Bayburt Postası - Akşamüstü karanlık çökmek üzere… Çoruh kıyılarında bir gölge dolaşıyor. Oltayla balık tutmaya çalışan yaşlı bir amca… Daha yukarılarda, piknik alanlarına yakın bir alanda oltaya alışmaya çalışan bir kaç genç... Geç saatlerde ıssız bir alana sandalyesini kurmuş başka bir keyifçi... Belki, olağan görüntüler gibi gelebilir ama son yıllarda özlenen tablolar bunlar! Bundan beş on yıl öncesine kadar tor atanlar veya akşamüstü şehrin göbeğindeki köprüler üzerinden oltayla balık tutanlar çok sık görünürdü… Derken, son yıllarda değişik, tuhaf bir ağ çıktı ortaya. İsmi de kendisi gibi tuhaf; “tırı vırı”... Yıllar önce tarif ederken, “hacmi isminin asaletinde gizli” demiştik.

Balığı kolay avlama konusunda daha şeytani bir icat olduğundan kullanan insanların sayısı çabucak arttı. Bunun üzerine bir çok kez yazdık, uyardık. Duyarlı vatandaşlarımız, bu konuda telkinlerde ve uyarılarda bulundu. Sonunda yetkililer konuya el attı ve yasaklandı bu tuhaf alet. Çünkü bu “tırı vırı” denen icat, takılarak kaldığı yerde balıklar için birer katil niteliği taşıyordu.
İşte o geçiş döneminin ardından, sanki olta unutulmuş, sabırlı bekleyişleri ve rızkına ne düşerse razı olanlara rastlamaz olmuştuk. Halbuki olta balıkçılığı Çoruh kenarlarına işlenen farklı bir renk ve nakış gibiydi. Hem renk, hem sabır testi, hem de Çoruh’ta yaşayan canlılara karşı adaletli bir saygının göstergesiydi.
“Rast gele” temennisinde bulunmak veya duymak için neyi bekliyoruz?
YASAL UYARI: www.bayburtpostasi.com ve www.bayburtpostasi.com.tr adresinde yer alan resim ve haberlerin tüm hakları saklıdır. Yeniden basılması, dağıtılması, gerçek veya elektronik ortamda kullanılması izne bağlıdır. Kaynak gösterilmeden ve ilgili sayfaya link verilmeden kullananlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır.

altay
diyor ki:
|
sözün bittiği yerdeyiz. aslında çoruh nehrinin bittiği yerdeyiz desek daha doğru. Değerli dostlarım Çoruh artık nehir değil kanala döndü en azından şehrin içinde kanal. ne kıyı kaldı, ne ağaç nede balık yuvaları. Kime desek kime derdimizi yansak bilmiyorum. Güzelleştirme adına, bayburta hiç bir katma değer sağlamayan hes le çoruha yapılanlar ancak gelip gördüğünüzde çoruhun kıyılarında gezdiğinde anlaşılır. Evet o tadı bilirim. Güneşin çekildiği akşamın alacasının çöktüğü veya sabah güneş doğumunda olta başında; kefelide, un fabrikasında veya vicdanın çayırnda beklemenin gizemini çok iyi bilirim. Hatırlattığınız gündeme getirdiğiniz için teşekkürler. Bayburt Postası... |
- Aydıntepe Göleti, ikinci Uzungöl olurmu?
- Bayburt florasından Lale ve Sümbül kopyalandı
- Bayburt Kalesi'nde “Semaver Keyfi”
- Şehit Osman'ın Ateş Böcekleri
- Çoruh’a meydan okumak, onların genlerinde var








