurulmuş dostluklar yerine hastalıkları aşılıyor. Bazen de farkına varmadan onlarla ilgili ilaçlar kullanmaya başlıyor.

İnsanoğlunu doğadan giderek koparan teknoloji, kendisiyle beraber hastalıkları da taşıyor. İç dünyamıza ve dış dünyamıza.

Görmüyoruz, duymuyoruz

Artık bir otu, dalında açan bir çiçeği göremez oluyor gözlerimiz. Çok güzel öten bir kuş sesini duyamaz oluyor kulaklarımız. Büyük kentin uğultusu bizim müziğimiz oluyor, kirli havası da doğamız.

Kendimize, dostluklarımıza, sevgilerimize ayıracağımız zaman kalmıyor şehrin hırgürü arasında. Bu toz bulutu içinde de sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Yediğimiz gıdalar sağlıksız, içtiğimiz su sağlıksız, soluduğumuz hava sağlıksız, böyle bir yaşamda sağlıklı düşünebilir mi beyin? Sağlıklı olabilir mi bir beden? Sağlıklı olabilir mi bir ruh?

Yarınını göremeyen, onunla ilgili kaygıları olan bir yürek normal çalışabilir mi, içinde güzel şeyleri, güzel duyguları barındırabilir mi?

Bahar dallarına, kaç kişi bakacak?

Gerginlik dediğimiz iç ve dış dünyamızda kendimizin kurguladığı örümcek ağları değil mi? Kurtulmak istedikçe daha çok o ağlara dolaşan bizler değil miyiz çaresiz kelebek gibi?

Önümüz bahar; bahar dallarına kaç kişi bakabilecek, onların güzelliklerini kaç kişi özümseyebilecek acımasız hayat mücadelesi içinde? Kaç kişi gülümseyebilecek kendisine merhaba diyen bahara?

İşte bunları yaşayamadığımız için hasta dünyamızda onun yarattığı hastalıkları da birer parçamız haline getiriyoruz. Bugün güzel olmayan, bizi üzecek neler olacak kaygımız var.

Metin Münir’in 05.03.2010 tarihli Milliyet’teki köşe yazısında çok güzel anlattığı, toprağa düşen bir bademin filizleriyle olan arkadaşlığını ve birlikteliğini kaç kişi görebilecek ya da hissedebilecek bu hoyrat dünyada?

Güzel duyguların sağlığın parçası olduğunu kimler çevresindekilere anlatacak?
Bu tür yazıların okuyucularına kendini iyi hissettirdiğini ne zaman kavrayacak köşe yazarlarımız kavganın ve polemiğin egemen olduğu basınımızda?

Bağırdığımız zaman vücutta neler oluyor?

Bağırdığınız zaman, hem kendi sağlığınızla hem de bağırdığınız kişilerin sağlığıyla oynadığınızı düşünün; o anda vücudunuzda sizin sağlığınızı tehdit eden hangi hormonal değişimler oluşuyor? Buna bağlı olarak hangi damarlarınız daralıyor? Tansiyonunuz nerelere çıkıyor ya da kandaki şekeriniz? Vücudunuzda ne gibi hasarlar oluşuyor? Bu soruların da cevabını bilmenizde fayda var. Belki o zaman bağırmazsınız.
Bir dahaki baharı göremeyecek insanlar yaşıyor aranızda. Onun için baharla sağlığınızı arayın.

Düşünün ki toprağa düşen bir tohum kendisi için zararlı olanlardan korunmak bağlamında yaşama tutunmak için zehirli enzim salgılıyor, kuşlardan ve böceklerden korunuyor.

Bizler mükemmel yapı olarak zehirlerimizi bize zarar vermeyenler için kullanıyoruz incitici davranışlarla, birbirimizi sevmeyerek ve toplumun içine düşmanlık tohumları ekerek. Bu tür davranışlar hem kendimize hem de karşımızdakine zarar veriyor.

Düşmanlık tohumlarının ekilmediği, dostluğun çiçek verdiği baharlarda buluşmak ümidiyle…

 

Yorumlar (1)add comment

EMANET diyor ki:

Dr.Alptekin abinin bu duygu yüklü yazısını okuyunda, aklıma Can Yücel'in o meşhur şiiri geldi.
Paylaşmak istedim...
***

EMANET & YADIMA DÜŞENLER

HERŞEY SENDE GİZLİ
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
*
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
*
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
*
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can YÜCEL
25 Mart 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Haber Arama

Online Kişi Sayısı

Şuanda 158 konuk çevrimiçi
AddThis Social Bookmark Button

Eser Cemil Alptekin (Özgeçmiş)

1945 yılında doğdu. İlk ve ortaokulu Bayburt’ta, liseyi Trabzon Lisesi’nde başlayıp, İstanbul Pertevniyal Lisesi’nde bitirdi. 1971-72 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1973-74 yılında askerlik görevini Samsun’da Garnizon Baştabib Vekili ve Revir Baştabibi olarak tamamladı.

1997-84 yılları arasında İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniğinde ihtisasını yaptı. İstanbul Belediyesi Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanlığı yaptı. Türkiye Sağlık Vakfı Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

18 yıldan beri bel ve boyun fıtığıyla ilgili çalışmalar yürüten Eser Cemil Alptekin, kurucusu olduğu Alptekin Kliniği'nin başhekimi olarak hizmet veriyor.

 

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3691894

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar