banner164

Yaban domuzları peşinde, nefes kesen sürek avı

Avlanmadığı için Bayburt kırsalında çoğalan yaban domuzları yöre insanının seferber olmasına neden oldu. Bayburt merkeze bağlı Örence, Akduran ve Helva köylerinde bulunan meşelikleri mesken tutan ve 50 ile 70 arası tahmin edilen yaban domuzunu yok etmek için birleşen köylüler gün geçmiyor ki, sürek avına çıkmasınlar. Sürüler halinde gezen domuzların tarım arazilerine büyük zarar vermesinden yakınan köy halkı, Bayburt Valiliğinin de avlanan her domuz kuyruğuna 10 mermi vermesini fırsat bilerek bir araya gelip, dağ taş demeden karlı dağları aşarak yaban domuzu kovalıyorlar. Böyle bir sürek avını takip etmek üzere Bayburt’tan Örence Köyüne hareket ettik.Haber: Bahattin Odabaşı

Yaban domuzları peşinde, nefes kesen sürek avı
Avlanmadığı için Bayburt kırsalında çoğalan yaban domuzları yöre insanının seferber olmasına neden oldu. Bayburt merkeze bağlı Örence, Akduran ve Helva köylerinde bulunan meşelikleri mesken tutan ve 50 ile 70 arası tahmin edilen yaban domuzunu yok etmek için birleşen köylüler gün geçmiyor ki, sürek avına çıkmasınlar. Sürüler halinde gezen domuzların tarım arazilerine büyük zarar vermesinden yakınan köy halkı, Bayburt Valiliğinin de avlanan her domuz kuyruğuna 10 mermi vermesini fırsat bilerek bir araya gelip, dağ taş demeden karlı dağları aşarak yaban domuzu kovalıyorlar. Böyle bir sürek avını takip etmek üzere Bayburt’tan Örence Köyüne hareket ettik.
Haber: Bahattin Odabaşı 

Bizi Örence Köyü Muhtarı Hacı Ahmet Baytemur karşıladı. Av için tırmanacağımız alana gidip grubun toplanmasını bekledik. Ortalama 15 kişiyi geçmişti gelenler. Helva köyünden olanlar üstten, Akduran köyünden gelenlerde yandan gelecekti ki, toplandığımızda 25 kişinin üzerinde bir grup olacaktık. Herkes av tüfeğini almış, av hazırlığını yapmıştı. Dağa doğru sessiz bir şekilde tırmanmaya başladık. Yer yer karla kapalı olan dağlarda yürümek gerçekten kolay değildi. Domuzların yerini dikkatlice tespit etmeye çalışarak ilerlerken karşımızda domuzların ilerlediğini görmek bizi üzdü. Ben işte o an yorulduğumu hissettim. 9 tane yaban domuzu ilerliyordu ve en öndeki ile en arkadaki abartısız diğerlerinin iki katıydı. Önceden ava gidenler bu alanda 70 civarında domuzu gördüklerini söylüyorlardı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Devamlı yapılan sürek avları bu domuz sürülerinin dağılmasına neden olmuş, ancak tarım alanlarına zarar veren yaban domuzlarının tehlikesi geçmemişti. Domuzların peşini bırakmadık tabi. Bizde peşlerinden nefes nefese ilerledik. Bir tanesini avladık.

Bu alanda daha öncekilerle birlikte 6 tane yaban domuzu avlanmış. Avcılardan paçayı sıyıran domuzlar Çımağıl dağlarından aşağıya indi gözden kayboldular. Tabi bir grup avcıda onların peşinden indiler. Telefonla haberleşiyorduk ve domuzları kaybettiklerini, onları Çımağıl köyünden araçla almamızı söylüyorlardı.

Sürek avı öncesi son hazırlıklarBu hazırlık, çocuklar için izlenmeye değer bir rituel

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Artık yapacak bir şey yoktu ve geriye dönmemiz gerekiyordu. Hem yorulmuş hem de acıkmıştık. Ama en çokta demli bir çaya ihtiyacımız vardı. Sohbet ederek o güzelim karlı dağları aşağıya inmeye başladık. İnsanlarımız eskileri, Örence, Helva ve Akduran köylerinin arasında bulunan dağlarda yaşananları anlatıyorlardı. Tıpkı, masal gibi, hiç yaşanmamış gibi.

Akduran köyünün köy konağına gittik. Köy konağı yeni yapılmıştı. Çaylarımız sobanın üzerinde demlendi. Limonlu çaylarımızı yudumlarken bir yandan da Akduran köyümüzün durumunu dertleştik köylülerimizle. Evet, her köyde olduğu gibi Akduran köyümüzde de göç vardı. Köylülerimiz Akduran köyünde 17 hanenin ikamet ettiğini, 80 büyükbaş hayvanın olduğunu ve küçükbaş hayvanın ise hiç olmadığını söylüyorlardı.

Özel pozlar, bu sürek avlarının vazgeçilmez unsuruGünün anısına tıoplu fotoğraf

 

 

 

 

 

 

Köy nüfusunun yaz aylarında artıp artmadığını sorduğumda ise artmadığını, gidenin artık köye gelmediğini ifade ediyorlardı. Ama bir gerçek var ki; oda, bir Bayburtluya  dünyanın hiçbir yeri Bayburt kadar zevk veremez. Dağlarında gezmek, konaklarında çay eşliğinde sohbet etmek, eskileri konuşmak. Dünyanın hiçbir yerinde insanlar böylesine sıcak, sevecen, samimi olamaz. Hiç tanımadığım insanlarla öylesine sıcak, öylesine içten ve öylesine samimi sohbete koyulduk ki, günün bütün yorgunluğunu unuttuk.

Bir sonraki gün Kop köylülerimizle ava devam ettik. Dağlardan Sığırcı köyümüze doğru ilerlerken tek tük gördüğümüz yaban domuzlarını avlamadan ilerledik. Meşelerden keklikler, tavşanlar kaçışıyorlardı. Çok güzel bir manzara vardı dağlarımızda. Amacımız silah sesinden sürülerin ürkmemesi idi. Yüksek tepelerden sığırcı dağlarına kadar ilerledik.

Yaban domuzları arazide büyük tahribatlar yapmıştı. Bu dağlarda da 100 civarında bir sürüden bahsediyorlardı köylülerimiz. Rakımı yüksek olan bu dağlarda karla karışık bir tipi ile de karşılaştık. Gerçekten büyük beceri istiyordu bu dağlarda gezmek. Hele bel boyu karda varsa bu dağlarda gerisini siz düşünün artık.

Köylülerimize bahar aylarında bu dağların nasıl olduğunu sormadan edemedim. Kop köylülerimiz anlatmaya başladılar ki, gerçekten içim geçti:

“Bu dağlarda çok güzel mantar olur. Derelerimizin alabalığı çok lezzetlidir. Hele o soğuk sularının tadına hiç doyulmaz. Her taraf yeşil, buralar bir doğa harikasıdır.” diyorlardı. Baharda bu dağları tekrar gezmek planı yaptıktan sonra köyden ayrıldık.           

Köylülerimiz av merakı olan insanları Bayburt’a davet ediyorlar. Tabi bu arada yöre halkı da boş durmayıp, bahar gelip tarım arazilerine zarar vermeden yaban domuzları yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.  
 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.