Gün geçmiyor ki, uzak diyarlardan yeni bir gurbetçi haberi gelmesin. Spordan, sanata; kültürden, bilime kadar Avrupa’da hatta uzak kıta Avustralya’da ortaya çıkan insanımız, gerek profesyonel anlamda olsun, gerek amatör düzeyde olsun adını duyuruyor. Dün, Anadolu’da geleceğini aydınlık göremeyen Türk insanının; bugün, göçüp gittiği uzak kıtalardan adını duyurması artık sıra dışı değil! Tıpkı Bayburt’ta doğup büyüdükten sonra gittiği uzak diyarlardan gönüllü kültür elçisi olarak Bayburt Postası aracılığıyla selam gönderen, “Bayburtlu Samuray” gibi…
Hacivat ve Karagöz oyunlarıyla, Japonya’da ülkemizin tanıtımını yaptığı için “Bayburtlu Samuray” adını verdiğimiz Ümit Karslı, Bayburt’un Oruçbeyli (Siptoros) köyünden… Gurbetten gurbete uzanan yolculuğuna 1975’te ailesiyle birlikte İstanbul’a göç ederek başlamış… Oradan, matbaacılığı öğrendiği Almanya’ya 1994’te yerleşmiş. Kendi ifadesiyle ‘Güneşin Doğduğu Yer’e yani Japonya’ya ise 2006 yılında gitmiş. Ümit Karslı, eşinin işi dolayısıyla 3 yıl kaldığı Japonya’da Türkiye’nin tanıtımı açısından folklorik özellikler taşıyan Hacivat-Karagöz oyunu ile gönüllü kültür elçiliği yaptığını söylüyor: “Ülkemi ve memleketim Bayburt’u çok seviyorum. Amatörce bir gösteriyle dünyanın diğer ucunda bile olsa ülkemizi elimden geldiğince tanıtmaya çalıştım.”
Karslı, Tokyo Belediyesinin organize ettiği Hacivat-Karagöz oyununun kostümlerini Türkiye’den götürdüğünü söylüyor. Özellikle kostümleriyle dikkat çeken oyunu sahnelemek fikrinin kendisine ve eşine ait olduğunu, tamamen amatörce bir çalışmayla ilk defa böyle bir gösteride bulunduğunu ifade eden Karslı, “Oyunu Tokyo Belediyesi’nin organizesinde ayrı zamanlarda ve değişik salonlarda sahneye koyduk. Bu konuda bir tecrübem yada alt yapım yoktur. Amatörce gösterime sunduğumuz oyunu sahnelemek fikri eşime ve bana ait. Fakat buna rağmen başta Japonlar olmak üzere Amerikalıların hatta Almanların tepkileri iyiydi. Özellikle Türkiye’den götürdüğüm Hacivat ve Karagöz kostümleri çok dikkat çekti.” Diyor.
3 yıl boyunca kaldığı Japonya’nın çok değişik bir ülke olduğunu, Japonları tanıdıkça çok farklı bir kültürle yaşadıklarını gözlemleyen Karslı, unutamadığı bir anısını ise şöyle anlatıyor.
“Japonya’da yaşadığım süre zarfında, evinde oturduğumuz ev sahiplerimiz son gün bizi evlerine davet ettiler. Meşhur yeşil çaylarından ikram ettiler… Çayımızı içtik ve kalktık… Veda zamanı geldiğinde bizi sokağın başına kadar yolcu ettiler… Tekrar vedalaştık yine ayrıldık. Fakat onlar, biz sokağın başından sonuna kadar yürürken arkamızdan eğilerek selam verdiler. Sokağın sonundan onları zor görüyorduk ama onlar halen eğilerek bize selam veriyorlardı… Bu olay beni ve eşimi çok etkiledi… Hatta eşim ağlamaya başladı.”
Ümit Karslı, Bayburt Postası’nı Japonya’dan takip etmenin farklı bir duygu olduğunu, Bayburt'un bu güçlü sese ihtiyacı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bayburt’a geldiğimde ilk ziyaret edeceğim mekanlardan biri de Bayburt Postası olacak.”
Bekleriz.





- Ali Ustadan doğalgaza "hodri meydan"
- Abdülcanbaz'ın gözyaşlarını kim çizecek?
- Müftü Yardımcısı Çelik'ten veda
- “Yurt sözümü yerine getireceğim.”
- Galerin çiçeklerine bahar müjdesi







