banner164

Doğanın Bekçisi: Kangal

Doğanın Bekçisi Kangal, dostluğu, çok iyi bir koruma köpeği oluşu, mazlum bakışları, yüzündeki kara maskesi, boz rengi ve bir aslanı andıran heybetli görünüşüyle kangal yüzyıllardır saflığını koruyabilmiş doğal bir ırk olmasıyla dikkat çekiyor. National Geographic Türkiye ekibi yeni sayısında Kangal’ı konu ediyor. İşte o keyifli dosyadan birkaç bölüm: Bu çiftliğe çevrede kimsenin olmadığı bir zamanda tek başıma gelsem; kimi sakin sakin oturmuş bana bakan, kimi de çevredeki tavşan yavrularıyla oynaşan 50 kadar kangal köpeği zincirini koparıp üzerime saldırabilirdi!

Doğanın Bekçisi: Kangal

Doğanın Bekçisi: KangalDoğanın Bekçisi Kangal, dostluğu, çok iyi bir koruma köpeği oluşu, mazlum bakışları, yüzündeki kara maskesi, boz rengi ve bir aslanı andıran heybetli görünüşüyle kangal yüzyıllardır saflığını koruyabilmiş doğal bir ırk olmasıyla dikkat çekiyor. National Geographic Türkiye ekibi yeni sayısında Kangal’ı konu ediyor. İşte o keyifli dosyadan birkaç bölüm: Bu çiftliğe çevrede kimsenin olmadığı bir zamanda tek başıma gelsem; kimi sakin sakin oturmuş bana bakan, kimi de çevredeki tavşan yavrularıyla oynaşan 50 kadar kangal köpeği zincirini koparıp üzerime saldırabilirdi!

Fakat şimdi şartlar benden yana! Onları eliyle besleyen sahipleri Onur Kanlı ile birlikteyim: “Kangallar dost olup olmadığını hisseder. Ama bana bağırmaya kalksanız, hemen saldırganlaşabilirler” diyor. Sonra da kangalın isteyerek, insan hayatına kastedecek hiç bir davranışta bulunmayacağını söylüyor: “Sahibini veya sahibine ait herhangi bir şeyi korumak için gerekirse saldırıp ısırır. Ama niyeti öldürmek değildir, en büyük özelliği caydırıcılığıdır.”
1987 yılından bu yana Ankara, Haymana'da kangal yetiştiriciliği yapan Onur Kanlı'nın bu sözleri, sadece kangalın insanlarla ilişkisi için geçerli. Çünkü yetişkin bir kangalın sürüyü korumak için saldırdığı bir kurdun yaşama şansı çok az.

Ancak kangal sıradan bir çoban köpeği değil. Onu iyi bir köpek yapan özellik, gerçek bir “koruma köpeği” olması ve kurdun peşine takılıp sürüyü terk etmemesi. Kangal bunu, herhangi bir özel eğitimden geçirilmeden kendi doğasında var olan bir beceriyle yapıyor. Anadolu yaylalarında kangalla yıllarını geçiren sürü çobanları “Yalnızca çok inatçı olanları kurdu kovalayıp yakalar” diyor.

Kangal, sert ve olumsuz doğa koşullarına, açlığa ve susuzluğa dayanıklı, fiziksel gücü ve zeka düzeyi yüksek olduğu için, çoban ve bekçi köpekleri arasında en çok tercih edilen ırklar arasında yer alıyor. Onu isteyenler sadece dostluğu, mazlum bakışları, mükemmel bir koruma köpeği oluşu, yüzündeki kara maskesi ve boz rengiyle bir aslanı andıran heybetli görünüşüyle değil, yüzyıllardır saflığını koruyabilmiş doğal bir ırk olmasıyla ilgileniyorlar. Çünkü kangal 600'ü aşkın köpek ırkı arasında saflığını koruyabilmiş ender doğal ırklardan biri. Doğal ortamı olan bozkırlardan alınıp kontrolsüz olarak melezleştirilmesi kangal türünün saflığını tehlikeye düşürünce, 1978 yılından beri yurt dışına çıkarılması izne bağlanmış.

Devlet koruması altındaki bozkırının bu değerli bekçisi Anadolu'da dilden dile dolaşan pek çok efsanenin de kahramanı aynı zamanda.

50 yılı aşkın süredir kendisini kangal ırkının korunmasına adamış “Kangal babası” lakaplı 74 yaşındaki Doğan Kartay, dört kangalın bir kurt sürüsüne karşı nasıl savaştığının tanıklarından:

“1952 yılında Sivas'ta yedek subayken, iki nöbetçi er, dört devriye ve dört kangal 10 bireyi aşkın bir kurt sürüsüyle karşılaştık. Kurtların hedefi köpeklerdi. Kangallar yaralarına aldırmadan bizi korumaya çalışıyordu. Sonunda bu savaş meydanından geriye dört kurdun ölüsü kalmıştı. Diğerleri kaçtı. Ertesi gün köpekler yaralarının tedavisi için veteriner başçavuşa, biz de kuduz aşısına gönderildik.”

Onur Kanlı ise Erzurum'da bir sürüye verdiği 14 aylık iki yavru kangalın 11 kurta karşı savaştığını anlatıyor. Kangallardan biri ölmüş. Ama sürüyü kurtlardan korumayı başarmışlar. Kangal, sadece kurtla değil, ayı ve yaban domuzuyla da savaşabiliyor.Üstelik onun kokusunu alan tilkiler tavuk kümesine de yaklaşmıyor.

Yüzyıllardır küçükbaş sürü çobanlarının dostu olan kangal, her ne kadar sürüyü korumak için yaban hayvanlarıyla savaşsa da bugün onların soyunun korunması için önemli bir görev üstleniyor. Konya'nın Kul ilçesinden sürü sahibi Şükrü Kılınç, “kangal olunca silah taşımaya gerek kalmaz” diyor. Çobanların yaban hayvanları vurmasını engellediği için kangal, yaban hayatın korunmasına yönelik projelerin de bir parçası olabiliyor.

Onur Kanlı'nın başkanı olduğu Çoban Köpeklerini Koruma Derneği, Ankara Haymana'daki çiftlikte, “Kangalların Geleneksel Hayvancılıktaki Rolünün Devamlılığının Sağlanması ve Bu Yolla Yaban Hayatın Korunması” projesini yürütüyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) GEF Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle Mart 2004'de başlayan proje ile, bölgedeki sürü sahiplerinin kurtları silah ve zehirle yok etme gerekçelerinin ortadan kaldırılarak yaban hayatın korunmasına katkı verilmesi planlanıyor. Onur Kanlı projenin çok amaçlı olduğundan söz ediyor: “Çiftlikte yetiştirdiğimiz saf kangal köpeklerini Konya, Kayseri, Ankara ve Sivas'taki koyun sürülerine dağıtarak geleneksel hayvancılıktaki rolünün devamını sağlamaya çalışıyoruz. Kangal kullanımıyla, kurtların sürülere verdiği zarardan kaynaklanan ekonomik kayıpları da azaltmayı planlıyoruz.”

Anahtar Kelimeler:
doğanın bekçisi kangal
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.