Tüm dünyayı tehdit eden açıklamalar ve uyarılara rağmen artan domuz gribi paniği, neredeyse ülkemizde de hayatı felç edecek boyutlara ulaştı. Önce “domuz gribi kapıda” sloganıyla ülke insanını önlem almaya sevk eden Sağlık Bakanlığı, şimdi de “domuz gribi aramızda” sloganıyla uyarılarda bulunmaya devam ediyor. İlk olarak Meksika’da ortaya çıkan ve tüm dünyada toplam 4 bin kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilen domuz gribi, ABD ve 16 Avrupa ülkesinin ardından ülkemizde de görülmeye başlandı. Salgın sürecinin ülkemizdeki başlangıcından itibaren ölüm vaka sayısının şu ana kadar 3 kişiye ulaştığı hastalık hakkında söylenen her şey bilgi kirliliğine yol açmış durumda.
Salgın hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Ölümcül oranı ne kadar yüksektir? Domuz gribi aşısında iddia edildiği gibi kanser hücreleri var mı? Gündemde hiç konuşulmayan ve tartışılmayan tüm bu soruların cevap bulması için yazılı ve görsel basında daha çok ön plana çıkması gereken uzman isimler acaba ne diyor!
Toplumun bilinçlenmek ve duyulan korkuyu yenebilmek için duyduğu psikolojik destek, Ege Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke ve İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji ve Temel İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur'dan geldi. Prof. Dr. Çağrı Büke ve Prof. Dr. Selim Badur’un ayrı ayrı yaptığı açıklamalar, herkesin anlayabileceği bir dilde ve “telaşa gerek yoktur” şeklindeydi. İki uzman ismin; hastalığın tarifi, ne yapılması gerektiği ve seyrine ilişkin yaptığı açıklamalar;
Domuz gribi nedir?
"Grip bir enfeksiyon hastalığıdır. Damlacıklar bulaşmada önemli rol oynar. Bu hastalık solunum yoluyla geçer. Çok eski çağlardan beri görülür. Sadece insanlarda değil birçok hayvanda görülmektedir. Yabani su kuşları bu hastalığın ana kaynağıdır. Onlar grip olmuyor ama diğer canlılara geçiriyor. Domuz gribi insana hayvanlardan doğrudan temas şeklinde solunumla bulaşır. İnsandan insana ise 1-2 metre mesafeden damlacık ile bulaşmaktadır. Domuz gribi tamamen yeni bir virüstür. İnfluenza AH1N1'in oluşturduğu bir virüstür. Bu tür salgınlar 10 ile 40 yılda bir gelişir."
Belirtileri nelerdir?
"Boğaz ağrısı, kuru öksürük, yüzde 38.5 ateş, eklem ağrısı, baş ağrısı olarak sıralayabiliriz."
Hasta hastaneye gitsin mi? "Gitsin ama test yaptıracağım diye kendini yormasın! Zaten Türkiye'de iki laboratuvar var. Birisi İstanbul Tıp Fakültesi, diğeri Ankara Recep Saydam. Kamuoyunun önemle dikkatini çekiyorum bu söylediklerime. Lütfen dikkat edilsin. Şu anda Türkiye'de bu tahlilleri yapma olasılığına sahip başka laboratuvar yok! Bizim de kapasitemiz belli. 4 kişi çalışıyoruz! Ve özel hastanelerde bunların test edilmesi mümkün değil şartları gereği! O nedenle boşu boşuna paralarını çarçur etmesinler. Unutmasınlar. Bir kişide domuz gribi olup olmadığını anlamanın tek yolu bu iki laboratuvardan geçiyor."
Nasıl korunabiliriz?
"Kirli ellerin mutlaka yıkanması, yıkamadan ağza buruna ellerin götürülmemesi gerekir. Havada asılı halde kalan influenza virüslerinin solunması sayesinde bu hastalık bulaşmaktadır. Bunu unutmayalım."
Salgın korkulacak kadar tehlikeli mi?"Çok hızlı yayıldığı için korkmak lazım ama diğer taraftan da bu virüsün insanda ölümcül ve ağır bir hastalığa yol açmadığını bilip telaşlanmamak lazım. Ölüm oranı mevsimsel gripten hiç farklı değil, hemen hemen aynı. Hatta daha hafif diyebiliriz. Ölenler de daha çok yaşlılar, solunum sistemi sorunu olanlar, astımlılar. Domuz gribinde ölüm oranı binde bir'dir. Kuş gribinde bu oran yüzde 71'dir. Toplumun yüzde 30'unu etkileyeceğini düşünüyoruz. Hastalık yüzde 80-83 oranında hafif seyrederken, yüzde 2 oranında hastanede yatılarak bu hastalığı atlatılacaktır. Binde bir oranında da ölüm görülür. Ölüm oranı tıpkı mevsimsel gripte olduğu gibidir. Mevsimsel grip aslında çok önemsenmez ama yılda ne kadar insan ölüyor biliyor musunuz? 250 ile 500 bin arsında! Ama ne Türkiye'de ne de dünyada ölüm kaydına ölüm nedeni "grip" yazılmaz. Niye? Çünkü, astımlı biri gribe yakalandığı zaman "astım krizinden öldü" denilir. Ya da bir şeker hastası gribe yakalandığı zaman "şeker komasından öldü" denilir. Virüs mümkün mertebe Türkiye'ye geç girsin, en azından aşı hazırlıkları tamamlana kadar diye, tüm virüs bulunan hastaları izole ediyorduk. Her örnekten muayene maddesi alıp laboratuvarlara gönderiyorduk. Hasta yakınlarına, ailesindeki kişilere de koruma amaçlı ilaç veriyorduk. Bunların hepsi terk edildi ya da terk edilmesi lazım. Çünkü artık bu virüs bu basit önlemlere aldırış etmeyecek kadar aramızda. Özellikle altını çiziyorum buranın; "Her kim ki öksürüyor, ateşi var, kırgınlık var ya da başı ağrıyor. Bu normal. Yani mevsimsel grip filan değildir artık. Bilinmeli ki o artık bir domuz gribi hastasıdır!” Örneğin okullarda salgın başladı. Bakın, eğer çocuğunuzun gittiği okulda birisinde domuz gribi tanısı konmuş ise sizin çocuğunuzda da nezle, grip hali boğazı ağrıyor, öksürüyor, ateşi var ise, artık "Acaba domuz gribi mi?" sorusu sorulmaz ve gereken ne ise o yapılır! Çocuk evde istirahate çekilir ve varsa ateşi bir ateş düşürücü verilir. Yanına da ıhlamur!"
Çocuğu bir süre okula göndermemek çözüm mü? "Komedi. Böyle bir çözüm olabilir mi? Bence hiç gerek yok! Hasta olan çocuk evde birkaç gün dinlenir okuluna döner. Zaten toplum alışacak ve bir süre sonra okullar kapanmamaya başlayacak. Çünkü bu virüs içimize girdi ve yayıldı! Alışacağız domuz gribine yavaş yavaş ve onunla yaşamayı öğreneceğiz. Kaldı ki aşı uygulaması başlayınca yavaş yavaş azalacak ve ülkeyi terk edecek bu virüs. Bu kadar basit yani!"
Aşı ile ilgili yapılan tartışmalar?
"Diyorlar ki, "Bu aşı hızlı ruhsat aldı ve bu aşı firmalarının bir oyunudur." Neden bu kadar hızlı? Ee ne yapsalardı insanlar aşısız kalsın da daha çok insan mı yakalansın bu gribe? Amerika ve İngiltere başladı. Çin, Macaristan, Avustralya ve tüm İskandinav ülkeleri uyguluyor. Pazartesi Fransa başlıyor."
Tavsiyeleriniz?
"Evde dinlesin. Ateş varsa bir ateş düşürücü alabilir. Bunun dışında bol bol sıvı tüketip, 5 gün istirahat etsin. Tabi bu hastalığı normal seyredenler için. Eğer hasta solunum yetmezliği çekiyor ve iyileşme görülmüyorsa ve bir de tabi, kalp, şeker, tansiyon, astım gibi hastalıkları varsa kesinlikle hastaneye müracaat etsin. Onun dışındakiler ise evde oturup domuz gribinin yarattığı tatil keyfini çıkarsın!"
Son bir bilgi: Tamiflu?
"Hastaya Tamiflu verilmesine gerek yok. Zararlı. Fransa Parasetamol veriyor ve orada Tamiflu'nun bütün eczanelerde satışı 'herkes almasın' diye yasaklandı. Ama bu durum çok ilginç bizim toplumumuzda tartışılmıyor, konuşulmuyor. Hafif seyreden hastaya Tamiflu verilirse, yarın öbür gün ağır bir sendromla karşı karşıya kaldığında bu ilaç etkisini göstermez. Bir kere toplum sağlığı için zaten gerek de yok."
Yorumlar (2)

EMANET
diyor ki:
|
-*- Y O R U M S U Z -*- " BEN DOMUZ GRİBİ AŞISI YAPTIRMAYACAĞIM!..." Recep T.Erdoğan Başbakan |
EMANET
diyor ki:
|
VATANDAŞ DİYALOGLARI -Başbakan R.T.Erdoğan grup toplantısında ne dedi? -Ben aşı olmayı düşünmüyorum!... -Bununla yetinmedi; Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a kızdı... -Niye? -Bir de kendi (Başbakan'ın) ismini vermiş diye!... -Yani, Başbakan'a aşı olur musun diye danışılmamış, öyle mi? - Evet, İşin özü Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ gibi düşünmüyormuş... -Öyleyse ikisi de birbirine ters düşmüş durumda!... -Aynen öyle!.... -O zaman desene ithal edilen onca aşı, Sağlık bakanlığı'nın elinde patlayacak!... -Hem de nasıl? Kırk üç milyon domuz aşısının bedeli milyonlarca dolar eder... -Bu paralar gitti desene, yoksul milletin kesesinden; yazık, çok yazık! -Biz her alanda böyleyiz! Koskoca bir devlet, nasıl yönetiliyor?!...Paralarımız, servetimiz nasıl car-cur ediliyor?! -Eee, Dış Politikamız da aynen öyle değil mi? 7 yılda kaybettiklerimize bir bakın; ya ne kazandık?!... Bir çakıl taşı bile kârımız olmadı!... -Haklısın...Amerikancı politikalar izleyen akepe, pkk'lı olmayı suç olmaktan bile çıkardı... -Doğru bu vatanda "Türk" olmak; Türk olarak yaşamak nerdeyse zor ve suç haline geldi... -Evet, asıl tehlike domuz gribi değil; Yekta Güngör Özden Bey'in dediği asıl tehlike "kürt gribi"... -Allah(c.c) Türk Milletini "kürt gribi"nden korusun... -Amin!... emanet |
Yorum yazın.
Bu kategorideki daha yeni haberler:
- Domuz gribinde ölümler 200’e yaklaştı
- Bayburt’ta “Domuz Gribi” vakası var mı?
- Erzurum'da 32 Domuz Gribi vakası
- Grip salgınında son durum
- Bayburt’ta tüm okullar dezenfekte edildi
Bu kategorideki daha eski haberler:







