Devlet Bakanı Faruk Çelik Bayburt’a gelerek bir dizi ziyaretlerde bulundu. Devlet Bakanı Faruk Çelik’in ilk durağı Bayburt Valiliği oldu. Vali Kerem Al ile bir süre sohbet eden Bakan Çelik, Bayburt’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Daha sonra Ak Parti İl Başkanlığı ve Bayburt Belediyesi’ni ziyaret eden Bakan Çelik, 12 Eylül’de yapılacak referandumla ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, şunları söyledi:
“İktidar Partisi olarak bütün uzlaşma gayretlerimize rağmen TBMM’de Anayasa değişikliğiyle ilgili uzlaşma sağlanamadı. Ve AK Parti olarak elde ettiğimiz netice referandum oldu. Referandum için bütün siyasi partilerde olduğu gibi hükümet olarak Anadolu’nun dört bir tarafında, vatandaşlarımızla yaşanan bu süreci değerlendirme ve böylece Anayasa değişikliği kabulü ile ilgili vatandaşlarımızla görüşlerimizi paylaşıyoruz.”Türkiye’de AK Parti sayesinde koalisyon hükümetlerine nokta koyulduğunu ifade eden Çelik, “Ne acıdır ki, tüm partilerin anayasa mutlaka değişmelidir demelerine rağmen bu değişikliği getiren AK Parti’ye karşı çıktıklarını görüyoruz. Koalisyon dönemini bitirdik ama bir muhalefet koalisyonuyla karşı karşıyayız” diye konuştu.


Bakan Çelik açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“12 Eylül’den sonra siyasette çok ciddi tasfiyeler olacak”
“Anayasa değişikliğine muhalefet eden ve koalisyon kuranların çok enteresan görüntüler ortaya çıkardıklarını müşahade ediyoruz. BDP, MHP, CHP ve diğer unsurlarıyla Anayasa değişikliğine ne acıdır ki karşı çıkılmaktadır. Bu aslında 12 Eylül’den sonra siyasette de önemli hareketlenmelerin meydana geleceğinin göstergesidir. Çok ciddi siyasi tasfiyeler olacaktır. Millet AK Parti’ye 340 milletvekilini 2007’de verirken bu kronik sorunların çözümü için verdi. Değişikliğin yapılması konusunda verilen bu yetkiyi kullanmayın demek gibi bir yaklaşımı millete nasıl izah edecekler bilemiyorum. Nitekim yaptıkları toplantılar ortada. Bir tarafta 50 bin kişilik Başbakan’ın mitingleri var, diğer tarafta toplamayla 1000-2000 kişiye konuşan sözde genel başkanlar var.”

“Bir tarafta lider var, diğer tarafta siyasi parti başkanı”
“Liderlik yıllarca bir mücadelenin neticesinde ancak elde edilebilecek olan önemli bir kariyerdir. Genel başkanını kaybedenler sabahleyin kalkıp lider olacağım derlerse partilerine ve Türk siyasetine ağır faturalar ödetirler. Son dönemlerde özellikle Ana Muhalafet Partisi Genel Başkanının sayın Başbakanımıza yönelik değerlendirmeleri var. Bunun Başbakan düzeyinde cevaplandırılmasını asla uygun bulmuyoruz. Çünkü bir tarafta Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın sorunlarını omuzlamış olan bir lider var, diğer tarafta dün parti içinde gelişen olaylardan dolayı partinin başına gelmiş bir siyasi parti başkanı var. Liderlik için kürsüde nasıl durulur, nasıl konuşulur, bir vizyon dersi alması lazım. Ve kürsü adabı ile ilgili çok ders alması gerekiyor. Lider görüntüsü verebilmesi için bu dersleri mutlaka alması gerekiyor. Yani otobüste ben izliyorum. Sanki otobüsten inecek ama iniş merdivenini bulamayan biri olarak görünüyor. Ve böyle siyaset yapılamayacağını 12 Eylül’deki referandumda net bir şekilde görecek. Benim kendilerine tavsiyem Deniz Baykal’a danışırlarsa hiç olmazsa bu şekildeki yanlışları yapmazlar. Çünkü sayın Baykal, nerede nasıl konuşulur ve durulur iyi bilir. Başbakanla uğraşmak yerine kendi bu kronik sorunlarını çözmeleri lazım.”

“% 60’ların üzerinde bir ‘evet’le kabul edileceğinden hiç bir kuşkumuz yok”
“Anayasa değişikli geç kalınmış bir değişikliktir. Bu değişiklik özgürlük getiriyor, bu değişiklik Türkiye’nin önümüzdeki sürecini aydınlatmaya yönelik bir değişikliktir. Tümden sorunları çözen bir değişiklik değil. Keşke o imkanı hep birlikte yakalamış olsaydık. Ama bu kısmi değişiklik bile geleceğin Türkiye’si açısından son derece önemlidir. Ben net ifade ediyorum. Geldiğim, gördüğüm manzara şu, vatandaşın gündeminde Anayasa değişikliğiyle ilgili “hayır” kelimesi bulunmuyor. Sadece Bayburt değil, Türkiye genelinde % 60’ların üzerinde bir “evet”le kabul edileceğinden hiç bir kuşkumuz yok. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.”

“Kurumların yasal olarak sınırları bellidir”
“Türkiye’nin bir iktidarı ve bir ordusu var. Ve Türkiye’nin diğer kurumları var. Bunların yasal olarak sınırları bellidir. Ordu ülkenin güvenliğini sağlamakla yetkilidir. Ve bu konuda ordunun sesini sık sık duymak istiyoruz ama diğer konularda duymak istemiyoruz. Çünkü diğer konular kurumların görevidir. İktidarın görevidir.”Barış Demokrasi Partisi’nin referandumu boykot ettiğini ifade eden Bakan Çelik, bu durumun diğer “hayır” diyen partilerle aynı doğrultuda olduğunu ifade etti. BDP’nin bölge insanına baskı uyguladığını da sözlerine ekleyen Çelik, bölge halkının bu oyuna gelmeyeceğini ve duyarlılığını ortaya koyarak sandığa gideceğini söyledi.


Yorumlar (10)

Çiğdem KESKİN TANRIÖVER
diyor ki:
| Sayın hemşerilerim duyduk duymadık demeyin. AKP çeşitli illerde kömür dağıtmaya başlamış.Sizede getirirlerse sizde alın, ana sütü gibi helal, çünkü sizin paranızla alınmıştır. Uyanık olun sizde politikaçılar gibi alın ama oy vermeyin, tabi geleçeğinizi düşünüyorsanız. |
tufan
diyor ki:
|
sayın bakan hoş gelmiş, hangi rüzgar atmış kendisini herkes gayet iyi bilir. memleket zaten köy olmuş, gelen giden de kalmadı. Eski kovboy filimlerindeki sahipsiz kasabalara döndü memleket sayelerinde. sayın bakanın şu sözü bence düşünmye değer "12 Eylül’den sonra siyasette çok ciddi tasfiyeler olacak”. evet 13 eylülde herkes elindekinin ne olduğunu görecek. bedavaya oy devri kapandı. gerçi hala 2 kilo pırasaya oy verecek vatandaşlarımızın olduğu doğrudur onlarıda çok iyi anlıyoruz. bizler üniveriste mezunu olduğumuz halde yıllardır işe giremezken LİSE MEZUNU olup AKEPEye yaslananların hepsi çatır çatır işe giriyorlar, kadro alıyorlar. Bu ülkede hepimiz vatandaşız, memleketteki HAK DAĞILIMI HAKKANİYET SINIRLARI içinde olmadığı sürece GASPEDİLEN HAKLAR elbet gasp edenlerin burnundan fitil fitil gelecektir. saygı sevgi hakedenlerin üzerine olsun |
Emanet.by
diyor ki:
|
***** GÜNDEMDEN SEÇME YAZILAR ****** İKİ YIL ÇALIŞANA 5 BİN LİRA EMEKLİ AYLIĞI BAĞLANIR MI? BAĞLANIR! Ancak bir şartla; iki yıl milletvekili olarak görev yaparsa! Hemen belirtelim, milletin vekiline tanınan bu ayrıcalık milletin aslına yok! İKİ YIL VE EMEKLİLİK Milletvekili olarak iki yılı doldurmak, “milletvekili emekliliği” yönünden çok önemli. Seçimi kazanan milletvekilleri, Meclis kürsüsüne çıkıp yemin ettikleri tarihten itibaren, iki yılı doldurduklarında “özel bir emekli aylığı” almaya hak kazanıyorlar. Emeklilikle ilgili diğer koşulları da taşımaları kaydıyla, ilk kez milletvekili seçilenler, ikinci yılı doldurduklarında, “hem milletvekili hem de emekli olarak çift aylık”alıyorlar. Daha önce SSK’dan işçi emeklisi olanlar ya da Bağ-Kur’dan esnaf, sanatkâr, tüccar veya şirket yöneticisi olarak emekliye ayrılanlar da iki yılı doldurunca, TC Emekli Sandığı’ndan emekli olup, daha yüksek emekli aylığı alabiliyorlar. İlk kez milletvekili seçilenler dedik çünkü ikinci kez ya da daha fazla milletvekili seçilenler, zaten yıllardır hem milletvekili olarak hem de emekli olarak aylık alıyorlar. AYLIK NE KADAR? 1. Milletvekili Aylığı: Milletvekili görev aylığı her altı ayda bir artıyor. 2010 Temmuzayı itibariyle, bir milletvekili yaklaşık 10 bin 500 TL aylık alıyor. Görevini layıkıyla yapan milletvekili için bu para az bile... 2. Hem Milletvekili Hem de Emekli Aylığı Alanlar: Milletvekilleri, 10 bin 500 TL görev aylığının yanı sıra, iki yılı tamamladıklarında çalışırken yaklaşık 3 bin 500 TL’de emekli aylığı, ayrıca toplu emeklilik ikramiyesi alabiliyorlar. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, daha önce SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı’ndan emekli olan milletvekilleri de bu avantajdan yararlanabiliyorlar. 3. Milletvekili Seçilemediklerinde: Milletvekili iken aldıkları emekli aylığı, artıyor. Örneğin, Temmuz 2010 itibariyle, milletvekili emekli aylığı 4 bin 967 TL olarak ödeniyor. BORÇLANMA Milletvekilleri: Hizmetleri yetmiyorsa, 15 yıla kadar, geriye dönük borçlanıp, kolay emekli olabiliyorlar. Milletin Aslı: Bırakınız 15 yılı, bir gün dahi geriye dönük borçlanamıyorlar. Şimdi, “Milletin aslına tanınmayan bu haklar, vekiline niçin sağlanmış?”diye soranlar olabilir. Haklısınız... Ancak bu sorunun muhatabı biz değiliz; Anayasa değişikliği tartışmalarının yapıldığı şu günlerde, milletin aslı olarak vekilinize ya da vekillerinize sormanız gerekiyor... Prof.Dr.Şükrü Kızılot *** Emanet.by |
Çiğdem KESKİN TANRIÖVER
diyor ki:
| 23 yıldır Ankara da yaşamaktayım, Bayburta hemen hemen her dönem gelmekteyim, gelişiyor deniyor ama benim gördüğüm gelişme sadece şehir cıkışına yapılan apartmanlar. Şehir merkezindeki dükkanlar yollar bakımsız harebe içinde bazı mahalleler terk edilmiş şehir gibi arabayla ulaşım çok zor, verilen vergiler nerelerde değerlendiriliyor acaba her adımda vergi ödüyoruz, Eskişehir'de Porsuk nehrini örnek alarak Çoruhumuzun etrafıda aynı şekilde değerlendirilebilir. |
Emanet.by
diyor ki:
|
45 DERECE SICAKLIKTA KÖMÜR DAĞITIMI BAŞLADI Gazete haberlerine göre 45 derece sıcaktan kavrulan Gaziantep'te kömür dağıtımı başladı. CHP ve MHP 'Bu rüşvettir' diye tepki gösterdi Mahallİ seçimlerde Tunceli donarken, 'Sosyal yardım' adı altında buzdolabı dağıtan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, referandum öncesi de hava sıcaklığının 45 dereceye ulaştığı Gaziantep'te aile başına 650 kilo kömür dağıtmaya başladı. Kömür dağıtımının zamanlamasına dikkat çeken CHP Gaziantep İl Başkanı Av. Hasan Öztürkmen, 'AKP her zamanki gibi rüşvetle oy alma taktiğine yine başlamıştır' dedi. MHP İl Başkanı Mehmet Özdemir de, 'Bu millete saygısızlıktır ve suçtur' dedi. * Ramazan ayında iftar çadırları kaldırıldı. Yerini iftar paketleri, ev ziyaretleri alacak... * Sn.Çelik'in ricası üzerine, Sağlık Bakanlığı Bayburt hastahanesine göndereceği MR cihazını referandumdan önce acilen göndermesi gerekir. Sağlık Bakanı sn.Akdağ acele etmelidir; yoksa referandumda 'evet' oyları tehlikeye girebilir... Bayburtlular artık vadeli işlemlere itibar etmiyorlar... Emanet.by |
Zekican
diyor ki:
|
Sn.Emanet.by harika yorumunuz için teşekkürler... Bayburtluyu çantada keklik görenler umarım bu kez yanılmış olsunlar! |
3.mehmet
diyor ki:
|
buradan soruyorum ? sayın bakana a eşilk eden zevat 8 yılda bayburt un yüzde kaçı göç ettı ve hala etmekte? baybyurt bır köye döndü sayenızde. |
GÜRSEL KARAPINAR
diyor ki:
| Yazık çok yazık bdp nin boykotu, AKEPE nin işine yaramıştır... Sandığa gidip HAYIR deseler MHP ve CHP yi güçlü kılacaktır. EVET deseler tabanlarına karşı, kendilerini inkar.. kürdistan hayalinden vaz geçmiş olacaklar.. Pirince giderken evdeki bulgurdan olmak istemiyorlar... Çünkü AKEPE den istediklerini alıyorlar, okyanus ötesi, AB, israil de K.Iraktaki geleceği için EVET istiyor... Güneydoğuda baskı olmayacak bu seçimlerde EVET oyu daha çok çıkacak.. Uyanık olalım % 60 söylemi burdan kaynaklanıyor... Siyaset mühendisleri Ankarada bu hesabı yapıyorlar... Bakanın etrafında fır dönen Bayburtlu hemşehrilerimi gayet iyi tanıyorum... Saf ve temiz insanlar onlarda istismar edildiklerini geç anlayacaklar... Ona üzülüyorum... SAYIN BAKANI TEKRAR KINIYORUM... ABD-AB-İSRAİL-İSLAMSIZ CEMAATLAR-bdp EL ELEDİR, İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEDİR... AT ile it izini birbirine karıştırıyorlar.. sekiz yıldır bunu yapıyorlar... Yazık çok yazık, başka TÜRKİYE yok... İşimiz ALLAH'a kaldı... |
GÜRSEL KARAPINAR
diyor ki:
| Resimde sayın bakanımız ,çoruh kıyısına yapılan istinad duvarını seyrediyor.....Acaba BELEDİYE BAŞKANIMIZ ordaki sorunu, çıkmazı nasıl İZAH etti...Çok merak ediyorum...Yanlışlıkta ısrarlımı ,zamana yayma veya hazmettireceğinimi zannediyor.. BASIN TOPLANTISIYLA bizleri bilgilendirse memnun oluruz..Saygılarımla... |
Emanet.by
diyor ki:
|
HELE BU DEVİRDE!.... Ağustos ayındayız. Hem havalar oldukca ısındı, hem de siyaset... 12 Eylül'de yapılacak olan referandumdan dolayı ülkemiz adeta seçim atmosferine girmeye başladı. Referandum, demokratik rejimlerde sorunu veya sorunları halkın önüne koyup; çözüm adına onay alıp veya alamama olgusudur. Tabi ki halkın, bunu değerlendirmesi lâzım!... Bizim nesil iki referanduma imza attı: Bunlardan ilki 12 Eylül 1982 Anayasası'nın oylandığı referandumdur. İkincisi ise 21 Ekim 2007 tarihinde yapılan referandumdur. Bu referandumda halka sunulan konu "Cumhurbaşkanını halk mı seçsin?" idi. Bu iki referandum sonucunda da halkın kahir ekseriyeti, 'evet' oyu kullanmıştı. Zira halkın hakemliğine sunulan konular açık, seçik ve netti... * 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan referandum, 1982 Anayasası'nda yapılmak istenen 26 maddelik değişikliğin halka sorulmasını içeriyor... Ancak yeni Anayasa taslağı ne yazık ki, bütün partilerin ve ilgili kurumların ortak anlayış, uzlaşım ve işbirliğiyle hazırlanmış değil. Bu yüzden her kafadan ayrı bir ses çıkıyor!... Anayasa taslağını hazırlayanlar, taslak maddelerini halka anlatmak yerine demagoji yaparak, muhaliflerini bel altından vurmaya çalışıyorlar... Siyasi iktidar kendi çıkarını korumak ve sürdürmek için bilinen metodlarla halk avcılığı yapıyor; argümanları çarpıtarak, düzlem dışına kayarak bilinçli olarak gerçeğin ekseninden uzaklaşarak, söz konusu referandumdan üstün çıkma çabasına giriyor... Muhalefet ise kendisinin katkıda bulunmadığı ve değişikliğe konu maddelerin ileride ülkemizi böleceği endişesini taşıyor; bu yüzden iktdar partisine güvenmiyor ve destek vermiyor... Zaten halk da, Anayasa taslağında değiştirilmek istenen maddelerle ilgilenmiyor!... Yani kısacası tam bir kör döğüşü yaşanıyor!... 12 Eylül tarihinde yapılacak olan referandum; şimdiden Anayasa maddelerinin değişikliğini içeren bir referandum olmaktan çıkmış; daha çok siyasî tercihleri izhâr etme ve öne çıkarma oylamasına dönüşmüştür... Bir tarafta iktidar partisi ve sekiz yıllık icrââtından memnun olan seçmenler; diğer tarafta muhalif partiler ve mağdur olmuş, sorunlarla boğuşan bir halk.. Kısacası referandumda verilecek 'evet' oyları iktidara olan güvenin; 'hayır' oyları ise güvensizliğin, memnuniyetsizliğin simgesi olacak!... * Artık Ramazan ayındayız. Bu ay, rahmet ve mağfiret ayıdır!... Halkın duygu ve düşüncelerinin en yoğun olduğu aydır!... Ramazan ayı, aynı zamanda her türlü istismara da açıktır! Siyasi iktidar, bütün gücüyle sahaya inmiş durumda... Bakanlarıyla, milletvekilleriyle il il; şehir şehir dolaşıyorlar... Devletin bütün olanaklarını kullanarak, kesîf bir propagandaya girişen iktidar partisi, Ramazan ayını siyasi açıdan iyi değerlendirmek istiyor... * İlimizden iki milletvekili (ful) çıkartan iktidar partisi, referandum konusunda Bayburtlu seçmeni çantada keklik mi görüyor sorusuna yanıt bulmak şimdiden çok zor... Ramazan ayı her şeye gebe olabilir!... Belediye'nin parası yok demeyin! Sosyal Dayanışma Vakfı hazır ve nâzır!... Deniz Feneri de sahnede yerini alabilirse, o zaman keyiflere diyecek yoktur... * Benim özetle değerli hemşehrilerime acizane diyeceğim o'dur ki; demokratik rejimlerde 'Referandum' önemli bir adımdır!... Ancak siyasetcilere de 'cebde keklik' olmanın bir faydası da yok!... Niçin mi?... Millet olarak biz o kadar ders aldık ki?... Ve alınacak o kadar ders var ki?... Lûtfen buyurun, okuyun... * Tilki, av için dolaşırken bir keklik görür. Yakalamak mümkün olmadığından karşısında durup hayran hayran kekliğe bakar. Keklik sorar: -Neden böyle hayran hayran bakarsın? -Ey güzeller şahı! Sendeki şu gözlerin güzelliğine yandım. Acaba gözlerini yumunca da böyle güzel görünür müsün? Keklik, 'Ne olacak,bak!' deyip gözlerini yumunca tilki atlayıp onu yakalar. Keklik başına geleni görünce bin pişman olur ama ne fayda... Keklik bu vahim durumdan acaba nasıl kurtulurum, diye düşünmeye başlar. Der ki: -Ey bilgili avcı, sihirli oyuncu! Sana yüzlerce kez aferin. Haberin olsun ki ben padişahlar yemeğiyim; şahların ağzına layıkım. Fakat Yüce Allah beni sana kısmet etti... Evvela Allah'ın bu nimetine şükret, sonra da beni afiyetle ye!... Tilki, doğru olan budur, deyip şükretmek için ağzını açınca keklik 'pırr' diye uçup kaçar. Tilkinin canı sıkılır ve kendi kendine, 'Lanet olsun nimeti yemeden şükredene!' der. Keklik şöyle cevap verir: -Lanet olsun uykusu gelmeden gözünü yumana... * Kıssadan Hisse: Siyâsetcinin tatlı masallarına inanıp, kanma! Kendini keklik yerine koyup, hemen uykuya dalma! Düşün, sorgula, gözlem yap; asla kul, köle olma! Siyâsetciye her yol mübâhdır; bunu yeter ki unutma! * Hele bu devirde!... Emanet.by |
Yorum yazın.
Bu kategorideki daha yeni haberler:
- CHP Bayburt İl Başkanı Türker istifa etti
- “Sağlık Bakanlığı bizden bıkmış durumda”
- "Demirözü Barajı 2011 yılında su tutacak"
- “Bayburt en çok yatırım alan illerin başında"
- Ne MR’mış ama! Kaldı 1,5 ay!
Bu kategorideki daha eski haberler:








