Bizim dünkü çocuk, bugün en ünlü Bayburtlu!

Günümüzde Avrupa spor basınının adından övgüyle söz ettiği Bayburtlu genç yıldız Hakan Çalhanoğlu'nun hikâyesi…

Bizim dünkü çocuk, bugün en ünlü Bayburtlu!

Orta yuvarlağın önüne topu koyduğunda dakika 90’ı gösteriyordu… Herkesin karşılaşmanın biteceğini düşündüğü bir anda topun başına geçti, sakin bir duruşla etrafına baktı. Pas yapar gibi sadece birkaç adım geriden gelerek vurduğu ve kaleci Roman Weidenfeller’in kendinden emin bir şekilde takip ettiği meşin yuvarlağı, göstere göstere 90’a astı…

Tam 40 metreden atılan top, Borussia Dortmund ağlarıyla buluştuğunda Hamburg Arena Stadı’nda bütün gözler ona çevrildi. Hayret dolu bakışlara karşı, sahanın ortasında olduğu yerde bekleyerek, o unutulmaz hareketini yaptı. Gol sevincini, ellerini anlamlı bir şekilde iki yana açarak paylaşırken, mesajı netti: “Şaşırdınız mı?”

 Semavi Ardahan / Bayburt Postası
2013-2014 sezonunda takımı Hamburg adına attığı o gol, beklendiği gibi Almanya’da yılın golü seçildi, böylece Bundesliga tarihine geçti. Hem Türkiye hem Almanya spor kulüplerinin yakından takip ettiği isimlerden biri iken, bu sayede tüm Avrupa da tanıyacaktı…

Zaten attığı o sıra dışı golün ardından yaptığı o unutulmaz hareket, onu tanıyanlardan öte, onu henüz tanımaya başlayanlar için bir mesajdı sadece. Nitekim futbol otoriterlerinin bir anda diline düşen genç yıldızın hayat hikâyesindeki bir detay da ortaya çıkınca, sırrı çok daha iyi anlaşıldı. Çünkü bugün rakip takım kalecilerini çaresiz bırakan benzer gollük vuruşlarına, evinin bahçesinde çalışmaya başladığında meğer daha 5 yaşındaymış...

Gerçekten dünyaca ünlü Teknik Direktör Pep Guardiola’nın tarifiyle, ‘o çocuk, bir frikik sanatçısı’ydı!

Ve dünyanın en iyileri arasında yer alan Bayern Münih’in file bekçisi Manuel Neuer’in de Bundesliga kariyerinde ilk kez frikikten avlandığı o çocuğa bugünlerde artık kimse şaşırmıyor!

İşte, günümüzde ünlü futbol adamları gibi Avrupa spor basınının adından övgüyle söz ettiği o dünkü çocuk, bizim çocuktu… Hakan Çalhanoğlu...

Bayburt’un bir köyünde başlayan futbol tutkusundan dünya yıldızı doğdu

Bugünlerde, "Almanya doğumlu, Hakan Çalhanoğlu kim?" diye sorulsa, bu soruya en gururlu ve en heyecanlı bir şekilde cevap veren kesim elbette hemşehrilerinden başkası olmaz. Saymakla bitmez fakat Bayburtlu hemşehrilerine göre onu, dünya futbolunun yeni furyası gurbetçi yıldızlardan farklı kılan bir neden daha vardı.

Avrupa’da frikikten attığı golleriyle tanınan Hakan için, Bayburtlu ailenin çocuğu olması bir yana dursun, gurur duyulacak özel bir neden daha varsa o da, onu futbolcu olarak yetiştiren kişinin bizzat babası olmasıydı…

Baba Hüseyin Çalhanoğlu, Hakan’ı ilk keşfeden kişidir. Sadece keşfetmekle kalmaz bilakis futbolcu olarak yetişmesinde büyük emekleri vardır. En büyük emeği de Ay-Yıldızlı formayı sırtına geçirmesidir.

1992’de Bayburt’tan Almanya’ya göçtükten sonra gurbetçi arkadaşlarıyla birlikte kurduğu ve teknik direktörlüğünü de yaptığı Turanspor Mannheim’in alt yapısıyla yakından ilgilenen Hüseyin Çalhanoğlu, takıma 1994 doğumlu oğlunu da alır… Bu sayede Bayburt’un Konursu köyünde başlayan futbol tutkusunu Almanya’ya taşımak zorunda kalan babası gibi oğlu da, kaderden kaçamayacaktır… Ama bir farkla!

İmkân verilmediğinde nelerin göçüp gittiğini ispatlayan babası gibi, imkân verildiğinde nelerin olabileceğini ispatlayan Hakan, günü geldiğinde, babasının ideallerindeki gibi yıldız oldu.

Türk ve Alman milli takımlarının savaşı!

Babasının nezaretinde kariyerinin ilk takımı Turanspor Mannheim macerasından sonra Hakan’ın transfer olduğu ilk takım alt yapısıyla dikkat çeken Waldhof Mannheim, profesyonelliğe adım attığı ilk takım da 2. Lig ekibi Karlsruher’dir. Sırasıyla 2011-2012 sezonunda Karlsruher kulübündeki performansıyla dikkat çeker ardından kendisini tam anlamıyla ispatlayacağı takım Hamburg’a geçer. Fakat 2012-13 sezonunda gerçekleşen bu transferden sonra biraz daha olgunlaşması için küme düşen Karlsruher’e aynı sezon tekrar kiralanır. Bu defa hem eski takımının yeniden 2. Lig’e çıkmasında büyük rol oynar, hem de 3. Lig’de yılın futbolcusu seçilir...

Hakan artık, Almanlar’ın dediği gibi aslında, ‘sahada yaptıklarını öğrenmedi, çünkü o zaten üstün meziyetlere sahip’ bir yetenek olarak Bundesliga’da oynamak için hazırdır. Böylece harika bir yıl geçireceği 2013-14 sezonunda Hamburg formasıyla ulusal lig kariyerine başlar...

Bu arada dünya futbolunun her yeni jenerasyondan beklediği yeni yıldızlardan biri olacağına kesin gözüyle bakılan Hakan için ‘milli bir savaş’ ilan edilmiştir... Almanlar, Anadolu’nun bağrından kopup gelen Bayburtlu Çalhanoğlu Ailesi’ni ikna etmek için her yolu denedi... Hakan’ın geleceği için bir koz olarak telkin edilen Alman Milli Takımı’nın popülerliği bile bu çabaya yetmedi, ailesini hiç etkilemedi... Bu süreçte, Alman ve Türk medyası tarafından ‘yeni Mesut Özil’ gibi gösterilse de, o Mesut Özil’in aksine “Bu bayrağa hizmet etmek, onurların en büyüğüdür” diyerek tercihini Türk Milli Takımı’ndan yana kullandı.

İmparator Terim, ayağına gitti!

Bu açıklamalarla birlikte, TFF’nin Almanya bürosunun sorumlusu Erdal Keser’in tavsiyesiyle, U16, U17, U19, U20 ile Ümit Milli Takım kadrosunda yer bulmasına rağmen, Almanlar, Hakan’ın peşini bir türlü bırakmadı.

Bunu gören Türkiye Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 2014 FIFA Dünya Kupası elemelerindeki Andorra maçının 82. dakikasında Hakan’ı oyuna alarak tüm tartışmalara tamamen nokta koydu.

Terim’in bu tercihi Türk basınının nedense pek dikkatini çekmemişti. Halbuki, henüz 19 yaşındaki genç yıldızı resmi bir maçta oyuna alan Terim, halbuki Almanlar’ın kulislerini ‘resmen’ bitirirken, ‘yeni Mesut Özil’ beklentilerini de sonlandırmış oluyordu. Fakat Hakan’ı çok iyi tanıyan, değerini iyi bilen Almanlar’ın ona olan ilgisi hiç bitmedi.

Takip eden süreçte, genç yaşına rağmen Alman futbolunun gelmiş geçmiş en iyi frikik kullanan isimleri arasında gösterilmeye başlanan Hakan’ın yeni taliplisi, bir Türk futbolcusuna ödenecek rekor ücretle, yine Bundesliga takımı çıkar.

5 yıllık sözleşme imzaladığı Bayer Leverkusen’e 15 milyonu bonservis bedeli olmak üzere toplam 30 milyon euroya mal oldu. İşte Türk basını da, böylece Terim’in tercihinin tarihi bir tercih olduğunu, altın değerinde bir futbolcuyu Türkiye’ye kazandırdığını henüz konuşmaya başlamıştı. Yazılanlara göre meğer Türkiye Milli Takımı da yeni prensini bulmuş oluyordu!

*
Hatta milli takım kampında yaşanan bir olayın ardından bir kısım basın tarafından Hakan için Terim’e karşı ilk kez cephe bile alınacaktı!
*


Futbol otoriterlerinden gelen övgüler her geçen gün artarken, hiç olmayacak gelişmeler yaşandı. Önce milli futbolcu Gökhan Töre ile yaşadığı silah olayı nedeniyle kendisinin de hayranlık duyduğu Fatih Terim’le ters düşen Hakan, Alman Milli Takımı’na karşı “bir kenara koymak benim için çok zordu” diyerek nitelendirdiği Türk Milli Takımı’ndan ayrı kaldı. Bu süreçte Terim’e sürpriz bir şekilde tepkiler vardı ama yayın politikasının temelinde ranta endeksli bir anlayış yatan Türk spor basını ekseriyetle Hakan’ı yalnız bıraktı. Bu talihsiz yaklaşım Çalhanoğlu ailesini derinden yaralarken, Türk yıldızı teskin etmek maalesef Alman basınına düştü.

Almanlar, onun için “eksiğimiz” diyor!

Silah olayının ardından Hakan’ın değil de sadece Gökhan’ın mağdur çocuk gibi gösterilmesine tepki gösteren baba Hüseyin Çalhanoğlu’nun sert açıklamaları üzerine, Terim, milli takıma ara vermek zorunda kalan genç yıldıza kapıları kapattı. Tarafların olayı açıklığa kavuşturup sorunun çözülmesinin beklendiği o günlerde, karşılıklı sert açıklamalar devam etti.

Daha sonra aracıların olayı tatlıya bağlamak istediği süreçte, “Fatih Terim'den özür dilemem. Ben ülkesini seven bir adamım. Hakan'ın Türkiye'de oynaması için baskı yapan benim. Biz görevimizi yaptık. Bundan sonra Hakan'ı alırlar ya da almazlar, karar onların” diyerek, Terim için 'özür' talebine rest çeken baba Hüseyin Çalhanoğlu, aslında ‘ne olursa olsun ay-yıldızlı formayı bir kez bile olsa giyinen Hakan’ın önünde sonunda milli takıma döneceği’ mesajını da veriyordu. Nitekim fazla sürmedi…

Hakan’ı o günlerde yalnız bırakmayan isimlerden biri olan Bayer Leverkusen Sportif Direktörü Rudi Völler, öyle bildiğinden vazgeçmeyecek biri olan Fatih Terim’i sürpriz bir şekilde Almanya’ya davet etti. Terim de bu sürprize sürprizle cevap vererek, Hakan gibi bir yeteneğe gerçekten ihtiyacı olan Türkiye Milli Takımı için geri adım attı.

Zaten Almanya Futbol Federasyonu Sportif Direktörü Hansi Flick’in, Almanya’da yetişip de başka ülkelerin milli takımlarını tercih eden gurbetçi yıldızlar ile ilgili yaptığı “eksikliğini hissettiğimiz tek oyuncu Hakan Çalhanoğlu” şeklindeki açıklaması, genç yıldıza karşı her şeyden önce gösterilmesi gereken bir vefa olduğunu ortaya koyuyordu.

Çünkü Alman Milli Takımı’nda oynayacak kapasitede olan ve ısrarlı bir şekilde teklif de alan Hakan’ın, kabul etmek gerekirse, daha parlak bir gelecek için her şeye ama her şeye rağmen Türk Milli Takımı’nı tercih etmiş olmasının bir karşılığı olmalıydı. Terim de, yapılması gerekeni yaptı… Hem de onu onurlandırarak!

Hakan’ın Şampiyonlar Ligi maçını izlemek için Almanya’ya giden tecrübeli teknik adam, baba Hüseyin Çalhanoğlu ile de görüştü. Çalhanoğlu Ailesi’ni mutlu eden bu yaklaşımın ardından tekrar milli formaya kavuşacak olan Hakan’dan beklenen açıklama geldi: “Ülkem için varım”

Dünyanın tanıdığı en ünlü Bayburtlu

Dünyanın en yaygın ortak kültürü olan futbol, milyarlara hitap ediyor… Popülerliğinin her geçen gün artmasıyla çağımızın en büyük yatırımlarına da sahne olan futbol sektörü, varoşlardan metropollere kadar dünyanın her yerinde ilgiyle takip ediliyor.

Futbolun popülerliğinin artmasının dinamiği ise şüphesiz yıldız oyunculardır… Futbol takımlarına oranla kariyerleri fazla sürmese de bir anda parlayan bu yıldızlar, çoğu zaman taraftarlar açısından kulüplerin bile önüne geçebiliyor… Onları değerli yapan şey ise genelde yetenekleridir… Fakat bazen bazı kitleler için durum daha değişik bir hal alıyor... Hakan Çalhanoğlu ve Bayburtlu sporseverler örneğinde olduğu gibi…

Alman sporseverlerin de hayranlık beslediği bir isim olan Hakan’ın en büyük destekçileri ise tahmin edilebileceği gibi hemşehrileri… Futbol otoriteleri onu yakın gelecekte futbolun en önemli yıldızlarından biri olarak gösterirken, hemşehrileri de onu şimdiden milyonların tanıdığı en ünlü Bayburtlu olarak kabul ediyor…

Hemşehrileri ‘69 numara’ diyor ama o 10 numaranın adayı

Forma numarası olarak memleketin plakasını tercih etmek herhalde sadece Türkiye’ye has bir durum. Dünya’da 10 numara revaçta iken, Türkiye’de ise memleket plakaları daha önemli. Şu anda sırt numaralarının 1’den 99’a kadar serbest olduğu Süper Lig'de olduğu gibi Avrupa’nın bazı liglerinde birçok Türk futbolcu, memleketinin plakasıyla sahaya çıkıyor. Ama her lig için geçerli değil bu. 

Peki, Hakan'ın fırsat buldukça sık sık ziyaret ettiği ve ‘huzur buluyorum’ dediği Bayburt’u temsil eden en büyük yıldız olarak 69 numaralı formayı giyinmesi mümkün mü?

Bayburtlu sporseverlerin en çok konuştuğu bu konuda Çalhanoğlu Ailesi ise anlaşılan farklı düşünmüyor: “69 numarayı aslında çok istiyoruz ama Almanya’da 45 numaradan yukarısı yok. Milli takımda da yüksek numara yasak.  Bu konuda daha sonra tüzük değişikliği olursa, Hakan, milli takımda 69 numarayı seve seve giymek istiyor” 

69 numara hemşehrileri için daha önemli fakat gerçekçi olmak gerekirse, şu an oynadığı kulübünde olduğu gibi yakın geleceğin milli takım kadrosunda da 10 numaranın en büyük adayı!

Bir babanın iki milli gururu

Hakan gibi başka bir başarı hikâyesinin kahramanı olabilecek Çalhanoğlu Ailesi’nin bir üyesi daha varsa, bu isim, henüz 19 yaşındayken gittiği Almanya’da kısa sürede önemli işler başaran baba Hüseyin Çalhanoğlu...

Halasının kızı Naime Hanım’la yaptığı evlilikle Almanya’ya göç eden Hüseyin Bey, ilginç bir hayat yaşadı… Geçim derdi, onu futbol tutkusundan koparamadı... Bayburt’ta köy hayatının gerektirdiği bütün işleri de yaptı, Almanya’da 3 ayrı Türk takımını da çalıştırdı! 

Bayburt’un amatör liginde futbol oynadıktan sonra Almanya’da da 10 yıl boyunca amatör düzeyde hem antrenörlük hem de hakemlik yapan baba Çalhanoğlu, milli futbolcu yetiştirirken, diğer yandan 2 sene üst üste ve aynı zamanda namağlup şampiyon olma başarısı gösteren takımın hocasıydı. Ve onun bu azmi şüphesiz Hakan’ın en büyük şansı oldu...

Çalhanoğlu Ailesi’nin bir şanslı üyesi daha var! 

Bayburt Postası’na yaptığı açıklamada, “Hem amatörleri hem de çocuklarımın yer aldığı 5-12 yaş arası takımları aynı anda çalıştırıyordum. Oğlum Hakan’ın da bu sayede 5 yıl hocası oldum” diyen Hüseyin Çalhanoğlu, Hakan gibi 5 milli genç futbolcu daha yetiştirdiğini de anlattı. İşte o çocuklardan biri, diğer oğlu Muhammed Çalhanoğlu…

Artık pek zamanı olmadığı için hem antrenörlük hem de hakemlik görevini sonlandıran baba Çalhanoğlu, “Şuan çocuklarımı izlemeye çalışıyorum. Artık zamanımı onlara ayırıyorum” diyerek Hakan’dan sonra sessiz sedasız parlayan Muhammed’i de yakından takip ediyor. Hakan Çalhanoğlu ile birlikte milli takımın genç kadrolarında Ay-Yıldızlı formayla boy gösteren Muhammed’in menajerliğini üstlenen Hüseyin Çalhanoğlu, belli ki, Türkiye A Milli Takımı'na bir futbolcu daha kazandırmak istiyor. 

Muhammed de ağabeyinin izinde

Bayburtlu milli yıldız Muhammed Çalhanoğlu da ağabeysinin izinde. Dünya futbolunda adını duyuran ve son yılların en dikkat çeken yıldızları arasında gösterilen Hakan gibi kardeşi Muhammed Çalhanoğlu da, şimdiden Alman basınında zaman zaman adından söz ettiriyor. 

Ağabeysinin ardından yeteneğiyle dikkat çeken Muhammed, 2000 yılında futbola başladığı Turanspor Mannheim’de 5 yıl süreyle futbol hayatını devam ettirdi. Daha sonra Almanya'nın köklü takımlarından SV Waldhof Mannheim'a geçti ve şuanda da transfer olduğu Karlsruher’in altyapısında oynuyor.

Türkiye Milli Takımı’nın genç kadrosuna da davet edilen 20 yaşındaki yeteneğin, geçtiğimiz yıl şanssız bir sakatlık sonrası çapraz bağları kopmuştu. Milli oyuncu, sakatlığını atlattıktan bir yıl sonra çıktığı ilk maçta eski günlerine dönüş sinyalleri verirken, Almanya’da otoritelerden de tam not alıyor…

Bu da demek oluyor ki, Çalhanoğlu Ailesi’nin Türkiye Milli Takımı’na yıldız kazandırma başarısı, Hakan Çalhanoğlu ile sınırlı değil!

Ve anlaşılan Bayburtlu bu ailenin 'milli' hikâyesi burada bitmeyecek… 
.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
ahmet turan 2 yıl önce

bende bayburt taş ocağı köyündenim seninle ğurur duyuyor bayburtlular ve tüm türkiye yüzyılın en iyi sisin Allah yardımcın olsun

banner268

banner277