Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa Dr. Eser Cemil ALPTEKİN Öykü alma tıbbın sanat yönüdür

Öykü alma tıbbın sanat yönüdür

e-Posta Yazdır PDF

Dr. Eser Cemil AlptekinTıpta, hasta ve ailesiyle ilgili kayıtlar çok önemlidir. Yalnız bu kayıtların çok ciddi tutulması gerekir. Yoksa hiçbir anlamı olmaz. Tedavi planının oluşturulabilmesi için iyi bir öykü ve fiziki muayene önemlidir. Kayıt işlemi de diğer sağlık hizmetlilerinin yararlanacakları bir belgedir. Bu kayıt gerektiğinde tıbbi ve yasal bir doküman oluşturur. 

Öykü alma becerisi tıbbın sanat bölümüdür ve hastanın durumunun tümüyle değerlendirilebilmesi için gereklidir. Bu işlem günümüzde özelikle ülkemizde zamanla yarışan hekimlerde böyle mi? Değil. Günde 40 - 50 hasta görüyorsanız, bir hastaya ayıracağınız zaman da o kadar azalıyor.

Öncelikle fizik tedavi ve rehabilitasyoncu, hastanın hastalığının veya yaralanmasının ona yaşattığı fonksiyonel kayıplar üzerinde durmalıdır. Bu kayıpların tanımlanması, tedavi için ana planı oluşturur.

Örneğin felçli olan bir hastada önemli olan sorunun olduğu yer veya hikaye değil, bunun sonucu gelişen fonksiyon kayıplarına odaklanmaktır. Hastanın günlük yaşam aktivitelerini ne kadar etkilediği ya da eksikliklerdir. Hastanın geçmiş hikayesini almak için geçirilen zaman hastanın doktorlarla yakınlaşmasını ve aralarında dostluk ve güven oluşmasını sağlar. Bu dostluk, hasta- doktor ve aile ilişkileri için önemlidir. Doktorun seksüel öykü ve madde bağımlılığı gibi hassas konularda daha fazla bilgi almasını sağlar.

Hastalar bilginin kaynağıdır

Hekimine güvenen bir hasta, daha uyumlu olacağı için bu davranış tedavi sonuçlarını da etkileyecektir. Hastalar genellikle bilginin ilk kaynağıdır. Ruhsal sorunları olanlar, küçük çocuklar ve iletişim kurmada zorluk çıkaran hastalar kendilerini tam olarak ifade edemezler. Bu durumlarda öyküyü alan hastanın aile üyeleri ve arkadaşları geçmişteki tıbbi kayıtlarına güvenmek durumundadır.

Temel şikayet hastanın tıbbi tedavi aramasına neden olan semptomlardır. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına başvuran hastalarda en sık rastlanılan temel şikayet; çeşitli kas- iskelet ve nörolojik orjinli ağrı ve kayıplardır. Yatan hastalarda ise en temel şikayet, hastanın hareketliliği, günlük yaşam aktiviteleri ve bilincidir.

Yatak içi hareketlerin yokluğu, riskler oluşturur

Temel bir şikayeti olan hastanın özel durumu engellilik veya özürlülük derecesini de düşündürebilir. Örneğin dizi ağrıyan ve şişman bir posta dağıtıcısının bu mesleği artık yapamayacağı anlamına gelebilir. Hastanın bugünkü ve önceki fonksiyonel durumunun ayrıntıları, hastanın tedavisinde büyük kolaylıklar sağlar.

Fonksiyonel kazanç veya kötüleşmeyi değerlendirmek için fonksiyonel problemlerin başlangıç zamanının nedenini ve doğal öyküyü bilmek gereklidir. Örneğin felçten sonra en fazla hareketle ilgili kayıplar ilk 3 - 6 ay içinde oluşur. Önemli hareket kaybı olan yeni felçli bir hastanın beklentileri iki yıl önce felç geçirmiş hastadan daha fazladır.
Hareket etmede zorluk olması hastanın yaşam kalitesini önemli oranda etkiler. Bu hareketliliği sağlamak için yardımcı cihazlar, koltuk değnekleri, bastonlar, yürüteçler ve elektrikli tekerlekli sandalyeler kullanılır.

Yatak içi hareketlere gelince bir yandan bir yana dönme, yüzüstünden sırtüstüne dönme, oturma ve uzanmayı içerir. Yatak içi hareketlerin yokluğu hasta için cilt yaraları, kirli kan damarlarında tıkanmalar, zatürre gibi riskler oluşturur.

Günlük yaşam aktiviteleri ise kişisel bakım, beslenme, giyinme, kendine bakım banyo ve tuvalet yapabilmesi için gerekli aktiviteleri kapsar.

Geleceğin tıbbı, rehabilitasyon üzerine kurulacak

Günümüzde ve geleceğin tıbbında hasta ve ailesiyle ilgili kayıtların çok önem taşıyacağı muhakkaktır. Yalnız bu kayıtların da çok ciddi tutulması gerekir. Yoksa hiçbir anlamı olmaz. Ne yazık ki bunların ülkemizde hasta yoğunluğundan dolayı ciddi ve detaylı tutulması mümkün değildir. Ayrıca rehabilitasyon ülkemizde ciddi biçimde kavranmamıştır. Halk arasında bu konuya hâlâ gereken önemi verilmiyor.

Ben yine ısrar ediyorum, geleceğin tıbbı, rehabilitasyon üzerine kurulacaktır. İnsanlar bu kadar ilaç tüketiminin kendileri için zararlı olduğunu zaman içinde fark edecek. İlaç tüketiminin gelişmişlikle ters orantılı olduğu yıllar içinde anlaşılacak. İste o zaman rehabilitasyonun yıldızı parlayacak. Bu da rehabilitasyon konusunda çok iyi eğitim veren okulların ve fakültelerin açılmasıyla mümkün olacak.

Kaynak: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon / Randall L. Braddom

 

Yorumlar (0)add comment

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Haber Arama

Online Kişi Sayısı

Şuanda 149 konuk çevrimiçi
AddThis Social Bookmark Button

Eser Cemil Alptekin (Özgeçmiş)

1945 yılında doğdu. İlk ve ortaokulu Bayburt’ta, liseyi Trabzon Lisesi’nde başlayıp, İstanbul Pertevniyal Lisesi’nde bitirdi. 1971-72 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1973-74 yılında askerlik görevini Samsun’da Garnizon Baştabib Vekili ve Revir Baştabibi olarak tamamladı.

1997-84 yılları arasında İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniğinde ihtisasını yaptı. İstanbul Belediyesi Çevre ve Sağlık Komisyonu Başkanlığı yaptı. Türkiye Sağlık Vakfı Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

18 yıldan beri bel ve boyun fıtığıyla ilgili çalışmalar yürüten Eser Cemil Alptekin, kurucusu olduğu Alptekin Kliniği'nin başhekimi olarak hizmet veriyor.

 

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 3691868

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar