Bayburt Postası

Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap E-mail

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa Behram DESTANOĞLU Örgütsel İletişim

Örgütsel İletişim

e-Posta Yazdır PDF

Behram DestanoğluGelişen ve değişen dünyamızda her geçen gün iletişimin (haberleşmenin) önemi artmaktadır. İletişimi kişisel ve toplumsal haberleşme olarak iki ana bölümde değerlendirmek mümkündür. Bireysel haberleşmeyi kişinin kendi kendini anlaması ve duyu organları arasındaki gerekli olan ilişkileri kurabilmesi, toplumsal haberleşmeyi ise birey, grup ve teşkilat gibi toplumsal birimler arasındaki iletişim olarak ele alabiliriz.

Çok kapsamlı olan bu konuyu; belirli bir çerçevede değerlendirmenin şu aşamada daha uygun olacağını düşünmekteyim; çünkü süreç içerisinde bilimsel ve teknolojik gelişmeler, iletişime daha çok önem verilmesini zorunlu kılacaktır. Ayrıca örgütsel iletişimde aşırı uzmanlaşmaya gidilmesi iletişimin önemini gittikçe artırmaktadır. Bu nedenle haberleşmede kullanılacak yöntem ve teknikler de o oranda boyut kazanacaktır.
    
İletişim ile ilgili birçok tanım yapılmıştır; yapılan bu tanımlardan yola çıkan Ülkü Dicle, “ Bir Yönetim Aracı Olarak Örgütsel Haberleşme” adlı eserinde şöyle bir tanımlamaya yer vermiştir:

“Haberleşme, toplumsal birimler arasında gerekli ilişkilerin kurulmasına olanak sağlayan bir süreç ya da bir bilgi, anlam, duygu ve düşünce alışverişi, insan davranışını yansıtan psikolojik bir olay ve toplumsal hayata temel teşkil eden bir sistemdir.”

Haberleşmeyi; “duygu, düşünce ve bilgilerin, kitle iletişim araçları yoluyla bireysel ve toplumsal paylaşımıdır” diye de tanımlayabiliriz.
   
Örgüt, ortak bir amaca ulaşabilmek veya bir işi gerçekleştirebilmek için karşılıklı dayanışma halinde olan kurumların veya kişilerin oluşturduğu ve belirli bir niteliği devam ettiren, çevresine açık bir bütündür. Örgüt (teşkilat) ,  aynı zamanda alt sistemleri olan bir sistemler bütünüdür. Örneğin; yönetim biliminde adem-i merkeziyet olarak bilinen yerel yönetimlerde, hiyerarşik düzen içinde başkan, başkan yardımcıları, danışmanlar ve diğer birimler yer alır. Başkan yardımcılarına bağlı müdürlükler bulunur; ‘muhasebe işleri müdürlüğü, fen işleri müdürlüğü, bilgi işlem müdürlüğü, zabıta müdürlüğü…’ gibi. Bu müdürlüklere bağlı daha küçük alt sistem grupları da vardır. İşte, bunların tümü o yerel yönetimdeki sistemler bütününü oluşturur.
    
Sistemin bütününü oluşturan alt sistem gruplarından herhangi birindeki bir aksama, sistemi bütünüyle olumsuz yönde etkiler. Diyelim ki herhangi bir bakanlığın genel müdürlüklerinden birinde, işlevsel yapı içinde rol alan bir şube, iletişim kopukluğu nedeniyle gerekli bilgilerden yoksun kalmış. Bu durum kuşkusuz gruplar arasındaki iş birliğini olumsuz yönde etkileyecektir. Haberleşmedeki bu aksama sistemin bütününe de yansıyacağı için o örgüt, arzulanan hizmeti üretebilmekten mahrum bırakılmış olacaktır. Bu nedenle gerek bir örgütün birimleri arasındaki iletişim, gerekse bir teşkilatın başka bir teşkilatla olan haberleşmesinde herhangi bir kopukluğa meydan vermemek için gerekli iletişimin ve koordinasyonun sağlanması hayati önem taşır.
 
Örgütsel iletişimde, herhangi bir nedenle oluşacak aksaklık ve kopukluk; üretilen hizmetlerin önceden tespit edilen hedeflere ulaşabilmesine imkan vermez. Ayrıca bu olumsuz durum emek ve zaman kaybına da neden olacaktır. İletişimdeki kopukluklar ve aksamalar bir teşkilatın (örneğin bir daire başkanlığının) birimleri arasında yetki ve sorumluluk kargaşasına da neden olur; bu olumsuz tablo bir bakıma tüm işlerin deyim yerindeyse “Arap saçına” dönmesini sonucunu doğurur. Sonuç olarak diyebiliriz ki: toplumsal kalkınmayı olumsuz yönde etkileyen iletişim kopukluğu giderilip eşgüdüm sağlanmaz ise toplumsal kayıp süreç içerisinde daha çok boyut kazanacağı gibi telafisi çok daha zor olan zararlara da yol açabilecektir.
     
Toplumsal hizmetlerdeki verimliliği ve sürekliliği sağlayabilmek için örgütler arasındaki koordinasyonu (eşgüdümü) sağlamak kaçınılmaz bir gerçektir. Örneğin Devlet Planlama Teşkilatının Maliye Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının diğer Bakanlıklarla olan ilişkilerinde, iletişim kopukluğu veya bilgi alışverişindeki zamanlama hataları; toplumsal kalkınmayı olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle iletişimi etkin kılmak, kurumlar arasındaki işbirliğini ve doğal olarak verimliliği sağlar. Arzulanan haberleşme, kurumların önceden belirledikleri hedeflere ulaşabilmelerine imkan tanır; böylece toplumsal kalkınma hız ve zaman kaybına uğramadan, gelişimini sürdürür. Özetle diyebiliriz ki işbirliğinin sağlanabilmesinde öncelikle başvurulması gereken husus iletişimdir. Haberleşmeyi etkin kılmak, üretilen hizmetlerin hem niteliğini hem niceliğini artırır. Ayrıca iletişimdeki etkinlik, zamanı daha verimli bir biçimde kullanabilmemize imkan tanır. Bu durum ekonomik büyümenin ve gelişmenin hızını hedeflenen seviyeye çıkarır.
    
Kişiler arasındaki haberleşme, aslında toplumsal haberleşmenin ve onun bir türü olan teşkilatlar arası iletişimin özünü oluşturur. Bir başka yaklaşımla denebilir ki: hayatın gerçekleri çerçevesinde bireylerin iletişim içinde olmaları toplumsal hayata temel teşkil eder. Bireysel haberleşme de bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda örgütsel iletişimde olduğu gibi giderek daha çok önem kazanmıştır. Bilgi, duygu, düşünce ve anlam alışverişinde, etkin bir yönetim aracı olan haberleşmenin önemi süreç içerisinde hem daha çok önem kazanacak hem de teknolojik gelişmeler çerçevesinde yeni boyutlar kazanacaktır. Toplumsal hayattaki aksaklık ve uyumsuzlukların giderilebilmesi için günün koşullarına uygun haberleşme ağının varlığı kaçınılmazdır.

Kasım / 2009

Naim Destanoğlu; Bu yazı, 11 Kasım 2009’da Bayburt Postası'na gönderilmek üzere, Behram Destanoğlu tarafından yazılmıştır. Sevgili Ağabeyim Behram Destanoğlu’nun, Allah’ın rahmetine erişmesinin üzerinden elli iki gün geçti. Ben de bu son yazısını, sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazıya, diğer tüm çalışmalarından daha çok zaman ve emek ayırmıştı. Defalarca metin içeriğini değiştirmiş; benden de okuyup, fikrimi belirtmemi istemişti. Okuyanların faydalanması ümidiyle...

 

 

Yorumlar (2)add comment

Erdal diyor ki:

Bir konu ancak bukadar güzel ifade edilebilir,bu kadar güzel detaylandırılabilir .Güzel bir emek ve hızmet. Ruhun şad olsun canım hocam değerli ağabeyim.
14 Şubat 2010

Nihan Destanoğlu diyor ki:

Amca,Rahmetli babamın son yazısını okurlarıyla paylaşmış olman beni çok mutlu etti teşekkür ediyorum.
17 Ocak 2010

Yorum yazın.
Yazı alanını daraltın | Yazı alanını genişletin

busy
 

Bayburt Postası 57 Yaşında

Reklam

Reklam

Reklam

Haber Arama

Sponsor

Anket

Bayburt hangi spor dalında daha çok başarılı?
 
AddThis Social Bookmark Button

Bizi Yazanlar

Bizi Yazanlar

Bülten Üyeliği

Behram Destanoğlu (Özgeçmiş)

1943 yılında Bayburt’ta doğdu. İlkokul ve ortaokul eğitimini Bayburt’ta tamamladı. Gümüşhane lisesinden mezun oldu. Yükseköğrenimini Erzurum’da yaptı. 1967 yılında Bayburt Lisesinde Edebiyat grubu dersleri öğretmeni olarak memuriyet hayatına başladı. Aynı okulda Müdür Yardımcısı olarak da görev yaptı.

Daha sonra Ankara’ya atanan Destanoğlu, başkentte değişik okullarda öğretmen ve müdür olarak görev yaptı. Müdürlük görevini yürütürken Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde lisans tamamlama programına katıldı ve sınavına girdiği derslerden başarılı oldu. Daha sonra Anadolu Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne devam ederek bu fakülteden de mezun oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütünde; değişik tarihlerde şube müdürü, uzman ve birim müdürü olarak görev yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı, Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel müdürlüğü uzmanı iken “Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü“nün Kamu Yönetimi Bilim Uzmanlığı sınavlarına girdi, başarılı oldu ve lisans üstü eğitim yapmaya hak kazandı. TODAİE‘den üstün başarı ile mezun oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı merkez örgütlerinde Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı gibi yönetimsel görevlerde bulundu. Destanoğlu, daha sonra kendi isteğiyle Ankara Çankaya Ömer Seyfettin Lisesine öğretmen olarak atandı. Bu okulda Türk Dili ve Edebiyatı dersi öğretmeni olarak görev yaptı. 16 Ağustos 2005 tarihinde 39 yıllık eğitmenlik hayatını sonlandırarak emekli oldu.