AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, Bayburt’a gelerek bir dizi ziyaretlerde bulundu. Tanrıverdi, Öğretmenevi’nde sabah kahvaltısına katılarak, partililerle sohbet etti. Ak Parti İl Teşkilatı’nı kısa bir ziyaretten sonra Bayburt Belediyesi’ne geçen Tanrıverdi, burada önemli açıklamalarda bulundu. İnsani yardım götüren gemilere yaşanan saldırı sonrası İsrail’e giden ve orada kalan vatandaşlarımızı Türkiye’ye getiren gurubun içerisinde bulunan Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, orada yaşananları anlattı.
İsrail tarafından yapılan saldırı sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seyahatini yarıda keserek Türkiye’ye döndüğünü hatırlatan Tanrıverdi, Başbakanın saldırıyı kınamasının yanı sıra gemide bulunan vatandaşların ve yabancıların serbest bırakılmasını bir ultimaton olarak ifade ettiğini belirterek, Başbakanın talimatıyla bölgeye gittiğini ve bir kişi dahi kalmayacak şekilde bütün insanları getirdiklerini söyledi.
Tanrıverdi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir kişi bile bırakmadık, herkesi Türkiye’ye getirdik”
“Başbakanımızın talimatı üzerine Tokat Milletvekili, Dışişleri Müsteşar Yardımcısı ve Başbakanımızın Başmüşaviri ile birlikte 3 yolcu ve 3 ambulans uçağıyla İsrail’e gittik. İsrail’e iner inmez diplomatik görüşmeler başladı. Yaptığımız temaslar sonucu 493 insanımızı 19 yaralımızı ve 9 şehidimizi Türkiye’ye getirdik. Burada İsrail’in direnmesiyle karşılaştık. Ellerinde tuttukları vatandaşlarımızı sorgulamak istediklerini söylediler. Biz de onlara bizim vatandaşlarımızın suçlu olmadıklarını, hiç bir sorguya tabi tutulamayacağını söyledik ve vatandaşlarımızın sorgulanmalarını kabul etmedik. Sayın Başbakanımızın talimatlarını da bildirerek, bir kişi bırakmayacağımızı söyledik. Ve hepsini Türkiye’ye getirdik.”
“Çoğu insanımızın darp gördüğünü müşahade ettik”
“Bu insanlar suçlu değil. Çünkü İsrail Uluslararası sularda haksız yere alıp götürdü. Dolayısıyla İsrail’in bu taleplerini biz reddettik. Özelikle İHH genel Başkanının İsrail’de kalması gerektiğini söylediklerinde biz bu isteklerini de kabul etmedik. Bizim bu kararlığımızdan sonra bırakmak zorunda kaldılar. Bu koordinasyonda ne kadar görevli arkadaşımız varsa hiç sorgulatmadan ve orda bırakmadan hepsini getirdik. Tabiî ki bu görüşmeler sonucunda orada İsrail’in hala acımasızlığını, meseleye hınçla yaklaştığını, bu insanlara karşı düşmanlığını gördük, insanlarımıza işkence yaptıklarını öğrendik. Çoğu insanımızın darp gördüğünü müşahade ettik. Oradaki asker ve polislerin bu insanlara karşı insan dışı hareketleri orada bu hareketleri yaşayan insanlarımız tarafından bize ifade edilmiştir. Bu konuya ilişkin de İsrail yetkililerini elbette uyaracağız. Orada da bu uyarımızı yaptık.”


“Yapılan açıklamaların ortak noktası İsrail’in haksız ve acımasız saldırısıdır”
“İsrail’in yaptığı insanlık dışıdır. Kimi insanımızın kolu, kimi insanımızın bacağı kırılmıştır. Özellikle Yunanistan vatandaşı bir doktorun çok daha büyük işkence görmüş olması İsrail askerlerinin ve polislerinin İsrail hükümetinin vicdansızlığını bir kez daha ortaya koymuştur. Yapılan açıklamaların ortak noktası İsrail’in haksız, acımasız saldırısıdır. İsrail’in bir vahşi anlayışla yaklaşmasıdır. Gemideki arbede sonucu çok insanımızın yaralı olduğunu ve gemiye acımasızca ateş edildiği ve özellikle Marmara gemisi altında denizaltıların görülmesi, doğrusu İsrail devletinin insani yardımlara ne kadar vahşi yaklaşım sergilediğini göstermiştir.
Özellikle yaralı insanlarımız ziyaret edildiğinde görülecektir ki acımasız bir saldırı olmuş, şehit insanlarımıza adli tıp doktorların raporunda ne kadar vahşi saldırı yaptıkları ortaya çıkmıştır. Alnından ve kalbinden özellikle yakından ateş edildiği raporlarda da yer almıştır. Yanında şehit düşenlere şahit olan arkadaşlarının ifadeleri de bu doğrultuda olmuştur.”
“Amerika bu şımarık çocuğuna sahip çıkmalı”
“İsrail biliyoruz ki bugüne kadar Filistin’e insani olarak yaklaşmamıştır. Uluslararası kararları çiğnemiştir. Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı davranmıştır. Ve bütün acımasızlığı ile bu vahşetini sürdürmektedir. Bu cesareti de inanıyorum ki ABD’den ve Birleşmiş Milletlerden almaktadır. Artık Birleşmiş Milletlerin ve ABD’nin şımarık çocuğu İsrail, bu şımarıklığından vazgeçmeli ve Amerika bu şımarık çocuğuna sahip çıkmalı. Aksi halde bu sadece İsrail Filistin çatışması değildir. Bölgenin sorunudur. Bölgede barış sağlanamadığı sürece dünya barışını tehdit edecektir. Dünya ve insanlık barışını isteyen her ülkenin bu noktada çok ciddi düşünmesine ihtiyaç vardır. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil, tüm ülkelerin sorunudur.”
“Bu operasyon Türkiye’nin büyüklüğünü ortaya koymuştur”
“Türkiye insan hak ve özgürlüklerine saygılı bir ülke olarak dünyada barışı hedef almış bir ülke olarak bu düşünceye katkı sağlamak adına üzerine düşen görevleri, sorumlulukları ve yükümlülükleri ciddi bir şekilde yerine getirmektedir. Türkiye’nin bu davranışı karşısında elbette herkes saygı göstermelidir. Gemide yaralı bulunan ve de hiç yara almadan gemiden kurtulan ve bizim uçaklarımıza binen bütün insanların ortak sesi şu olmuştur. İşte devlet dediğin budur, işte sorumluk budur diye ifadelerde bulunmuşturlar. Doğrusu bu kurtarma operasyonu çok önemli bir operasyondur. İnsanlarımızı İsrail’in elinden alıp Türkiye’ye getirme işi ciddi bir operasyondur. Bu operasyonda görev alan ve temasları sürdüren bütün görevlilere özel teşekkürümüzü sunuyoruz. Ulaşımımızı sağlayan Türk Hava Yollarına ve personeline teşekkür ediyoruz. Tabi ki Başbakanımızın kararlılığını, dik ve onurlu duruşunu her zaman halkımız takdir etmektedir. Bu operasyon Türkiye’nin büyüklüğünü ortaya koymuştur. Türkiye’nin gücünü ortaya koymuştur. Bize övgü dolu mesajlar gelmiştir. Belli ki tüm dünya insanlığı barışa, özgürlüğe ve adalete hasret kalmıştır. Bunu gerçekleştiren Türkiye’ye övgüler yağmaktadır.”
“Yaptığının yanına kar kalmayacağını bilmelidir”
“Bundan sonraki süreç içinde tüm uluslararası kurum ve kuruluşların, konuya daha hassas bir şekilde yaklaşmalarını bekliyoruz. İsrail artık bu acımasızlığından, vahşetten kan ve gözyaşı akıtmaktan vazgeçip, insanlık adına hareket etmelidir. Özelikle Birleşmiş Milletlerin kararlarına uygun hareket etmelidir. İsrail bundan sonraki süreçte daha dikkatli olmalıdır. Yaptığının yanına kar kalmayacağını bilmelidir. Tabi ki kimi ülkelerin çifte standart anlayışını da dikkatten kaçırmıyoruz. Kimi ülke yöneticilerinin ifadeleri üzücüdür. Bu ülke yöneticilerinin ciddi ve samimi olmalarını bekliyoruz.”
“Hiçbir şey eskisi gibi değil herkes ayağını denk alsın”
“İnsanlığın vicdanını Gazze’ye taşıyan bütün insanlarımıza geçmiş olsun diyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize Cenabı haktan şifalar diliyorum. Tüm ülkemizin başı sağ olsun ama herkes bilsin ki artık hiçbir şey eskisi gibi değil, herkes ayağını denk alsın.
Devletin yetkili kurumlarını yaptırım ve tepki noktasında çalışmalarını yapmaktadır. Bu sürece ilişkin önemli adımlar atılmıştır. Özellikle uluslararası kurum ve kuruluşların yetkilileri, Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İslam Konferansı Örgütü, Arap Birliği gibi kurum ve kuruluşların toplanması istenmiştir. Bunların hepsi Türkiye tarafından yapılması istenmiştir ve gerçekleştirilmiştir. Bunların her birinin kararları söz konusudur. Kimileri kararlarını almıştır. Kimileri karar alma sürecindendir. Türkiye özellikle gündemde olan futbol müsabakasını iptal etmiştir. İlişkilerimizi askıya aldığımızı ifade ettik. Başta Büyükelçimizi geri çekmek olmak üzere, önemli adımlar attık. Ve sürece yönelik takibimiz sonucu elbette İsrail’in bu acımasız tavrı karşısında devletimiz, daha etkin adımlar atacaktır. Vatandaşımızın beklenti duyduğu, düşünebildiği her türlü hareket kaçınılmaz olduğunda elbette gerçekleşecektir.”


Bayburt’ta teşkilat çalışmalarına katılacağını açıklayan Tanrıverdi, Belediye Başkanları ile bir araya gelerek bilgi alışverişinde bulunacağını açıkladı. Tanrıverdi, Bayburt’la ilgili şunları söyledi:
“Yerel yönetimlere büyük önem veriyoruz”
“Bayburt ilimiz güzel ve şirin bir ilimizdir. Bayburt ilimizde yerel yönetimler adına Belediye Başkanlarımızın önemli çalışmalar ortaya koyduklarını biliyoruz. Bayburt ilimizdeki AK Partili Belediye Başkanlarımızla bir toplantı gerçekleştirerek bilgi ve birikimlerimizi ortaya koyacağız. Belediye Başkanlarımızın halkımıza verdiği hizmetlerin ne olduğunu, vermesi gereken hizmetlerin ne olacağı gibi çalışmalarımız olacak. Bayburt ilimizde teşkilat, belediye meclis üyeleri, il genel meclisi başkanı ve üyeleri arasında bir dayanışmanın olduğunu ve halka hizmet anlayışıyla yola devam ettiklerini biliyoruz. Bunu yerinde gözlemleyeceğiz. Bugüne kadar gerek Belediye Başkanımız, gerek İl Genel Meclisi Başkanımız, gerek İl Başkanımız Bayburt ili yerel yönetim hizmetlerine yönelik konulara ilişkin çalışmaları paylaşıyordular. Taleplerini dile getiriyorlardı. Milletvekili arkadaşlarımız bu konuda kendilerine yardımcı oluyordu. Şimdi bu hizmetleri yerinde görerek yapılması gerekenleri, projelendirilmesi gerekenleri ve Ankara ayağından katkı sağlanması gereken destekler neyse onları yerinde görmüş olacağız. Ak Parti olarak biz yerel yönetimlere büyük önem veriyoruz. Çünkü yerel yönetimlerin temelinde insani değerler vardır. Demokratik değerler vardır. Yani yerel yönetim hizmetlerimizi layıkıyla yerine getirdiğimizde demokrasinin yerleşmesine, kökleşmesine, işlemesine katkı sağlarsınız, yerelde bu demokrasinin kökleşmesi önemli katkı sağlayacaktır. Ayrıca insani değerler vardır. İnsanımızın temel medeniyet hizmetlerine kavuşması, o hizmetleri alabilmesi ancak yerel yöneticilerimiz eliyle mümkündür. Dolayısıyla yerel yönetimler hizmetlerini sağlıklı bir şekilde yaptıklarında, elbette insanımız arzu ettiği beklediği, özlediği hizmette kavuşmuş olacaktır.
“Parti ayrımı gözetmeksizin yerel yönetimlere destek oluyoruz”
“Bu hizmetler bu şehrin kalkınmışlığını, gelişmişliğini gösteren hizmetlerdir. Biz hem yöremizin, hem ülkemizin kalkınmasını isteyen AK partililer olarak bu hizmetleri önemsiyoruz. Bu konuya ilişkin Sayın Başbakanımız, Genel Başkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Başbakanlığa gelmiş olması bir avantajdır. Kendisi yerel yönetimlere ilişkin büyük hassasiyet göstermektedir. Sorunları ve çözüm yollarını bilen birisi olarak bu dönemde sadece AK Partili belediyeler değil, Türkiye’deki bütün belediyeler büyük bir avantaj yakalamışlardır. Çünkü yerel yönetimlerde AK Parti adil davranmaktadır. Belediyeler arasında ayrım yoktur. Çünkü “insanı yücelt ki, devlet yücelsin” temel felsefesiyle hareket etmekteyiz. İnsanın yücelmesi, devletin yücelmesidir.
Yerel yönetimlerdeki 2004’ten 2009’a kadar ki hizmetlerimize 2009’dan 2010’a kadar olan hizmetlerimizi de ilave ettiğimiz zaman Türkiye’nin kalkınmışlığı, gelişmişliği ve Türkiye’nin dış dünyada itibar kazanmışlığı bu anlayıştan kaynaklanmakta olduğunu görüyoruz. Biz yine adil bir şekilde parti ayrımı gözetmeksizin yerel yönetimlere önemli bir şekilde katkı sağlayacağız. Geçtiğimiz dönem yerel yönetimlere ilişkin yasa düzenledik. Hala bu noktada düzenlemelerimiz devam etmektedir. Özellikle İller Bankası Kanununu belediyelerimizi daha doğrusu yerel yönetimlerimizi yakından ilgilendirmektedir.
1924 yılında çıkarılmış ondan sonra hiçbir tadilata uğramadan devam eden ve bu çağdaş Türkiye’ye dar gelen kör kanun üzerinde çalışmalarımız son noktaya gelmiştir. Yerel yönetimlere ilişkin yapılaması gereken yasal düzenlemeler devam edecektir. Çünkü yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir. Yerel yönetim hizmetlerinin genelinde insani ve demokratik değerler vardır. Bu anlamda biz yolumuza devam edeceğiz. Bu anlamda Bayburt halkı da yerel yöneticilerimizden beklediği hizmetleri almış olacak. Bayburt’umuz daha çağdaş bir il olacaktır.”
Şehitler için gıyabi cenaze namazı kılındı
Daha sonra Belediye Başkanları ile basına kapalı bir toplantı yapan Tanrıverdi, Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, AK Parti İl Başkanı Bünyamin Özbek ve diğer ilçe ve belde belediye başkanları ile birlikte Bayburt Valiliği’ne geçerek Bayburt Valisi Kerem Al’ı ziyaret etti. Vali Al’ın makamında bir süre sohbet eden Tanrıverdi ve beraberindekiler Cuma Namazı için Yakutiye Camii’ne geçtiler.
Cuma Namazının ardından Yakutiye Camii bahçesinde Anadolu Gençlik Derneği Bayburt Şubesi’nin şehitler için organize ettiği gıyabi cenaze namazına katılan Tanrıverdi, namazın ardından vatandaşlarla sohbet etti. Daha sonra Bayburt Konağı’na geçen ve bir süre burada dinlenen Tanrıverdi, Erzincan Belediye Başkanı Yüksel Çakır ve AK Parti Erzincan İl Başkanı Salih Eyinlioğlu ile birlikte Erzincan’a hareket etti.



O.Serdengeçti
diyor ki:
|
Sözde 'Bayburt ahalisi ' (!)adına ahkam kesen hemşehrimiz taraf olduğu siyaset adına karalamış durmuş. "Sokaklarda çocukların alnına bağlanan yeşil bantlarda İngilizce ve arapça yazı yazıyor" diye Sayın Emanet beyi eleştirmeye yeltenmiş... "Lailahe illalah" lafzını eminim her mümin-müslüman çok iyi bilir ve önemser. Emevi dinli siyasetcilerin sadece mitinklerde, gösteri amaçlı başlarına takdıkları bantlar önemli değil.... Kelime-i şahadet, kelime-i tevhidi beyinlere, yüreklere, gönüllere yazmak önemli.... Çocuklarıın başına o bantları taktıran siyasi zihniyet bir taraftan İsrail'i protesto ederken, diğer taraftan güney-doğuda mayınlı arazilerimizi İsrail'e 49 yıllığına peşkeş çekmek için ne hilebazlıklar, düzenbazlıklar, ne numaralar çektiler... Allah'tan yasalarımız, yargıçlarımız bu ikiyüzlülüğe izin vermedi.... Trabzon'daki Sümela manastırı için uzun süre çalışan (!) Fener Rum papazı Bartholomeos, aynı iki yüzlü aymaz zihniyetin (akepe)verdiği ayin izninin, 15 Ağustos'da tadını çıkaracak. Bu 15 Ağustos 1461 tarihi Trabzon'un fethedildiği, Rum Pontos'un tarihe gömüldüğü gündür... Manastırda 88 yıl aradan sonra düzenlenecek ayini bizzat yönetme kararı alan Fener Rum papazı, böylece bir ilke de imza atmış olacak.... Aynı parti zihniyeti aynı papazın "ekümenik" savını bile saygıyla karşılıyor... O şeritleri başlarına bağlayan-bağlatan zihniyetin başta ABD olmak üzere AB emperyalizmine de ne kadar bağlı ve sadık olduklarını bilmeyen mi kaldı?... İngiliz hegemonyasına televizyonlarda övgüler düzen hainler mi görmedik biz?! Üstelik başlarında türban, nüfus kâğıtlarında İslâm yazılı değil miydi?... Artık halkuyandı... Takke düşmüş, kel görünmüştür... Bu zihniyeti, 30 İsrail kurşununa 9 vatandaşımızı kurban ettiren İHH'nın Gazze çıkartması da kurtaramayacaktır! Seçim sandıkları hele bir halkın önüne gelsin, o zaman ak mı kara mı belli olacak!... |
Bayburt Ahalisi
diyor ki:
|
Sevgili yorumcu arakdaşlar; 1) Biri demiş ki; "Sokaklarda çocukalrın alnına bağlanan yeşil bantlarda İngilizce ve arapça yazı yazıyor(Emanet)" O arapça dediğin metin "Lailahe illalah" önce onu bi öğren.. 2) Müftü şöyle yapmış böle yapmış,..Videoları iyi izleyin...Yukardaki fotoğraflarda en allta sağdakine bakın millet dua ederken biri ağzını kapatıp birilerine ne diyor, Cenaze namazından sonra şahitlik isteme kısmının videosunu iyi izleyin bakın bakalım kim gelipte mükrofona müdahale ediyor. YAv arkadaşlar memelektte birileri hava atacak diye bişeyler yapıyorlar, müftü ve imam da müdahale edemiyor. Cenaze namazı ne de olsa. Anck müdahale etmeliydi. Müsade etmemeliydi. Ne yani hır mı çıkarsaydı. Hadi onlar müdahale edemedi.Cemaat neden müdahale etmedi.? 3)Birileri Bayburt için hiçbirşey yapmamış olmasının verdiği eziklikle kendine özgü birşeyler yapıp Ankaradan gelen misafire hava atmaya çalışıyor. Sizde bunu anlayamıyorsunuz 4) Önceki iktidarlardan hangi başbakan veya devlet erkanı İsril hakkında böyle açılamalar yapabiliyor ve BM güvenlik konseyinden KINAMA kararı çıkarabiliyordu. Bunu bile başaramıyordu. Diyeceksinizki KINAMA da nedir ? Bunu yapabilmek, BM insan hakları komisyonunu harekete geçirmek de bir aşamadır. 5) Bayburttaki esnafın hatta ülkedeki esnafın durumunu cümle alem biliyor. İllerdeki siyasi yöneticilerin basiretsizliğini Ankara ile bağlamak insafsızlıktır. Ankaranın gelişmelerdeki durumu da takip edilmelidir. Bakalım ne yapacaklar? 6) Askerimiz de bizimdir. Askerimize yapılan saldırlar hakkında sessiz kalındığını söylemekte saçmalıktan öteye gidemeyen bir laftır. Dikkat edin, Gazze Gemileri İstanbulda iken Terör olayları artmıştır. Son gece 12::30 da iskenderun üssümüzde çatışma olmuş, aynı gün sabaha karşı 4:30 gibi de gazze gemisine saldırı yapılmıştır. Artık bunların arasında bir ilgide kuramıyorsanız ben bir şey demem 7) Bayburtta gelişmişlik, ekonomi ve göçü önleme adına planları olmayanlar, bunları kendilerine sorun edinmeyenler Ankaraya hava atma geyretindeler. Ancak Ankarada bunların farkında... 8) Askerlerimizde bizim, Gazzedekilerde bizim, Doğu Türkistanda ,Çeçenistanda, Karabağda, Afganistanda, Filipinlerde, Bagsa Moro'dakiler de bizim, Biz selçukluların, Osmanlıların torunuyuz. Biz Türkiye Cumhuriyetiyiz. Doğu türkistan ve çeçenistana gidenlerin engellenmesine yönelik anlaşmaları şimdiki hükümet mi imzaladı? Şimdi birlik beraberlik zamanıdır. Şimdi cücelerin yaptıkları saçmalıkları konuşma değil direk müdahale etme zamanıdır. Şimdi "İsrailden İzin alınmalıydı" diyen uşaklara karşı tavrı alınma ve kimin ne olduğunun bilinmesi zamanıdır. |
Faruk Nafiz Kılıçalan
diyor ki:
|
Necip bey, değerli hemşerim; Müftü beye olan tepkinizin kendinize göre saikleri var, olabilir... ama sizin bu platformda aleni olarak bir üst düzey kamu görevlesini şikâyetinizi yadırgadık.. Bende size şunu söylesem inanır mısınız, muhtemelen, Akepe İl Başkanı veya bir başkası, bir yetkili Müftü beyi aradı ve orada Akepe Genel Başkan Yardımcısının konuşacağını söyledi ve tanımıyorum ama, makamını doldurduğunu gözlemdiğimiz Sayın İl Müftüsü de bu oyuna alet olmadı, yani sizin cenaze namazı esnasında olduğunu gözlemlediğiniz mizansen daha evvel müftü beye iletilmiş olamaz mı? Bu platform da yazmadan evvel (şikayet veya bühtan etmeden), Müftü beye ulaşıp makul bir cevap istemeniz, "anti akepe'li" olarak daha uygun olurdu diye düşünüyorum. Kardeşim ayrıca, dünden bu güne özellikle Cumhuriyet döneminde Müftülük Makamları diğer büroratik makamlardan her zaman önde müteala edilen ve muteber makamlardır... yeterki o makamı işgal eden muhterem makamın büyüklüğüne müdrik birisi olsun, bu zaviyeden Bayburt Sayın Müftüsünü tekrar tebrik ediyorum. |
tufan
diyor ki:
|
Büyütümeye gerek yok il müfütüsü en doğrusunu yapmış. Bazıları iktidar valisi veya müdürü oluyor diye kendiside bu kervana katılacak diye bir olay yok. tek sorunumuz bumu ALLAH aşkına. ekonomi işssizlikten ses çıkaran yok, haybeden gündemlerle milleti uyutmayı bıraksanız artık. dönüpte arkanıza baksanız, insanların ne sıkntısı var neler konuşuyorlar bir dinleseniz |
NECİP
diyor ki:
|
faruk nafiz kılıçalan ve o.yusufoğlu kardeşlerim beni eleştirerek müftü beyi karalamaya çalıştığımı yazmışsınız sevgili kardeşlerim siz o gün o camide ya yoktunuz yada bayburt ta yaşamıyorsunuz. öncelikle resmi izin alınmış bir organizeye resmi görevli vermek zorundaydı sayın müftü bey. insiyatif kullanma hakkı yoktur resmi görevli atasa idi oradaki siyasi parti vekilide herhalde mikrofonu alma fırsatını bulamazdı. cami görevlisinin cuma namazından sonra gıyabi cenaze namazı kılınacaktır anonsuna izin vermemiştir. cami mikrofonunun verilmemesini verilen mik. cami görevlisinin geri almasını istemiştir ama cami görevlisi bunu yapmamıştır. başka bir konu mik. sesini cemaat tamamen dağılana kadar açtırmamıştır. anons yapılmasın diye benim eleştirilerim müftü bey in bu tavrlarınadır yoksa benim müftüyü karalamak gibi bir niyetim yok sadece yaptığının yanlış olduğunu belirtmek istedim. sayın vekilin orada konuşmasıda hiç uygun değildir onuda eleştiriyorum bir anti ak partili olarak saygılarımla........ |
Hüsam Yetkin
diyor ki:
| Sayın Haci Ali Polat, her geleni koltuğa oturtma bayburtluya yakışır şekilde emaneti koru ve kolla. |
Hasan Güney
diyor ki:
| İl müftüleri hiç bir siyasi partinin maşası olamaz ve olmamalıda. Bu şekilde bir cenaze namazının kılınması için öncelikle valiliğe resmi dilekçe ile başvurulur, valilikte bunu il müftülüğüne gönderir, daha sonra imam ataması yapılarak kıldırılır. Müftülüğün atadığı imam, cenaze namazını kıldırdıktan sonrada hiç bir partinin genel başkan yardımıcısıda mikrofonu kaparak konuşmada yapamaz. Müftü beyin uyguladığı işin doğrusudur. Aynı durum bursa ve sivastada sorun olmuştur. Bursa müftüsü resmi izin alınarak cenaze namazı kıldırmış sonra siyasiler mikrofonu kapmak istemiş izin vermemiştir arbede yaşanmıştır. Sivastada bayburttaki gibi izin işlemi tamamlanmadığı için resmi olarak imam atanmamıştır. Ama işin doğrusu müftü beyin yaptığıdır. Camilere siyaset sokanları kınıyorum. |
Hasan Güney
diyor ki:
|
Bayburtta hangi zamanda ve tarihte görülmüş cenaze namazında siyasi parti temsilcisi konuşma yapmış. Bir belediye başkanın koltuğuna bir partinin genel başkan yardımıcısının oturduğunu görmedim. Başbakan olur, bakan olur, 23 nisanda çocuk olur oturur. Acaba haberde verilmemiş sayın valimdemi koltuğunu kendisine vermiş. Sayın milletvekili herkes ayağını denk alsın demiş. Sorarım zatı muhtereme geçen yıl one minute olayından sonrada aynı dediniz. Kaç tane antlaşma imzaladınız? 1961 yılında kurulan ve bu tarihten beri israilin üye olamadığı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OİCD) 26 Mayıs 2010 tarihinde israilin üyelik başvurusunu neden veto etmediniz. 1 ülkenin veto etmesi hakinde israil katılamayacakken filistinin ısrarla veto edilmesini istediği durumda kimin isteği ile kabul ettiniz? Ucuz kahramanlığı bırakın. AKP milletvekilleri gemiyle gideceklerdi neden katılmadılar? İHH nin hükümete verdiği katılımcı listesi kim tarafından aynı gün israile hükümetine verildi? Önce bu soruları cevaplayın. |
kürşat doğrusöz
diyor ki:
|
söylediklerinden bir bölüm şöyle.. okuyunca kendisi de gülüyor mu acaba: “Türkiye insan hak ve özgürlüklerine saygılı bir ülke olarak dünyada barışı hedef almış bir ülke olarak bu düşünceye katkı sağlamak adına üzerine düşen görevleri, sorumlulukları ve yükümlülükleri ciddi bir şekilde yerine getirmektedir. Türkiye’nin bu davranışı karşısında elbette herkes saygı göstermelidir. Gemide yaralı bulunan ve de hiç yara almadan gemiden kurtulan ve bizim uçaklarımıza binen bütün insanların ortak sesi şu olmuştur. İşte devlet dediğin budur, işte sorumluk budur diye ifadelerde bulunmuşturlar. Doğrusu bu kurtarma operasyonu çok önemli bir operasyondur. İnsanlarımızı İsrail’in elinden alıp Türkiye’ye getirme işi ciddi bir operasyondur. Bu operasyonda görev alan ve temasları sürdüren bütün görevlilere özel teşekkürümüzü sunuyoruz. Ulaşımımızı sağlayan Türk Hava Yollarına ve personeline teşekkür ediyoruz. Tabi ki Başbakanımızın kararlılığını, dik ve onurlu duruşunu her zaman halkımız takdir etmektedir. Bu operasyon Türkiye’nin büyüklüğünü ortaya koymuştur. Türkiye’nin gücünü ortaya koymuştur. Bize övgü dolu mesajlar gelmiştir. Belli ki tüm dünya insanlığı barışa, özgürlüğe ve adalete hasret kalmıştır. Bunu gerçekleştiren Türkiye’ye övgüler yağmaktadır.” |
kürşat doğrusöz
diyor ki:
| Basiretsiz insanların başımıza yönetici olmasından bıktık. AKP genel başkan yardımcısı ne hakla bayburt belediye başkanının koltuğuna oturuyor, bayburt belediye başkanlığı akp'nin bir organı mıdır ki.. ne yazacağımı bilmiyorum. makama oturanın suçu var da oturtanın yok mu... elbette var. |
O.Yusufoğlu
diyor ki:
|
Necip gardaş, sn.belediye başkanımız müftü değil mi? Gıyabı cenaze namazını o kıldırsaydı da sizin gibi particilerden tam puan almış olsaydı... Onun için siyasi emellerinize muhterem İl Müftümüzü bulaştırmayın! Çünkü o makamlar siyasete bulaştırıldığı için, ülkemiz bu hale geldi.. Değerli İl Müftümüzü ben de tebrik ediyorum... Çok güzel bir davranış sergilemiş... Bu arada sayın Emanet beyi güzel yorumlarıyla takip ediyor ve önemsiyorum. Ellerine sağlık Emanet bey... Saygılar... |
EMANET
diyor ki:
|
RESMİN DİĞER YÜZÜ.... Ey benim saf hemşehrim, Siyasi bir organizasyonda Müftülüğün ne işi var? Muhterem İl Müftümüzü akl-ı selim davrandığı için kutlarım.... Adamlar partici!...Oy ve show peşindeler!... Ne yazık ki son yıllarda devletin valisi olmak da, zor bir iş! Partinin valisi olacaksın ki, o makamlarda kalasın!... * İHH'ya gelince kimdir, nedir? Bu kadar finansal kaynağı nerden bulmuştur? Gemiler nereden ve nasıl alınmış veya kiralanmıştır? İHH siyasi bir örgüt değil midir? Bütün bunlar tartışılabilir!... * Bütün bunlara rağmen şu bir gerçek ki, İHH,Çin-Sincan'da yok! İHH,Karabağ'da yok! İHH,Çeçenistan'da yok! İHH,Kerkük'de Türkmenlere ilgisi yok! İHH,pkk hainlerince şehit edilen askerlerimizin ve ailelerinin yanında hiç yok! İHH, bir Arap örgütü müdür!? İşin taşeronluğunu,ameleliğini,beslemeliğini mankurt Türklere yaptırıyor! İç piyasada propagandasını ise Akepe ve Saadet Partisi iyi yapıyor! İşin ilginç bir yanı da; İHH gemilerinde halkı gaza getiren söz konusu partilere mensup tek bir milletvekili yok! Şu mitinglere bakınız; Bebelerin başlarında yeşil bantlar biri İngilizce, bir Arapca... Bayraklar desen çeşit, çeşit... Benim ay-yıldızlı bayrağım kenar köşede göstermelik, hani dostlar alış-verişde görsün kabilinden... Okuma-yazma dahi bilmeyen echel taifesi olmuş 'diplomat'... Ahkâm kesen kesene!... Devlet yok! ... Devlet olsaydı 9 can 30 kurşuna kurban gider miydi hiç? * Derler ki, eskiden suyun geçitini delilere yoklatırlarmış. Maaşallâh,memleketimizde deliden, meczuptan, mankurt beyinlilerden çok ne var? Hele içlerinden Furkan Doğan ki, daha 19 yaşında... Amerika'da doğmuş, ABD vatandaşı...Amerikan pasaportuna güvenmiş... Furkan Doğan'ı gemiye bindirenlerin hiç mi günahı, vebâli yoktur?!... Olan 9 acana oldu!... Ve belli siyasetciler, bu 9 can üzerinden siyaset adına, oy avcılığı adına, propaganda adına abâd olacaklar!... * Ve acı bir gerçek ki kahrolası bu siyasetciler yüzünden, pkk'lı canilerince şehit edilen Mehmetlerimiz unutulup gitti... Şehit cenazelerine bile gitmeye yüz bulamayan aymaz siyasetciler, askerlerimizi, aydınlarımızı, sendikacılarımızı, gazetecilerimizi, profesörlerimizi v.s. içeri tıkıyor; lâkin her gittiği yörede echel taifesinin gazına gelip, 'gıyabi cenaze namazlarına' katılmayı marifet sayıyor.... * İşte ülkemiz nereye doğru gidiyor? Asıl resmin diğer yüzünü görmek lâzım!... Asıl sorun burada!... Allah(c.c) encâmımızı hayır eyleye!... Emanet.by ** |
Faruk Nafiz Kılıçalan
diyor ki:
|
Bu gün, bir gazeteci dostum telefonda; "gardaş, bayburtumuzda icra' ya düşmeyen esnaf kalmadı", dedi.. dedi de ne oldu, doğrusu benim ciğerim yandı. Çünkü bilirim varlığı da, yokluğun verdiği o soğuk buz gibi esintisini ve kan-ter içinde kalmanın sessiz çaresizliğini.. Uykunuz bölünür ve rüy'alarınızı hayatınızda hiç görmediğiniz, yaşamadığınız heyûlalar istila eder. Dostlarım, böyle bir girişi neden yaptım? nedenini bilmiyorum ama, bugün maalesef çoğu insan görünümde olan; hissiz, duyarsız, ağzı var mamafih dil'i lâl, bakan fakat görmeyenlere inat, hala insanım heralde.. Kendisini, sorumlu olmadığı halde, sorumlu hissetmek bu mudur acep. Yukarıda "Necip" rumuzlu kardeşimizin sayın İl Müftüsünü hedef yazısı ve internetten takip ettiğim kadar, sayın Müftü'nün yapılan "mizansene", kara propagandaya alet olmamaklığını şikâyeti de yüreğimize oturdu. Memleketin en köklü, en bilinen esnafları borç batağı ve icra kıskacında inim inim olurken, bir sayın siyasi çıkıpta; "arkadaşlar ayıptır, yazıktır, günahtır; hadi şu biçare insanlarımıza bir soralım bakalım, ne ahfaldeler? bizden bir isteği var mıdır?" yerine, memleketin valisi ve vekilleri ile bir takım sınıf atlamış siyaset bezirganları arz-ı endam eylemişler, fotoğraf bu maalesef. Herhalde İl Müftüsünün bu fotoğrafa girmemesi de rahatsızlık vermiş ki, esasen orada olmaması gerekenlere ironik bir şekilde şikayet te var. Bilmiyorum hiç bir yerde görmedim, yarım asrı geçen ömrümüzde, cenaze namazlarında siyasetçilere ne zamandan beri söz verilir, veya siyasetçiler ne zamandan beri camilerde kara propaganda yapar.. Söz de gıyabi cenaze namazının ne maksatla kılındığı anlaşıldı, artık hiçbir yerde rahatça propaganda yapmak imkânları kalmayanlar, esasen pekte yabancı olmadıkları ibadethanelerde propaganda yapmaları da anlamlıdır, zannederim. Fakat il Valisinin de orada olması son derece calibi dikkat olmuştur. Olmuştur ve İl Müftüsünün de şimşekleri üzerine yöneltmiştir. Ne diyor Müftü efendiye akil kardeşimiz; "vali oarada iken ey müftü, sen kimsin ki orada yoksun!" pes doğrusu pes.. Eğer bu sayın müftümüze (tanımam , bilmem); bu konuda bir soruşturma vs. gibi bir şey yapılmaya kalkışılırsa, tüm memleket evlatlarının o'nun arkasında yer almaları gerekmektedir. Ahlakımızın gereğini yapmamız gerekir.. Müftü beyin, yapılan iş'in bir kara propaganda olduğunu gördüğünü zannediyor ve bu şekilde davranışını da tebrik ediyorum. |
tufan
diyor ki:
|
İsrail'e ne fazla şımarık çocuk denebiliyor bunlar kalkmış hala delikanlılık naraları atıyor. Yahu adamlar dünyayı dinlemiyor sizlerimi tırtıya katıp dinleyecekler. Aman böyle ederiz aman şöyle ederiz şu an hali hazırda insansız casus uçağı alımları var niye durudurulmadı. 150 milyon dolarlık bir anlaşma niye iptal edilmedi. Kimse kimseyi kandırmasın. Mavi marmara dahil diğer gemilerdeki insanları yardımseverleri İÇ SİYASET uğruna pisi pisine yahudi mermilerine YEM ettiler, kalkıp birde nara atıyorlar. Gardaşım boş teneke gibisiniz anca ses çıkarıyorsunuz elin yahudisi dediğini icraata döküyor olay bu kadar vahim ve basit. Olan 9 vatandaşımıza olmuştur. Pisi pisine iç siyaset uğruna şehit olmuşlardır birde utanmadan bu şehitlerimiz üzerinden siyaset yapılıyor. Anca konuşursunuz başka ettiğiniz yok. Havalı kelimelerle sloganlarla milleti gaza getirmekten başka birşey bildikleri yok. İşin garibi bu saf millet hala bu numaraları peynir ekmek gibi yiyor. yazık ALLAH için yazık. Adamlar gemiler gelmeden 1 hafta önce bangır bangır televizyonlarda yayın yaptılar şurada yolcuları sorguya çekecez şurada yolculara işkence edecez şurada hastalarla ilgilenecez diye gösterdiler. resmen oradaki insanları ateşe gönderdiler Anlamadığım filistine niye ARAPlar sahip çıkmıyor kimse bu konuya niye değinmiyor. Mısır lübnan suriye arap emirlikleri. yahu bunların niye sesi çıkmıyor diye düşünen yok. Böyle olaylarla anca 1 hafta idare edersiniz DURMAK YOK HAYBEDEN GÜNDEMLERLE YOLA DEVAM. |
NECİP
diyor ki:
| cenaze namazına il müftülüğü tarafından hoca verilmedi. gerekçe olarak "kim organize ediyorsa, namazı da o kıldırsın" denildi. sormak istiyorum, acaba il müftüsü camii görevlilerine neden izin vermedi birlik olmamız gerekirken neden kim organize ettiyse namazıda o kıldırsın diyerek gerginliğe sebep oldu Müftü bey in bu hareketi bence kötü niyetlidir çünkü orada gayri resmi birşey yapılmadı yapılıyor olsa idi sayın valimiz sayın m.vekili ve sayın belediye başkanı herhalde orada olmazdılar. İl müftüsünün bu hareketinin soruşturulmasını değerli büyüklerimden istirham ediyorum saygılarımla. veya emniyet teşkiletı bir organizasyon yapsaydı onlara da sayın emniyet müdürümüz mü namazı kıldıracaktı? |
EMANET
diyor ki:
|
BASRA YIKILIP; İŞ, İŞTEN GEÇTİKTEN SONRA..... Şu manzaraya bakınız, lütfen! Şu oyuna bakınız! Bu nasıl ucuz kahramanlıktır?! 9 Türk, 30 kurşuna kurban gitti! * "Bir kişi bırakmadık, herkesi Türkiye'ye getirdik" Peh, peh, peh!...Sanki, Telaviv'i feth eylemişiz!... Böbürlenmenin böylesini de hiç görmemiştik! Yenilen güreşci, güreşe doymazmış misâli... * Aynı gece ABD, İsrail taşeronu pkk, İskenderun'da askerlerimizi kalleşce arakadan vurdu. 6 şehit, 7 yaralı... 30 siyonist kurşununa kurban giden 9 Türk vatandaşının kanına giren zihniyet, 'ah Filistin, vah Gazze' sesleriyle yeri göğü inletirken, eli kanlı pkk ve onun Meclis'deki siyasi kanadına karşı bırakın tepki göstermeyi, tam aksine Mesut Barzan'i hainine kucak açıp 'Mesut Ağabeyi-Kak Mesut" diyecek kadar aymazlığı ileri götürdüler. * Daha dün bölücülerin amed dedikleri Diyarbakır'da binlerce kadın ve çocuğun 'Kana kan, seninleyiz Öcalan!'; 'Meclis'i basarız, Erdoğan'ı asarız!' sloğanlarıyla yaptıkları yürüyüşü görmemezlikten gelmek ilginç değil mi? Bu aziz vatanımızı kana bulayan hainlere karşı tek bir tepki yok! Nerde devlet? Bu nasıl gaflet? Şu el-ense, göbek yerinde kaykılıp oturan siyasetciler nerede? * 30 siyonist kurşununa kurban giden 9 Türk! Kiminle savaştılar? Hangi düşmana mermi sıktılar? 'Hubbül vatan, minel iman! Vatan sevgisi imandandır!' deyip ateist, eli kanlı pkk'ya karşı göğüslerini siper edip, vatanlarını mı savundular? Emevi dinli siyasetcilerin hem oyununa geldiler, hem siyasi malzeme oldular! Pisi pisine siyonistlere avlandılar! Şimdi ahlâksız siyasetcinin ölüler üzerinden nemalanma vaktidir! * Her şey eskisi gibi değilmiş; herkes ayağını denk almalıymış. Peh,peh, peh!... Bakınız, Amerika’nın en çok satan gazetelerinden Wall Street Journal’a verdiği röportajda, Fethullah Gülen hocaefendi ne demiş: “Organizatörlerin, yardımı göndermeden önce İsrail ile bir anlaşma yapmayı başaramaması, otoriteyi hiçe sayma anlamına gelir ve çok meyve veren sonuçlara yol açmayacaktır” Gördünüz mü şimdi, karşınızda ne var? Karşınızda, yere göğe sığdıramadığınız ABD ve başkanı Hüseyin(?) Barak Obama var! * Sonuç da Barak Obama, İsrail şarkıları söylüyor. Bizimkiler de Arap yalellisi çala çala ülkeyi bu hale getirdiler... Çok şükür ki açılım rezalet ve ihaneti futbolcuların ayağına düşecek kadar basitleşti. Çok şükür ki, vatanı uğruna eli kanlı ateist pkk örgütüne karşı göğüslerini siper eden, yeri geldiğinde kolu, bacağı, gözünü; çoğu kez canını feda eden Mehmetciklerimiz; kahraman silahlı kuvvetlerimiz var! * Bunlara rağmen gündemde ne var? Gündemde ekonomi yok, istihdam yok, tütecek fabrika bacası yok, işsizlik sorununu çözecek yok! Aylarca da olmayacak!... Emevi dinli bencil, kabadayı, kin,nefret kokan bir siyaset anlayışı sürüp gidiyor... ABD, İsrail, Pkk şeytan üçgenine karşı kendi rotamızı akıllıca belirleyip; milli politikalar izlemesek, oy avcısı Emevi dinli siyasetcilerin elinde oyuncak olmaya devam edersek; işte o zaman herkes ayağını denk almalıdır... 'Bade harab'il Basra - Basra yıkıldıktan sonra', iş, işten geçtikten sonra, bizim de gıyabımızda cenaze namazımızı kılanlar çok olur, vesselâm!... Emanet.by ** |
Sahipsiz Bayburt
diyor ki:
|
Amerika, şımarık çocuğuna sahip çıkmalıymış... Sizlerde bizim hak ve hukukumuza sahip çıkında görelim.. Şehit olan arkadaşlarımızın kanı yerde kalmasın.. Başbakanımızda yahudilerden aldığı madalyayı hemen iade etmeli.. Şova gerek yok... sekiz yıldır türbünlere oynuyorsunuz.... |
Gürcistanda tanvaklı
diyor ki:
|
Bakanlıklarda bayburtlu bürakrat kalmadı.Bundan önceki dönemlerde hemen hemen bütün bakanlıklarda bayburtlu bürakrat bulunurdu.Şimdi ben mi yoksa göremiyorum.Ak partili il başkanımıza vekillerimize burdan sesleniyorum.Gelen misafirlerden rica edin ve bayburtlu bürakrat atayın.Bayburtlu vatanseverliği dürüstlüğü mertliği ile nam salmıştır. Ben Gürcistan yaşayan ve başarı olmuş bir bayburtlu olarak her zaman memleketimi takip ediyor;hemşerilerimin destekçisiyim. SAYGILAR VE SEVGİLER |
- “Bayburt’ta ödünç verecek oy kalmamıştır”
- “Habur törenlerine set çekmek için, hayır diyeceğiz”
- Berhan Şimşek: “Okuryazar cambazlara dikkat”
- Havalimanında “Berhan Şimşek” izdihamı
- İstanbul İl Başkanlığı ona emanet








