banner164

“On beşimi vermeyen, …!”

Bu gece Ramazan ayının 15. gününe gireceğiz. Yani, bu gece evlerde rahat yok. Kapılar, ziller hiç susmayacak. Çünkü, “15’i” toplanacak! Çocuklar tarafından heyecanla hazırlanan poşetler, şimdilik saklandı. Ama iftardan sonra birer doymaz canavar gibi açılıp, çıkacaklar ortaya. Ve siz, kapıyı açtığınızda, büyükten küçüğe dizilmiş minikleri, ellerinde ağzı açılmış poşetlerle bekliyor göreceksiniz.

“On beşimi vermeyen, …!”

On beşimi vermeyen, …!Bu gece Ramazan ayının 15. gününe gireceğiz. Yani, bu gece evlerde rahat yok. Kapılar, ziller hiç susmayacak. Çünkü, “15’i” toplanacak! Çocuklar tarafından heyecanla hazırlanan poşetler, şimdilik saklandı. Ama iftardan sonra birer doymaz canavar gibi açılıp, çıkacaklar ortaya. Ve siz, kapıyı açtığınızda, büyükten küçüğe dizilmiş minikleri, ellerinde ağzı açılmış poşetlerle bekliyor göreceksiniz.

Anadolu’da artık çok az ilde devam eden “15’i geleneği”, Bayburt’ta da tüm coşkusuyla sürüyor. Eğlencesi, gırgırı, şamatası ve heyecanıyla hem de.

“15’i” dolayısıyla bu sabah kuruyemiş ve şeker satan esnaf, bu bilinçle açtı işyerini.

Anlayacağınız, Ramazan alışverişinin yanı sıra ev ekonomisinin boynuna bir de fıstık ve şeker eklendi.

En çok rağbet edilen kuruyemiş ise kabuklu fıstık. 

Eğer hala hazırlık yapmadıysanız, bizden söylemesi:

“15’i gargışı, diğer gargışlara benzemez.”

Murat Okutmuş yazdı: "Yatağa yorgun düşmelerimiz vardı bizim!"

Murat OkutmuşMübarek Ramazan günlerine girdiğimizden beri her akşam bir ‘pat’ sesi kulağımızı çınlatır oldu. Bir ‘pat’ sesi ki, hemen hepimizi çocukluk günlerimize bir anda götürebilen...

Çocuksu yaramazlıklarımız arasında yer alan maytap patlatma fasıllarına...

İftar öncesi harçlıklarımızın tümünü yatırıp aldığımız torpilleri, iftar sonrası nerelere atacağımızı kararlaştırıp, bombalama planlarına yorardık kafamızı…

Ve iftar sonrası kim bilir kimleri korkutacağımızın, ne sözler işiteceğimizin veyahut yakalanırsak bir iki de şamar yiyeceğimizin hesabını hiç yapmazdık...

Geçenlerde yolda gezerken yakınımda patlayan bir torpil sesiyle irkildim. Tam dönüp bağırmaya yeltendim ki, küçük yaramazlar kahkaha ve biraz da endişe içinde köşeyi dönerek kaçtılar.

Birden çocukluk yıllarım gözümün önünde canlandı…
Ardından düşünüp gülümsedim...

Çünkü bugün bu torpil patlatmalara kızan hepimiz, aslında küçüklüğümüzün birer yeni versiyonunu izlemekteyiz.

***
Ramazan günlerinin bir diğer geleneği on beşi... Gecenin geç saatlerine kadar çalmadık kapı bırakmayışımız, eve girmeden önce kim daha çok topladı türünden çekişmelerimiz ve işin garip tarafı topladıklarımızdan hiç tadamadan, yatağa yorgun düşmelerimiz vardı bizim... Tıpkı şimdilerde yaşananlar gibi...

İnsanın çocukluk yıllarında yaptıklarının, yeni nesil tarafından hâlâ yaşatıldığına şahit olması mutluluk verici… Milli kimliğin gün be gün erimeye yüz tuttuğu şu zamanda; memleket geçmişinden bir nebze izler sezebilmek, anlatılamaz bir duygu...

Ve inanın bu bir torpil patlatma olsa dahi…

Anahtar Kelimeler:
on beşimi vermeyen
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.